“Kanserle mücadelede tüm paydaşlar ortak hareket etmeli”

Yaşama Zaman Tanıyın projesi kapsamında bir araya geldiğimiz Roche İlaç Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Meltem Ersöz'e göre ülkemizde meme kanseri konusunda henüz bir ortak bilinç oluşabilmiş değil.

31.10.2017 - 17:49 | MediaCat

"Kanserle mücadelede tüm paydaşlar ortak hareket etmeli"
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Ekim ayı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ekim ayı boyunca yoğun bir şekilde sürdürülen farkındalık çalışmalarından biri de, Roche İlaç imzalı Yaşama Zaman Tanıyın projesi.

Tedavi başarısını belirleyen en önemli etkenlerden birinin erken tanı olduğu meme kanseri konusunda kadınları bilinçlendirmek ve diyalog başlatmak amacıyla hazırlanan Yaşama Zaman Tanıyın projesinin mimarlarından Roche İlaç Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Meltem Ersöz’e göre ülkemizde meme kanseri konusunda henüz bir ortak bilinç oluşabilmiş değil.

Ersöz’e göre kanserle mücadele rol oynayan en önemli unsurlardan biriyse, kamuoyunu değer yaratan ve ortak bir bilinç oluşturan daha fazla projeyle buluşturmak.

Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı. Türkiye, meme kanseri konusunda ne kadar bilinçli? Bu hastalık hakkındaki farkındalığımız ne düzeyde?

Çağımızın en önemli hastalıkları arasında yer alan kanser, toplumun her bireyini ve kesimini etkileyen bir hastalık olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2020 yılından itibaren her yıl 15 milyon kişiye kanser teşhisi konulacağı öngörülüyor. Böyle önemli bir hastalıkla mücadelede Roche İlaç olarak araştırmayı ve yenilikçiliği odağımıza yerleştirerek, hedefimizi yenilikçi tedaviler üretmek olarak belirledik.

Kadın kanserlerinde en sık görülen kanser türü olan meme kanserinde yılda 1 milyon kişiye teşhis konuyor. Diğer bir deyişle; her 19 saniyede 1 kadın meme kanseri tanısı alıyor ve maalesef her 1 dakikada 1 kadın meme kanserinden hayatını kaybediyor. Türkiye’ye baktığımızdaysa her yıl yaklaşık 20 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor ve meme kanseri sıklığının son 20 yılda 2,5 kat arttığını görüyoruz.

Her 19 saniyede 1 kadın meme kanseri tanısı alıyor ve maalesef her 1 dakikada 1 kadın meme kanserinden hayatını kaybediyor.

Bu rakamlara karşılık ülkemizde birçok kanser türünde olduğu gibi, meme kanserinde de ortak bir bilincin oluşmadığını görüyoruz. Konu hakkında farkındalık yaratmak ve bu farkındalığı artırmak için herkese önemli görevler düşüyor. Sorunu sadece kadınların sorunu olarak değil, hepimizin ortak sorunu olarak görerek ve üzerimize düşen görevleri yerine getirerek erken evrede teşhis konmuş hasta sayısını artırabiliriz. Meme kanserinde tedavinin başarısının belirleyen en önemli etken olarak erken tanı karşımıza çıkıyor, dolayısıyla bu bilince ulaşmak meme kanserine bağlı yaşam kayıplarının da önüne geçmemize yardımcı olacak.

Meme kanseri çoğunlukla kadınları hedef alan bir hastalık ancak erken teşhis sürecine erkekleri de dahil ederek karşı cinste konuyla ilgili bir sorumluluk duygusu oluşturmaya çalışan kampanyalar da görüyoruz dünya genelinde. Bizim ülkemizde bu tür bir girişim hedef kitlesine ne denli başarıyla ulaşabilir?

Kanser sadece hastayı değil yakınlarını da etkiliyor. Dolayısıyla tüm kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinde de karşı cinsin teşhis ve tedavi sürecinde vereceği manevi destek, kanserle mücadelede önemli bir rol oynuyor. Erkekleri de bu sürece dahil etmek, hastalığın getirdiği yükün bölüşülmesine ve böylece daha etkin ve sağlıklı bir mücadeleye olanak sağlıyor. Ayrıca unutmayalım ki çok düşük oranlarda da olsa erkeklerde de meme kanseri görülebiliyor.

Ülkemizde hâlâ ‘meme’ demek bile tabu olduğu için bu alana yönelik çalışmaların azlığını da çok yadırgamamak lazım.

Dünyadaki örneklerle karşılaştırdığımız zaman, ülkemizde bu konuda hayata geçirilen kampanyaların eksikliği gözümüze çarpıyor. Ülkemizde hâlâ “meme” demek bile tabu olduğu için bu alana yönelik çalışmaların azlığını da çok yadırgamamak lazım. Roche İlaç Türkiye olarak önümüzdeki dönem için bu tarz kampanyaları hayata geçirmek, memenin de bir organ olduğunu anlatmak, farkındalığı ve ortak bilinci sadece kadınlarda değil erkeklerde de oluşturmak için çeşitli projelerimiz var ve bu projeleri hayata geçirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yaşama Zaman Tanıyın projesi nasıl filizlendi, uygulama fikri nasıl doğdu?

Meme kanserinde tedavinin başarısını belirleyen en önemli etkenin erken tanı olduğunu biliyoruz. Düzenli kanser tarama programları ve erken teşhis ile kanser vakalarından kaynaklanan ölüm oranları ciddi şekilde önlenebiliyor. 20 yaş sonrası kadınların kendi kendine meme muayenesi ve 40 yaş sonrasında ise düzenli olarak mamografi yaptırmaları, meme kanserinin erken teşhisine olanak tanıyarak, tedavi edilebilme şansını artırıyor.

Biz de bu kapsamda kendi kendine meme muayenesinin önemine dikkat çekmek ve kadınların kitleleleri tanıyarak doğru muayene yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamak amacıyla Yaşama Zaman Tanıyın projesini hayata geçirdik. Proje kapsamında AVM tuvaletlerine yerleştirdiğimiz ilanlar ve beraberlerindeki Mammoquin adını verdiğimiz 3 boyutlu kadın gövdesi figürleri sayesinde kadınlar, hem kitleleri birebir örneklerine dokunarak tanıma hem de kadınlar tuvaletinde oldukları için öğrendikleri bilgileri anında uygulayabilme imkanı yakaladı. Mammoquinlerimiz bu sene de, Meme Kanseri Farkındalık ayı olan ekim ayında Diyarbakır, Antalya, Ankara, İzmir, İstanbul ve Trabzon gibi Türkiye’nin dört bir yanındaki şehirlerde bulunun AVM’lerin kadın tuvaletlerinde yerlerini aldı.

Bu projemiz şirket içinde de tam bir takım çalışması örneği oldu. İletişim, Medikal, Pazarlama, Hukuk Departmanlarının ortak çalışmasıyla ortaya çıkan bu projemiz Kristal Elma Festivali 2017’de Medya Kullanımı/Açıkhava Kullanımı kategorisinde Kristal Elma kazanırken, Açıkhava/Büyük ve Küçük Ölçek Ambient kategorisinin Kurumsal İmaj & Toplumsal Sorumluluk dalında da Bronz Elma’nın sahibi oldu. Ayrıca Mediacat Felis Ödülleri’nde de kısa listeye kaldık, sonuçları heyecanla bekliyoruz.

Yaşama Zaman Tanıyın projesi meme kanseri konusunda neyi değiştirdi veya ilerleyen dönemlerde neyi değiştirebilir?

Kadınların projemize yoğun ilgi göstermeleri ve bu kapsamda meme kanseri hakkında kısa süre içerisinde bilinçlenmeleri bizleri hem sevindirdi hem de umutlandırdı. Hem dijital mecralarda yaptığımız kampanyayla hem de AVM’lerde düzenlediğimiz etkinliklerle binlerce kadına ulaştık. Elde ettiğimiz bu sonucun önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz öncü uygulamalar ve projeler için oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz.

Değer yaratan ve ortak bir bilinç oluşturan tüm projelerin kanserle mücadelede son derece anlamlı bir rolü olacağına inanıyoruz.

Aldığımız geri dönüşlerden projemiz sayesinde meme kanseri hakkında ortak bir bilinç ve farkındalık oluşturduğumuzu düşünüyoruz. Yaratılan bu bilincin ve farkındalığın kanserle mücadele sürecinde hayati bir öneme sahip olduğu gerçeğinden yola çıkarak projemizin gelecekte gerçekleştirilmesi planlanan farklı projelere örnek teşkil etmesini ve ilham vermesini temenni ediyoruz.

Kanserle mücadele konusunda sadece hastalar veya ilaç şirketleri değil, bütün paydaşların ortak bir şekilde hareket etmesinin erken teşhis ve tedavi sürecinde olumlu sonuçlar verdiğini gözlemliyoruz. Buradan hareketle, değer yaratan ve ortak bir bilinç oluşturan tüm projelerin kanserle mücadelede son derece anlamlı bir rolü olacağına inanıyoruz.