Mary Meeker bize neler söylüyor?

Daha çok oyun, daha çok mobil, daha çok müzik, daha çok video. Mary Meeker'ın 2017 trendleri raporu belki yepyeni şeyler söylemiyor ama sunduğu çarpıcı rakamlar bize gerçekleri göstermek için yeterli.
01.07.2017 - 10:15
10
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

İtiraf ediyorum, bugüne kadar Mary Meeker ismini hiç duymamıştım. 2017 raporu yayınlandıktan sonra iş arkadaşlarım, müşteriler ve ajans üzerinde yarattığı etkiyi görünce belki de bu yüzden şaşırdım. İnternet teknolojileri üzerindeki uzmanlığıyla tanınan risk sermayedarı Meeker’ın şirketi Kleiner Perkins adına hazırladığı 2017 raporunu incelediğimde de bunun sebebini anladım. 355 sayfalık rapor pek çok alanda önemli veriler sunuyor ve trendlere ışık tutuyor.

Bu kapsamlı raporun içinde internet dünyasına dair pek çok bilgi bulmak mümkün. Elbette dijital pazarlamayı yakından ilgilendiren konuların biraz daha fazla ilgimi çektiğini söylemeliyim. Hiçbirini ilk kez duymasak da, büyümeleri gösteren çarpıcı rakamlar bize gerçeği ifade etme konusunda fazlasıyla samimi.

  • Geçtiğimiz ay bu köşeyi kaplayan Chatbot meselesi raporun önemli konularından birisi. Ticarete dönüştürülen mesajlaşma uygulamalarının yaygınlaşması ve markaların bu konuya olan ilgisi raporda kendine yer bulmuş. Tüketiciyle doğrudan iletişim kurma konusundaki bu gelişimin dijital pazarlamacılar için yol gösterici olduğunu söyleyebiliriz.
  • Dijital medya satınalma dünyasını yakından ilgilendiren başka bir nokta ise kişiselleştirilmiş mesajlar. Lider online medya platformlarının bu konuda yaptığı değişiklikler ve dinamik kreatiflerin daha fazla kullanılmaya başlamasıyla kullanıcıya özel mesaj sunmanın önemi tekrar vurgulanıyor. Kreatif versiyon sayısının dönüşüm oranlarını doğru bir oranla artırdığını gösteren raporlar da bu tespiti doğruluyor.
  • Yine fazlasıyla vurguladığımız, konum datasının kullanımı ve bu sayede çevrimiçi mecralardan mağaza satışına yapılan dönüşüm birkaç örnekle gösteriliyor. Google, Facebook ve Snapchat’in piyasaya sürdüğü ürünler yanında, konum verisi merkezli diğer şirketlerin çözümleri de “Son Metre Aktivasyonları”nı başarıya kavuşturuyor.
  • Ve markaların bir türlü içinden çıkamadığı içerik konusu. Kullanıcıların ürettiği bir içeriğin marka merkezli bir içeriğe göre 6,9 kat daha fazla etkileşim yaratması oldukça çarpıcı bir örnek. Bunu bir de global deyişle “influencer”lar, bizim deyimimizle “fenomen”lerle yaparsak erişim alanımızı genişletme imkanı da ortaya çıkıyor. Kullanıcıyla etkileşimde kullanıcı tonunu yakalayabilmenin öneminin artacağı da bir kez daha ifade ediliyor.
  • Başlığı şaşırtıcı olmayan ama gelişmelerinin yönünün farklılaştığı bir diğer trend de e-ticaret. Evet e-ticaret hâlâ yükselişte, rakamlar hâlâ rekorlar kırıyor. Ama en önemli şeylerden biri e-ticaret devlerinin sokağa yaptığı yatırımlar. Amazon’un ilk gerçek mağazasını açması, çeşitli online mağazaların rehberlik amacıyla açtığı mağazalar çok dikkat çekici. Bir diğer önemli konu da ABD’nin süpermarket devi Walmart’ın e-ticarette gösterdiği yüzde 16’lık büyüme. Online ve offline arasındaki çift yönlü iletişimin artarak süreceğini rahatlıkla öngörebiliriz.
  • Yüzümüze rakamlarla vurulan bir diğer gerçek de oyunlara ayırdığımız vakit. Günde ortalama 50 dakikayla sosyal medya etkinliklerinin önüne geçen oyunlar, son iki yılda yüzde 33’lük bir büyüme gösterdi. Müşteri hizmetlerinin de bu trendden faydalanarak günlük hayata soktuğu oyunlaştırılmış uygulamalar da her alanda kendine yer buluyor.
  • Oyunlar, akıllı cihazlarımızda saatlerimizi harcadığımız eğlencelik uygulamalar değil sadece. Gelecekte bizi bekleyen çekişmeye hazır mıyız? Geleneksel sporlar mı elektronik sporlar mı? Y Kuşağı ile yapılan anket, onların iki türe de yaklaşık aynı ilgiyi verdiğini gösteriyor. Aylık e-spor izleyici sayısının 160 milyon kişiye çıktığını ve League of Legends dünya finalinin 43 milyon kişi tarafından izlendiğini söylemek sanırım bizim için daha ciddi bir veri olacaktır. Bu alanda yapılmaya başlanan işbirlikleri de gelecekte markaların Olimpiyatlar yerine e-spor şampiyonalarında boy gösterebileceğine dair ipucu veriyor.
  • Ses ve resmin yazının önüne geçebileceği bir dünya yakın mı? İnsanların her geçen gün yazmaktan üşendiği günümüzde büyük firmalar sesi ve resmi tanıyabilmek için yatırımlar yapıyor. Resmi otomatik olarak yazıya çeviren kameralar, sesi tanıyan ve iletişim kuran yapay zekâlar, mağaza içinde zenginlik sağlayan imaj tarayıcıları bize yakın gelecekte olabilecekleri şimdiden gösteriyor. Özellikle yapay zekâların neredeyse gerçek insan seviyesine eriştiğini gösteren rapor, evlerimize girecek yeni misafirlerin yolunu gösteriyor.

Bu kadar şeyin müthiş bir hızla değiştiği yakın geleceğe hazır mıyız?

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.