MediaCat yılın reklam güzelini seçti

MediaCat, okurları arasında yaptığı anketle 2009 yılının reklam güzelini belirledi. 2009’da tüm mecralardaki reklamlarda boy gösteren ünlü isimler arasından...

05.01.2010 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

MediaCat, okurları arasında yaptığı anketle 2009 yılının reklam güzelini belirledi. 2009’da tüm mecralardaki reklamlarda boy gösteren ünlü isimler arasından Axess’in reklam yüzü Özgü Namal birinci seçildi. Namal’ı reklamcılığın yaratıcılık anlamında en devrimci yılları olan ‘1960’lar’ temasıyla sayfalarımıza taşıdık.

Kapak için reklam fotoğrafçılığının deneyimli ismi Fethi İzan, sanat yönetmeni Onur Aynagöz’le birlikte ‘Reklamcılığın devrimci dönemi 1960’lı yıllar’ temasıyla özel bir prodüksiyon gerçekleştirdi. Bu özel prodüksiyon MediaCat sayfalarında şu metin eşliğinde okurlara sunuldu.

Reklamcılığın devrimci dönemi: 1960’lı yıllar
Bugün hayatta olan kuşakların yaşam çizgisini dikkate aldığımızda devrim kelimesinin en çok yakıştığı dönem 1960’lardır herhalde. 1930’lara Büyük Buhran hükmetti. 1940’lar savaş ve yıkım yıllarıydı. 1950’lerde dünya yaralarını sarıyordu. O yüzden bu on yıla her şeyden önce bir nekahet veya restorasyon dönemi demek gerekir.

Özgü Namal1960’lara gelindiğinde ise insanlık, devrimin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi tüm alanlarda, mevsimini bekleyen çiçekler gibi bir anda açtığına şahit oldu. Bugün bu dönemi hatırlayan, bu dönem hakkında düşünen, yazıp çizen birçok ismin dilinden ‘sosyal devrim’, ‘karşı kültür’ gibi sözlerin hiç eksik olmadığını görüyoruz.

DEVRİMCİ YENİLİKLER
60’lı yıllara dönüp bakığımızda birçok devrimci dönüşüm yaşandığını görüyoruz. Doğum kontrol hapı 1960’ta piyasaya sürüldü. Yuri Gararin ilk kez 1961’de dünya atmosferini terk etti ve dünyaya uzaydan bakan ilk insan oldu. İlk mini bilgisayar 1964’te satışa sunuldu. Programlama dili BASIC 1964’te geliştirildi. Bugün hayatımızın ayrılmaz birer parçasına dönüşen email’in, mouse’un, grafik kullanıcı arayüzünün ilk tohumları 60’lı yılların sonunda atıldı. Ve en önemlisi, internetin araştırma amaçlı ilk prototipi olan Arpanet 1969’da hayata geçti.

1960’ta dört yetenekli genç Liverpool’da bir araya gelip The Beatles’ı kurdu. Yine 60’ların hemen başında iki yıllık askerlik görevini tamamlayan Elvis Presley, kariyerinin en verimli dönemlerinden birine başladı. The Rolling Stones 1962’de, The Grateful Dead, The Doors ve Pink Floyd ise 1965’te kuruldu. Üzerinde Bob Dylan, Jimi Hendrix ve Janis Joplin’in müzikal ruhu dolaşan 60’lı yıllar, efsanevi Woodstock Festivali’yle noktalandı.

DÜNYA ÇALKALANIYOR
1960’larda dünya siyasi ayaklanmalarla çalkalandı. ABD’den Doğu Avrupa’ya, Japonya’dan Arjantin’e kadar tüm dünya sokakları, kurulu düzene isyan eden genç ve devrimci haykırışlarla doldu. Bu arada dünyanın dört bir yanında bulunan 32 Avrupa kolonisi bağımsızlığını ilan etti.

Boks semalarında ilk kez 1960 Roma Olimpiyatları’nda görülen Cassius Clay, nam-ı diğer Muhammed Ali, 60’lar boyunca kelebek gibi uçtu, arı gibi soktu. 1964’te Malcom X’in de üyesi olduğu İslam Ulusu’na katıldı, müslüman oldu. 1967’de ise sivri karakterine ve 1960’ların ruhuna yakışan bir karar alarak Vietnam’da savaşan Amerikan birliklerine katılmayı reddetti.

1960’ların yükselen tek politik hareketi savaş karşıtlığı değildi elbette. Feminizm, cinsel özgürlük ve azınlık hakları hareketleri 60’lara hükmeden sosyopolitik akımlar oldu. Geleneksel Marksizm’den radikal kopuşu ifade eden Yeni Sol da bu yıllarda gündeme geldi.

İKİ RÜYA
Martin Luther King, 28 Ağustos 1963 günü yaptığı o unutulmaz konuşmasında, “Bir rüyam var!” diyerek eşitlik mücadelesinin alevini harladı. John F. Kennedy ise 60’ların başında, “Bu on yıl bitmeden aya insan göndereceğiz ve güvenli bir şekilde dünyaya dönmesini sağlayacağız” dedi. 60’lı yıllar Kennedy’yi doğrulayan, dönemin ruhuna uygun bir devrimle kapandı: İnsanoğlu 20 Temmuz 1969 günü ilk kez aya ayak bastı.

1960’lar reklamcılık için de devrimci yıllar oldu. Bu yıllarda her şeyden önce genel sosyoekonomik ortam, reklamcılığın büyük adımlar atmasına imkan sağlayan olumlu koşullar sunuyordu. 1950’lerde savaşın yarattığı hasarlar giderilmiş, restorasyon tamamlanmıştı. Televizyonun iyice olgunlaşıp popüler kültüre hükmeden en önemli mecraya dönüşmesiyle reklamcılığın önü iyice açıldı. Marshall McLuhan’ın, ünlü sözü “Medium is the message”ı (Mecranın kendisi mesajdır) ilk kez 1964’te yayımlanan bir kitabında telaffuz etmesi tesadüf değildir.

KÜÇÜK DÜŞÜNEN BÜYÜK REKLAMCI
Bu velut ekonomik koşullar 1960’ların yaratıcı ve devrimci ruhuyla birleşince, reklamcılık tek kelimeyle şahlandı. Bugün reklamcılık tarihini yazanlar, 1960’lar reklamcılığını ‘Yaratıcı Devrim’ başlığıyla takdis ediyorlar.

Bu devrimin öncüsü ise, bugün gelmiş geçmiş en büyük reklamcı kabul edilen Bill Bernbach’tı. O güne kadar herkes –öyle olsa da olmasa da- en iyi ve en büyük olduğunu söylerken, Bernbach, efsanevi Volkswagen Beetle reklamlarında ‘Küçük düşünün!’ (Think small) diyerek geleneksel reklamcılık anlayışına itiraz etti. Herkes ‘Ben bir numarayım, liderim’ derken, o Avis reklamlarında ‘Biz iki numarayız, o yüzden daha çok çalışıyoruz’ demeye cesaret etti.

Bernbach’ın bu devrimci yaklaşımı, reklamcılıkta ‘konumlandırma’, ‘benzersiz satış vaadi’ gibi kavramları gündeme getirdi. Bernbach’ın açtığı bu çığırda başka birçok reklamcı yaratıcı adımlarla yürüdü, yürüyor. Bunun sonucu olarak küçüklüğüyle büyük bu reklamcılık yaklaşımı bugün de gücünü muhafaza ediyor. Biz de 2009 yılının reklam yıldızını selamlarken, 20. yüzyılın ve reklamcılık tarihinin bu en ışıltılı, en alt üst edici, en yaratıcı yıllarını yeniden hatırlamak  istedik.