Marka konferanslarının son ayağı Erzincan

Doğan Yayın Holding'in (DYH) 'Marka Güçtür' ana teması ile 2004 yılında

09.05.2007 - 13:22 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Doğan Yayın Holding’in (DYH) ‘Marka Güçtür’ ana teması ile 2004 yılında başlatılan Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nın 20’ncisi Erzincan’da yapıldı.

DYH Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, CNN Türk İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Milliyet gazetesi yazarı Taha Akyol, Arena Genel Yayın Yönetmeni Uğur Dündar, Milliyet gazetesi yazarı Osman Ulagay, Erzincan Valisi Ali Güngör ve Belediye Başkanı Mehmet Buyruk’un katıldığı toplantıda Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ‘Diyeceksiniz ki ‘Biz ekiyoruz biçiyoruz. Malımız var. Topluyor satıyoruz. Başımıza bir de marka çıkardınız. Markayla uğraşacak zamanımız yok.’ Oysa devir değişti. Rekabet kızıştı. Fabrikamızın yanındaki komşumuz ile de rekabet ediyoruz. Siz birşey satmaya gittiğinizde hemen arkanızdan komşunuz giriyor ‘1 lira daha eksik veriyorum, benden al’ diyor. Günümüzde ‘Her şeyi yaparım abi’ devri geçti. Türk milleti bir işe başlayınca 10 dakikada her konuda uzman oluyor. Erzincan’dan İstanbul’a gidenlere bakalım. Kemahlılar kömürcü, İliçliler kasap. Yan yana dizili dükkânları sinek avlıyor. Markalaşmanın arkasında sabır, istikrar, araştırma var. Kaliteye yoğunlaşmalıyız.’ şeklinde konuştu.

Marka ve markalaşmayla ilgili görüşlerin belirtildiği toplantıda Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Jeffi Medina yaptığı açıklamada, ‘Erzincan gibi iller için sanayileşmiş ve markalaşmış tarım önemli bir gelişim imkanı. Bir ülkenin marka zenginliği kişi başına düşen reklam yatırımına yansır. ABD’de kişi başına reklam yatırımı 590 dolar, Yunanistan’da 220, bizde 30 dolar. Bu çok düşündürücü. Kaderimizi değiştirmemiz elimizde. Geriye kalan tek şey şu; harekete geçmek.
Marka bir ülkenin kalkanıdır. Taklit edilemez. O ancak sizin kendi hikâyenizi yazmanızdan kaynaklanan değerden ortaya çıkmış bir olgudur. Marka zenginliği olan ülke hareketli ekonomiye, hareketli işgücüne ve derinlik sahibi bir borsaya sahip olur. Genç nüfusumuzla büyük potansiyel taşıyoruz, önümüz açık, AB yolunda hızla ilerliyoruz. Ülkemizin en önemli potansiyeli, yaratılmayı bekleyen markalarımız’ dedi.