‘Market eczaneler Türkiye’nin ihtiyacı değil’

RTÜK'ün reçetesiz ilaçların önündeki reklam yasağını kaldırma konusunda çalıştığının açıklanması, eczacılarla reklamcıları karşı karşıya getirdi...

23.10.2007 - 08:56 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Geçen hafta Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) reçetesiz ilaçların önündeki reklam yasağını kaldırma konusunda çalıştığının açıklanması, eczacılarla reklamcıları karşı karşıya getirdi.

Eczacılar, Türkiye’de akılcı ilaç kullanımının söz konusu olmadığını ve toplumun eğitimli kesimlerinde bile kişilerin tavsiyeyle ilaç aldığını söylerken, ilaç reklamlarının serbest bırakılmasıyla halk sağlığında ciddi sıkıntıların meydana geleceğini vurguladı.

Reklamcılar ise tabipler odası gibi meslek kuruluşlarıyla birlikte belli kriterler saptanarak, reçetesiz ilaçların reklamının yapılmasında bir sakınca olmadığını söylerken, “Reklamın da bilgi verme işlevi vardır” görüşünü savundu.

Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gümüşel, Türkiye’deki ortamın gerek bu reklamları yasaklayan hukuki yapı gerekse toplumun eğitim düzeyi açısından böyle bir serbestliğe imkan tanımadığını vurguladı.


Devletin kaybı olur

Gümüşel, ilaçların eczaneler dışında satılması ve reklamlarının yapılması için öncelikle yürürlükteki 984 sayılı “Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanun” ile 1272 sayılı “İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu”nun değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Gümüşel, eğitim düzeyi yüksek kesimlerin bile tavsiyeyle ilaç kullandığını belirterek, “Bir de ilacın reklamı olursa seyreyleyin gümbürtüyü. Böyle bir yapı içinde ilacı reklamla tanıtamazınız” dedi.

İlaç ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin eczacılardan yararlanılarak artırılması gerektiğini söyleyen Gümüşel, “Ancak böyle bir uygulamaya gidilirse ilacı en iyi tanıyan kişiler olan eczacılar devreden çıkarılacak. İlaç reklamıyla bu ilaçların satılacağı ‘market/zincir eczaneler’ Türkiye’nin ihtiyacı değil” dedi.

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Başkanı (TEİS) Nurten Saydan da, reçetesiz ilaçların kendi içinde, tüketicinin kendi başına aldığı “OTC-Tezgahüstü ilaçlar” ve sadece eczacı tavsiyesiyle satılabilen “BTC ilaçlar” olarak ikiye belirterek, reçetesiz ilaçların da ilaç olduğu gerçeğinin perdelenmemesi gerektiğini vurguladı. Eczacının devre dışı bırakılmasının devlete maliyetinin büyük olacağını belirten Saydan, “İnsanımız OTC ilaçlarını kendi alıp kullanabilecek yeterli bilgiye sahip değil” dedi.


Reklam için önemli pazar

Ankara Reklamcılar Derneği Başkanı Kazım Dirik ise, reçetesiz ilaçların reklamının serbest bırakılmasını savunarak, reklamlara ilişkin denetleme kurumları bulunduğunu ve ilaç reklamlarının kriterleri konusunda da tabip odaları gibi mesleki kuruluşlarla birlikte çalışılabileceğine söyledi.

Dirik, aynı ilacı çok sayıda firmanın üretebildiğini ve buradaki seçimin kişilerin daha çok tercihine bırakılabileceğini söylerken, ilaç reklamlarına örneğin vitamin, ağrı kesici gibi “basit” tür ilaçlardan başlanabileceğini belirtti. Dirik, ilaç pazarının reklam sektörü için önemli büyüklükte bir pazar olduğunu da sözlerine ekledi.

Kaynak: Referans