Obama’nın sloganı Romney’i yendi!

Facebook Twitter Google+ LinkedIn+Her slogan aynı değildir. Bazı sloganlar tek taraflıyken, bazıları çift taraflıdır. İki taraflı slogan iki tarafı keskin bıçağa benzer. Aynı anda iki işi birden görür. Markanız hakkında olumlu bir şey söylerken, rakipleriniz hakkında olumsuz şeyler söyler. Örneğin Mitt Romney’nin seçim sloganı olan ‘Believe in America’yı (Amerika’ya İnan) ele alalım. Tamam, güzel bir […]
04.12.2012 - 14:44
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Her slogan aynı değildir. Bazı sloganlar tek taraflıyken, bazıları çift taraflıdır. İki taraflı slogan iki tarafı keskin bıçağa benzer. Aynı anda iki işi birden görür. Markanız hakkında olumlu bir şey söylerken, rakipleriniz hakkında olumsuz şeyler söyler.

Örneğin Mitt Romney’nin seçim sloganı olan ‘Believe in America’yı (Amerika’ya İnan) ele alalım. Tamam, güzel bir fikir ama bu tek taraflı bir slogan. Mitt Romney hakkında olumlu bir şey söylüyor. Peki ya rakibi hakkında? Barack Obama, Amerika’ya inanmıyor mu? Sanmıyorum.

Obama neye inanıyor? Seçmenin gündemindeki en önemli konu ‘işsizlik’ olmasına rağmen, ekonomideki kötü gidişat nedeniyle Obama bu konuda pek bir ilerleme kaydedemedi. Yapabildiği en iyi şey, ‘işi bitirmek’ için daha fazla zaman istemek oldu.

‘FORWARD’ İKİ İŞ GÖRÜYOR

Obama ‘Forward’ sloganını kullanarak, seçmenler arasında, Cumhuriyetçilerin, geçmişte işe yaramamış olan politikalara geri dönmek istedikleri kanısını uyandırdı. ‘Forward’ müthiş bir slogan çünkü aynı anda iki işi birden görüyor.

Bu, Barack Obama’nın kullandığı ikinci başarılı slogan. 2008’deki seçim sloganı olan ‘Change we can believe in’ (İnanabileceğimiz bir değişim) de çift taraflı bir slogandı. Cumhuriyetçilerin iktidarda olduğu bu dönemde, seçmen tabanını kızdırmak istemeyen John McCain’in ‘değişim’i savunması pek de mümkün değildi. Yapabileceği en iyi şey, seçmenler arasında ‘Bush’tan daha iyi bir başkan’ olacağı kanısını uyandırmaktı.

2008 yılında Cumhuriyetçilerin başkan adayı olmak için yarışanlar arasında Mitt Romney de vardı. Peki, Romney’nin kullandığı sloganı hatırlıyor musunuz? Cevabınız büyük ihtimalle hayır olacak.

‘True strength for America’s future’ (Amerika’nın geleceğinin arkasındaki gerçek güç)

Bunları kim yazıyor? Mitt Romney’nin 2008 ve 2012 yılındaki seçim kampanyasında pazarlamacıların görev aldığını hiç zannetmiyorum.

Romney, son birkaç haftadır, 2012 seçim sloganını ‘Real change. Day one.’ (Gerçek değişim: Birinci gün.) olarak değiştirmiş görünüyor. Romney yine hata yaptı çünkü bu sefer de neye inandığı konusunda seçmenlerin kafasını karıştırdı.

AKILDA KALMAK İÇİN…

İki taraflı sloganlar daha fazla akılda kalır. Rakibiniz hakkında bir şeyler ima eden her slogan, hedef kitleye mensup her bireyin zihninde iki alanı harekete geçirir. Diğer bir deyişle, bir çift anlamlılık durumu yaratılır ki bu da sloganın hafızalarda daha fazla yer etmesini sağlar.

Avis’in 1963 yılında kullandığı sloganı düşünün. Bu reklam kampanyası, 20. yüzyılın en başarılı 10 reklam kampanyasından biri seçildi.

‘Avis olarak biz, araba kiralama pazarında ikinci sıradayız. Peki neden bizi tercih etmelisiniz? Çünkü biz daha çok çalışıyoruz.’

Bu kampanyadan önce Avis, 13 yıldır zarar ediyordu. Doyle Dane Bernbach’ın yarattığı bu reklam kampanyası ile şirket olağanüstü bir geri dönüşe imza attı.

Avis sloganı, sadece Avis ile ilgili değildi. Slogan aynı zamanda Hertz’i de ilgilendiriyordu. Pazar lideri Hertz’in konumunu koruması için çok çalışması gerekmiyordu. Bununla birlikte, kampanyayı başarılı kılan sadece kullanılan slogan değildi. Reklamın, uyuşuk pazar lideri ile onu takip eden iki numaralı markayı sürekli olarak kıyaslayan ‘tonu’da bu başarıda büyük pay sahibi oldu.

Avis’in daha önce yayınlanan bir reklamında, ‘Avis, Poughkeepsie’de bir numara ve daha şimdiden çok sayıda şikayet almaya başladık’ mesajı kullanılmıştı.

Aslına bakarsanız, bir markanın slogana falan ihtiyacı yoktur. Bir markanın ihtiyacı olan, aynı mesajın çok farklı şekillerde tutarlı olarak tekrarlanmasını sağlayacak ‘odaklanmış’ bir bakış açısıdır.

Genelde slogan belirlemenin en makul gerekçesi, pazarlamacıların şirketin mesajıyla oynamalarını engellemektir.

OBAMA’YA GERİ DÖNELİM

2017’de görevinden ayrıldığında, Barack Obama’yı iş dünyasında parlak bir geleceğin beklediğini düşünüyorum.

İşe yarayan iki başarılı slogan (‘Değişim’ ve ‘İleri’) yaratan biri, bu yeteneklerini, Amerika’yı tekrar global ekonominin lideri yapmak için kullanabilir.

Henüz farkına varmadıysanız, Amerika, ihracatta, Avrupa Birliği ve Çin’in gerisinde kalarak üçüncü sıraya gerilemiş durumda.