“Tüketiciler tasarım konusunda çok bilinçli”

Paşabahçe Mağazaları Ürün Direktörü Müge Bozbeyli ile tasarım, ürün ve hikâye geliştirme üzerine konuştuk.

12.10.2017 - 16:02 | Tuğba Dülger Özöğretmen

"Tüketiciler tasarım konusunda çok bilinçli"
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Paşabahçe’yi sektörel olarak pek çok kişinin radarına sokan özelliklerinden biri de son yıllarda tasarımda ortaya koyduğu iddia. Paşabahçe Mağazaları Ürün Direktörü Müge Bozbeyli, markada tasarım sürecini bir bütün olarak ele aldıklarını söylüyor. Bunun içinde detaylı bir Ar-Ge çalışmasıyla başlayan ve vitrinlerde, mağazadaki hikâye kurgusunda ve yalnızca ürünlerde değil; ürün başlıklarının tasarımında da kendini gösteren bütünsel bir bakış açısı var.

Paşabahçe tasarımlarıyla özellikle son birkaç senedir yerel ve global organizasyonlardan ödüllerle dönüyor. Ancak tasarım ekibini yeterince tanımıyoruz. Biraz tanıtır mısınız bize?

Müşterilerimizden gelen sürekli yenilik beklentileri, bizi çok hızlı bir şekilde tasarım ve ürün geliştirmeye yönlendiriyor. Bunu yaparken hem kendi bünyemizdeki tasarımcı arkadaşlarımızla çalışıyor hem de şirket dışından Türk ve yabancı tasarımcılarla işbirliği yapıyoruz. Paşabahçe Mağazaları’nda beş tasarımcımız çalışıyor, işbirliği yaptığımız ise 20 kadar tasarımcı var. Ödüller konusu da tabii ki sadece Paşabahçe Mağazaları’nı değil tüm Paşabahçe’yi kapsıyor. Yani Paşabahçe’nin diğer departmanlarındaki tüm in-house ve dışarıdan çalıştığımız tasarımcılarla birlikte toplam 30 kişiyiz diyebilirim.

İşbirlikleri dönem dönem değişiyor sanıyorum ki…

Evet, yeni tasarımcılarla da çalışabiliyoruz. Örneğin, 2015 Omnia Koleksiyonu’nda Paşabahçe ile ilk defa tanışan tasarımcılarla da çalıştık. Çok güzel işbirlikleri oldu. Hatta bunların içinde daha önce hiç cam tasarımı yapmayan kişiler de vardı. Bunların hepsi tecrübe ve deney oluyor. İlişkiler birbirini doğuruyor. Bu benim çok değerli bulduğum bir yön.

Müşterilerimizden gelen sürekli yenilik beklentileri, bizi çok hızlı bir şekilde tasarım ve ürün geliştirmeye yönlendiriyor.

Tasarımcı seçiminde genç yeteneklere de yer veriyoruz. Bu röportajda ilk defa size bahsetmek istiyorum; Omnia Koleksiyonu’nun ikincisi kasım ayında bir lansmanla sunulacak. Farklı bir alt başlığı ve teması olacak. Yine bu koleksiyonumuzda da 15 kadar tasarımcı ve 160 kadar ürün olacak. Bu koleksiyon için çok farklı ilişkiler kurduk. Aralarında yeni mezun olacak tasarımcı arkadaşlarımız ve tecrübeli tasarımcılarımız var.

Aslında burada ünlüler kadar ünsüz tasarımcılarımızı da anmak istiyorum. Red Dot, IF Design, IDEA, European Product Design ve German Design Award gibi organizasyonlarda çok önemli ödüller alan in-house tasarımcılarımız oldu. Burada Sinem Hallı, Sevgi Kes, Umut Karaca ve Hazal Balaşar’ı tekrar tebrik etmek isterim.

Paşabahçe kullanıcısının tasarım tercihlerinden bahsedelim biraz. En çok hangi tarzları seviyoruz?

Paşabahçe Mağazaları’nın ürün gamını tarif ederek başlayayım. Ürün yelpazemiz yaşam ve butik konseptlerinden oluşuyor. Birbirinden farklı bu iki konsept çok farklı tasarım yaklaşımları gerektiriyor. Butik tarafta birçoğu sınırlı sayıda olan kültür ve koleksiyon ürünler var. Bunların tasarım aşaması çok uzun –koleksiyonun hikâyesi ve konseptini içeren– bir araştırmayla başlıyor. Bu süreçte arkeolojik yapı – müzeler, dijital ya da basılı kaynaklardan beslenen çok farklı araştırmalar yapılıyor. Daha sonra bu birikim tasarıma yansıtılıyor. Burada da form ve desen çalışmaları yapılıyor. En sonunda da ürüne dönüşüyor.

Yaşam bölümü ise hayatımızın her alanına giren fonksiyonel ürünleri ve aksesuarları içeriyor. Burada ise dünyada değişen yaşam trendlerini ve tüketici alışkanlıklarını takip ederek ürün geliştirme çalışmaları yapıyoruz. Bizi burada değişen yaşam stilleri çok etkiliyor. Yani o kadar fazla ürün ve farklı tasarım yaklaşımı var ki, “en çok şu tasarımlar beğeniliyor” demek çok zor.

Etkisi altında olduğunuz disiplin sayısı çok fazla. Her birindeki değişim sizin tasarımlarınıza da yansıyor.

Kesinlikle. Örneğin, dünyanın her yerinde şefler her an değişik tatlar deniyor. Kültürel sınırların kalkması ve globalleşme ile birlikte bunun farklı etkileri oluyor. Onlar bu değişik tatları denerken, o tatların sunum ürünleri de bir anda sizin beş sene önce hiç ilgi alanınızda olmayan, ama artık üzerine eğilmeniz ve hatta mağazalarınızda başlık ayırmanız gereken bir ürün grubu haline geliyor.

Tadım kültürünün gelişmesiyle tek lokmalık ürünler öne çıkabiliyor. Biz de buna dayalı olarak “Camda Bi’lokma” dediğimiz ürün setimizi oluşturuyoruz. Miksoloji denen bir kavram ortaya çıkıyor. Bardaklarla ve aksesuarlarla farklı bir duvar yaratabiliyoruz. Yani yalnızca ürün tasarımının dışında, ürün başlıkları ve ürün grupları da bizim için akıl koymamız gereken ve tasarım yaklaşımı gerektiren konular.

Aslında bu noktada bize özgü bir şeyden de bahsetmek istiyorum. Biz mağazalarımızda ürünleri fonksiyonlarına göre gruplamıyoruz. Buyurun burası bardaklar, burası tabaklar vs. demiyoruz. Mesela akşam yemeği ile ilgili bardak ve tabaklardan oluşan gruba “Şık Sofra” diyoruz. Çay ürünleriyle ilgili bölüme “Demli Duygular” diyoruz. Dolayısıyla mağazanın yerleşim planından bu başlıklara ve vitrin tasarımına kadar aslında hepsi bir tasarım bütünlüğü gerektiriyor.

Yaptığınız şey mağazanın içinde bir hikâye oluşturmak.

Evet. Bu sayede müşterilerimizi mağazalarımızın içinde gezdirmek, dolaştırmak istiyoruz.

Bazı köklü geleneklerde inovasyonlar hayata geçirmek zorlayıcı olabiliyor. Cam bu anlamda nasıl bir malzeme?

Cam kendine özgü ve farklı bir malzeme. Bağlı olduğumuz Şişecam Topluluğu’nun Ar-Ge faaliyetlerini yürüten Şişecam Bilim ve Teknoloji Merkezi, sürekli olarak “camla yeni neler yapabiliriz” diye araştırmalar yapılıyor. Isıya göre renk değiştiren camlardan tutun dayanıklılık geliştirmelerine kadar sürekli çalışmalar yapılıyor. Ar-Ge; tasarımın da dışında, şirketin çok önem verdiği bir alan.

Paşabahçe tüketicisinin karar verme sürecinde, tasarım kaçıncı sırada yer alıyor?

Tasarımın tüketiciyle direkt olarak iletişime geçmesi çok önemli. Bu da tasarımcının, geliştirme sürecinde ürüne aktardığı minik detaylarda gizli.

Bizim müşterilerimiz çeşitliliğe çok önem veriyor. Her şeyi bir arada görebilmek -hem ürün çeşidi hem fiyat seviyesi olarak- önemli. Tüketiciler tasarım konusunda çok bilinçli.

Değerli tasarım burada yatıyor; tüketiciyle direkt olarak iletişime geçmesi ve bağ kurması çok önemli. Bu da tasarımcının, geliştirme sürecinde ürüne aktardığı minik detaylarda gizli. Müşteri bunu algılayabiliyor. Zaten artık ürünleri birbirinden ve şirketleri rakiplerinden ayıran en önemli pazarlama aracı ürünün tasarım özelliği.