Ödül İşleri

Ödül sayısını artırabilmek ve bir adım öne çıkabilmek için 'son dakika hayalet işler' yine pek çoğuna can simidi olacak.
01.06.2013 - 09:47
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

– Haşmet abi koş, koş, bulduk.
– Neyi buldunuz Tayfun?
– Bulduk abi. Tazmanya Konserve için ödüllük süper bir fikir bulduk.
– Tazmanya Konserve kim Tayfun? Ne zaman müşteri aldık onları? İyi misin sen?
– Boşver abi. Müşteri önemli değil. İş hayalet zaten. Bak dinle. Fikir büyük. Toplantı odasının kapı kolunu iki uzun bir kısa bastığın zaman ‘Tazmanya’ diye ses çıkıyor.
(Kapı kolunu tutarak önce yavaş, sonra hızlıca bastırır, iki uzun bir kısa gıcırtı sesi duyulur).
Bak dikkatli dinle… ‘Taaaaz-maaaannn-ya.’
– Tayfun bak şimdi beni de heyecanlandırdın. Aferin be oğlum. Aklınıza sağlık. Büyük fikir. Peki nasıl kılıflıyoruz?
– Onu da düşündük patron. Öncelikle çözmen gereken bir iletişim problemi olması gerekiyor. Şöyle diyoruz: “Tazmanya Konserve televizyonla ulaşmakta zorlandığı beyaz yakalılarda bilinirliğini artırmayı amaçlıyordu. Ajans çalışanları ve reklam satış yöneticileri bu hedef kitlenin çekirdeğini oluşturmaktaydı. Yoğun iş hayatı yüzünden toplantılara aç giren kitlemize konserve markamızın iletişimini yapmak için eşsiz bir ortam bulduk.”
– Güzel… Güzel…
– ‘Toplantı odasının kapısını açtıkları an’ın da mesajımızı iletmek için en iyi zaman olduğunu keşfettik. İstanbul’da üç ajans seçtik. Kapı kollarını paslanmaları için 10 gün ıslak bezle sardık.
– İyi de rakip ajanslarda nasıl yapabiliyoruz onu?
– Doğru söylüyorsun. ‘Bir ajans’ diye düzeltelim o kısmı. (Elindeki deftere not alır)
– Hangi kategoriye giriyoruz?
– Açıkhava olacak doğal olarak. Küçük ölçekli ambient.
– Sonuçlar bölümüne ne dedik?
– Büyük puntolarla söyle diyoruz: Hedef kitle üzerinde büyük etki yarattık! Reklam camiasından ‘Ellerinize sağlık, konserve yemeyi özlemişiz, pilaki enfes olmuş’ tweetleri aldık. Fenomen Sabri bizi retweet etti ve Facebook’taki fotoğraflarımızı herkes çok beğendi.
– Yeterli değil bu sonuçlar Tayfun. Etkileyici bi şey lazım.
– Şöyle desek? “Satışın geçen sene aynı döneme göre yüzde 150 artmasında katkısı olduğunun söylendiği duyuldu.” Bütün satış buradan gelmiş gibi gözükür ama soran olursa da yalan söylemiş olmayız.
– Bak böyle olur işte. İyi fikir.
– Çok heyecanlıyım Haşmet abi. Büyük ses getirecek bu iş…
– Aman iyi hazırlanın. Bu sene ödül almamız şart. Sene sonuna kadar biraz ses çıkartıp havalı bir şeyler yapmamız lazım.
– Merak etme patron. Bu işlerin ustasıyız artık, biliyorsun.

Cannes Lions 2013 ile yeni ödül sezonu açılıyor. Felis, Eurobest ve diğerleri de her sene olduğu gibi arka arkaya sıralanacak. Ödül sayısını artırabilmek ve bir adım öne çıkabilmek için ‘son dakika hayalet işler’ yine pek çoğuna can simidi olacak.

Kreatif ajansların hayaletlere yaklaşımı tartışılabilir bir konu. Ama milyonlarca doların altına imza atan diğer ajans yapılarında, saygınlığın korunabilmesi ve sürdürülebilir bir gelişim için daha farklı bir bakış açısı gerekiyor. Konu yaratıcı iletişim kanalları inşa etmek bile olsa, ‘Bilinirlik, ‘Pazar Payı’, ‘Satış’ gibi kelimelerin daha önde koştuğu, ölçülebilir, gerçek bir brief’in parçası olan, uluslararası kataloglardan değil, toplantı odalarından çıkmış fikirlerin yarıştığı bir sezon umut ediyorum.

Yoksa, elde süpürge, hayaletler kovalamaya devam eder ve bunları endüstride iyi örnek diye lanse edip alkışlarsak, yarın duyacağımız en güzel müzik, kapı gıcırtısına dans eden yeni jenerasyonun ayak sesleri olacak.