Medya: Yarından Sonraki Gün (Bölüm 1)

0-5 sene bandında hayatımızı etkileyecek ana faktörler/bakış açıları neler?
03.03.2015 - 16:06
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Fütüristik sunumları izlemek keyifli ama evdeki bilim kurgu filmler daha gerçekçi olabiliyor. Zira trendler üzerine kurgulanan sunumları ciddiye alacak olursak, 5-10 sene içinde Mars’ta billboard reklamları bile mümkün. Şaka bir yana, 0-5 sene bandında hayatımızı etkileyecek ana faktörler/bakış açıları neler? Realistik gelecek nasıl şekillenecek?

Tek yazıya sığmayacak kadar uzun bir liste. Her başlık kendi başına bir yazı konusu olabilecek kadar önemli. Ancak ana hatlarıyla bu listenin üzerinden geçmekte fayda var.

1- Omnichannel pazarlama (2013 -): Enformasyon çağı önce multichannel kelimesini gündemimize almıştı. Yani, yeni dünyada çoklu kanallar üzerinden tüketiciyi yakalamak mümkündü. Omnichannel pazarlama, bütün bu kanalların entegre çalışmasını ve bunun sonucunda ortaya çıkan yeni deneyimi anlatan bir olgu.

Son 2-3 senedir pazarlama koridorlarında konuştuğumuz bir şey olsa da, bu deneyim pazarlama dünyasını daha da derinden etkilemeye başladı. Artık dükkandan içeriye giren saf tüketici yok. Aksine, hemen her kanaldan beslenen ve hangi kanalda ne yapacağı öngörülemeyen bir insan topluluğu var.

Bu topluluğa iletişim yapmak için “mecra bazlı” düşünceden “tüketici seyahati” odaklı bir bakış açısına geçmek gerekiyor. Satın alma kararının daha uzun bir süreçten beslendiği ve geleneksel perakende modeli üzerine oturan otomotiv, emlak, beyaz eşya, elektronik gibi sektörlerde bugünden ve hızla aksiyon alınmasında fayda var.

2- Programatik planlama ve satın alma (2013 -): Medya planlamanın geleceğinin buraya evrileceği konusunda hemen herkes hemfikir. “Makinelar devri” dünyamıza hızla hakim olacak. Mecra bazında dijital platformlara geçiş hızlandıkça, planlamanın bu alandaki ağırlığı da artacak.

Son iki senedir ülkemizde de bebek adımlarıyla başladığımız bu serüvende, yatırım payı olarak henüz Kıta Avrupası’nın bile gerisindeyiz. Markaların yapısal dönüşümlerini tamamlayabilmeleri durumunda önümüzdeki beş yıl içinde dijital bütçelerin yüzde 70-75’inin bu alana kayması beklenebilir.

Nüzhet Algüneş: Medya: Yarından Sonraki Gün (Bölüm 1)Programatik planlamaya sadece bugünkü “dijital” perspektifinden bakmamakta fayda var. Yarın bütün medyanın dijital platformlara oturacağını göz önüne alırsak, satış mekaniklerinden fiyatlamaya kadar medyanın tümünde köklü bir disiplin değişiminden bahsediyoruz. Bu da insan kaynağından kreatiflere kadar tüm ekosistemin yenilenmesi anlamına gelecek. Avrupa ve ABD’ye göre biraz daha yavaş hareket ettiğimiz için özellikle insan kaynağı konusunda 2015-2018 arasında sıkıntı yaşanacak.

3- Yeni Televizyon Dünyası (2020 -): Yılda 3 milyonun üzerinde panel satılan ülkemizde tüplü televizyonların ardından ilk sürüm LCD’ler de tarihe karışıyor. Evlerimizdeki yeni LED televizyonların “akıllı” olması alışkanlıklarımızı değiştirmek için tek başına yeterli değil. Değişimi medyanın alacağı inisiyatifler tetikleyecek. Tıpkı ABD’de Netflix ve Hulu’nun başlattığı gibi. TV yayınları internet üzerinden gelecek ve “big data” hızla devreye girerek medyanın daha etkin yatırımlar yapmasına yardımcı olacak. Uydu üzerinden yayıncılık ölmeyecek, ancak “kişiselleşme” ve “hedefleme” gibi imkânlardan yoksun olduğu için hızla küçülecek.

Yeni yayın döneminde “10 diziyi yayına alıp, sekiz tanesini reytinglere kurban etme çağı”, “peoplemeter odaklı rating” ile el ele tarihe karışacak. Hangi programın yayında kalacağına gerçek zamanlı izleyici hareketleri karar verecek. TV, programatik planlamanın bir parçası haline gelecek (2025). Web TV ve ardından tematik kanallar, programatik TV’nin ilk oyuncuları olacak (2020).

Reklamverenlerin önünde “hiper kişiselleştirme” gibi yeni alanlar açılacak. Hızlı hareket edebilen ve ekosistemini geliştirenler yarışa bir adım önde başlayacak. Kreatif süreçler kısalacak ve markalar neredeyse günlük aksiyonlar alacaklar.

2020 uzak gözükse de, kalan beş yılın ev ödevi listesi fazlasıyla uzun. Reklam pastamızın yüzde 60’ı olan TV’nin değişimi de bir günde olamayacak kadar zor. Özellikle medyanın önümüzdeki 5-6 seneyi nasıl değerlendireceği, bu geçişin yumuşak olabilmesi için hayati önem taşıyacak.

1. bölümün sonu

Yazının ikinci bölümü için tıklayın