Nörobilimin zirvesinden Brand Week Istanbul sahnesine

Nörobilim ve nöromarketing konusundaki çalışmalarıyla tüm dünyaya adını duyurmuş olan Profesör Rafal Ohme, Brand Week Istanbul sahnesinde hayli tehlikeli bir sorunun yanıtını vermeye hazırlanıyor.

24.10.2016 - 15:09 | Haluk Kasarcı

Nörobilimin zirvesinden Brand Week Istanbul sahnesine
22
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

“Dikkatsizce seçilen bir mesaj, reklamı yapılan marka veya ürüne zarar verecek örtülü reaksiyonlar gerçekleşmesine sebep olabilir. Daha da fenası, aynı mesaj, başka birinin işine yarayabilir… Mesela rakiplerinizin.”

ABD, İngiltere, Hollanda, Almanya, İspanya, Portekiz, Finlandiya, Belçika, İrlanda, Avusturya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Ukrayna, Rusya, Danimarka, Estonya, Fransa, Güney Afrika, Çin, Japonya… Polonyalı nörobilim profesörü Rafal Ohme’nin bugüne kadar sahne aldığı ve hayatını adadığı nörobilim hakkında konuştuğu ülkelerin arasına Brand Week Istanbul’la birlikte nihayet Türkiye de ekleniyor.

“Rakiplerinize nasıl yardım edersiniz?” başlıklı sunumuyla Brand Week Istanbul sahnesinde boy gösterecek olan Prof. Ohme, faaliyette olduğu pazarın dominant oyuncusu konumunda bulunan bir FMCG devinin üzerinden nörobilimin gerçeklerine uymamanın yol açabileceği sıkıntılara dikkat çekecek.

Psikoloji ve nörobilimdeki son gelişmelere dayanan inovatif tüketici araştırma metotları bulmak üzerine çalışan Human Mind and Brain Applied Research Center’ın kurucusu olan Prof. Ohme, şirketi ile ABD, İngiltere, Japonya, Rusya ve Çin’deki dev firmalara hizmet veriyor.

Profesör Rafal Ohme 9 Kasım’da Marketing Day’de Brand Week Istanbul katılımcıları ile buluşacak. Neden mi orada olmalısınız, cevabı bizzat profesör veriyor:

“Gerçekten etkili reklamın nasıl yapıldığı ile ilgiliyseniz mutlaka oturumu takip etmelisiniz. En yaratıcı ve en çok beğenilen pazarlama mesajlarının dahi nasıl harika bir ürünün lansmanını baltalayabileceğini, dahası rakiplerinizin satışlarını artırabileceğini göstereceğim. Bu konuda ciddiyim… Bu, sonu pek de mutlu olmayan ancak göz alıcı bir başarısızlık hikâyesi.”