Mado kahve piyasasına girdi

İtalyan kahve markası Filicori Zecchini ile ortaklık anlaşması yapan Mado kahve piyasasına girdi...

26.11.2007 - 09:22 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Mehmet Kanbur, İtalyan kahve markası Filicori Zecchini ile ortaklık anlaşması yaptıklarını belirterek, 2008’de 8-10 tane cafe hedeflediklerini kaydetti. Kanbur, dondurmayı da geliştirmeye devam ettiklerini kaydederek, dondurmada kullandıkları keçi sütü için 5 milyon dolarlık keçi üretim çiftliği kurduklarını dile getirdi.

Yaşar Pastanesi, Yaşar Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sait Kanbur, ANKA’ya yaptığı açıklamada yeni projelerin yanı sıra Mado’nun gelişimi ve hedefleri hakkında da bilgi verdi. Kanbur, Kahramanmaraş’ın dondurmanın şehri olduğunu belirterek, dünyada dondurma ile özdeşleşmiş iki şehirden birinin Roma, diğerinin ise Kahramanmaraş olduğunu dile getirdi. Kanbur, Maraşta’ki dondurmaların katkı maddesi içermediğine değinerek, diğerlerinden bir adım önde olmak için farklı bir şey yapmak gerektiğini ifade etti. Yurtdışına satışta kaliteyi yükselmenin önemine işaret eden Kanbur, “Benim bir patronluk geleneğim yok, ben takımın içerisinde bir oyuncuyum. İş benim, kapının anahtarı bende değilse, odanın yerlerini bilemiyorsam çalışanlar yarın çıkıp gittiğinde ben ne yaparım. Çalışmadan bir yere varmanız mümkün değil” diye konuştu.

“Artık dünyalı olmaya çalışmalıyız”

Kanbur, artık dünyalı olmaya çalıştıklarını ve bundan dolayı şerbetli tatlılardan cheescake tarzı ürünlere kaydıklarını belirterek, “Eğer gidip adamın ülkesinde baklava satıyorsan onun cheescakeni de burada satacaksın. Ben gidip Avrupa’ya şerbetli tatlımı veriyorum ama ben de onun ürününü burada, kendi cafeme koyuyorum. Böylece transfer oluyor” dedi.

“Hedefimiz Amerika”

Mado’nun 1800’lere dayanan 150 yıllık geçmişi olduğunu kaydeden Kanbur, dondurma yapımına geleneksel yöntemle başladıklarını, şimdi ise o geleneksel yöntemi teknolojiye uyarladıklarını belirtti. Kanbur, endüstriyel dondurmaya geçiş yapmadıklarının altını çizerek, gelenekseli teknolojiyle uygunluğunu sağlayarak bugünkü madoların ortaya çıktığını söyledi.

Mado’nun, Maraş’ta Yaşar pastanesiyle başlayıp, 1993’te İstanbul’daki ilk şube olan Caddebostan Mado’nun açılmasıyla şehir dışına çıktığını söyleyen Kanbur, bugün Türkiye çapında şube sayısının 200’ü geçtiğini kaydetti. Kanbur, İstanbul’daki şubelerin 90’a yaklaştığını belirterek, ilk yurtdışı şubesinin Cidde’de açıldığını, sonrasında ise Kore, Singapur, Japonya, Dubai ve Kıbrıs’ta geliştiğini ifade etti. Mado’nun şuan 17 ülkede şubesi bulunduğunu ve Amerika’ya girmeyi hedeflediklerini dile getiren Kanbur, “İlk etapta bir şubeyle başlamayı düşünüyoruz sonrasında zaten devamı gelir. Yer olarak Chicago ya da New York olabilir. Bize yurtdışında ciddi talep var. Ama biz sağlam yere basmayı tercih ediyoruz. ABD hedefimizde var. Şimdi artık kurumsallaştık oraya açılmak istiyoruz. O piyasaya hazır hale geldik. Biz oraya sadece dondurma götürmeyeceğiz konseptimizi de götüreceğiz. Bir yere konseptti de götürmek kolay değil bu başlı başına bir eğitim” dedi.

“Rusya’da yatırım planı”

Rusya’da da dondurma ile ilgili yatırım düşündüklerini söyleyen Kanbur, yatırım için ortaklık görüşmelerinin devam ettiğini ve Rusya’nın ciddi bir Pazar olduğunu ifade etti. Kanbur, şu anda Mado’nun en güçlü olduğu ülkenin Kore olduğunu belirterek, Korelilerin, Türkiye insanının damak tadına yatkın olduklarını bildirdi. Dondurmanın, hem yurtiçine hem de yurt dışına Maraş’taki fabrikada şoklanarak gönderildiğini belirten Kanbur, fabrika ile işletmesinin kendilerinde olduğu 6 şube de toplam toplam 2 bin çalışan olduğunu, 330 tane franchisng ile dolaylı olarak 10 bin kişiye iş sağladıklarını kaydetti.

“5 milyon dolarlık keçi üretim çiftliği”

Kanbur, Kahramanmaraş dondurmasının özelliklerinden birinin keçi sütü kullanılması olduğunu belirterek, “Keçi sütünün olmadığı yerde Maraş dondurmasının yapılması mümkün değildir. Kahramanmaraş’ı keçide de markalaştıralım dedik. TSE’den bunun için patent aldık. Dondurma için standart aldık. Ben, bütün bölgedeki insanlara ilan ediyorum, keçicilik yapın ben günde 300 ton süt almayı taahhüt ediyorum” diye konuştu. Keçi sütünün, anne sütüne en yakın ve besleyiciliği en fazla olan süt olduğunu ifade eden Kanbur, keçi sütü bulmak zor olduğu için dondurma üretiminde dünyada keçi sütünü sadece kendilerinin kullandığını söyledi. Kanbur, keçilerin diğer hayvanlar gibi hem çok süt vermediğini hem de sütü belli bir dönemde verdiğini kaydederek, “Biz de zor bulunduğu için Kahramanmaraş Ahırdağı’nda 5 milyon dolara 300 dönüm arazide keçi üretim çiftliği kurduk. 2 bin tane keçimiz var. Bunun dışında, çiftçiler bir ücret karşılığında bizim adımıza verdiğimiz yemlerle keçileri besleyip, yetiştiriyorlar” dedi. Maraş’ta son dönemlerde Mado’dan dolayı çilek, ahududu ve karadutun da bulunmadığını vurgulayan Kanbur, bunlar için de çiftlikler kurulduğunu söyledi.

“İtalyan kahve markası Filicori Zecchini ile ortaklık”

Kanbur, Türk kahvesinin doğru bir yerde sergilenmesi gerektiğine değinerek, oyunun kurallarına göre kahve işini yabancı bir ortakla yüzde 50-50 ortaklık yapacaklarını dile getirdi. Kahve konsepttinde Türk kahvesinin ağırlıklı olacağını bildiren Kanbur, “Ben onların kahvesini burada satacaksam onlar da benim dondurmamı orada satabilecek. Bir anlamda vizesiz geçer gibi geçiyor ürünleriniz. Biz burada sadece Türk kahvesi satmayacağız yabancı ortağımızın ürünleri de olacak” dedi.

Yeni konseptler hakkında bilgi veren Etiler Mado Yetkilisi Kadriye Kanbur, değişen kültür, talepler ve artan ihtiyaçlardan dolayı mado konseptine pastalar ve sütlü tatlıların girdiğini ve cafe kültürünün ön plana çıkarıldığını kaydetti. Kanbur cafe kültürüyle birlikte çay ve kahve tüketiminin oluştuğunu belirterek, “Biz de, biz madoysak, dondurmanın, tatlının, her şeyin en iyisini, en gurmesini veriyorsak ve iddiamız buysa kahve deyince de bu işin en profesyonel olanıyla en iyisiyle anlaşalım ve mado cafelere bunları sokalım dedik” bir İtalyan markası olan Filicori Zecchini ile anlaştıklarını söyleyen Kanbur, bu markayı, mado gibi geleneksel bir aileden geldiği için seçtiklerini bildirdi. Kanbur, Filicori’yi 3 kuşaktır kahvecilik yaptığı ve İtalyan kahve sertifikasına sahip birkaç markadan biri olduğu için tercih ettiklerini kaydetti. Filicorinin Türkiye distribütörlüğünü aldıklarını belirten Kanbur, “Bununla hem mado cafelerin içecek kısmındaki açığı örteceğiz hem de sadece kahveci dükkanları için Yaşar Dondurma olarak franchising vereceğiz” dedi.

“Hedef, 2008’de 8-10 tane Filicori Cafe açmak”

Kanbur, Filicori’nin ilk olarak Ankara Ceppa alışveriş merkezinde hizmete girdiğini ifade ederek, İstanbul’da ise yakın bir tarihte Bakırköy AVM’de ve Beyoğlu’nda açılacağını bildirdi. 2008 hedefleri arasında Caddebostan ve Nişantaşı’nda da düşündüklerini ve arayışların devam ettiğini belirten Kanbur, “2008’de 8-10 tane açmayı düşünüyoruz. Trabzon Forum ve Denizli Forum’da açılacak. Mersin’deki Forum’da açıldı” diye konuştu. Filicori’nin sloganının, aromanın cazibesi olduğunu dile getiren Kanbur, tüketiciye, kahve piyasasındaki ortalama fiyatın yansıyacağını söyledi. Kanbur, İtalya’dan gelen baristaların eğitim verdiklerini kaydederek, tüm ekipmanlar ve dekorasyonla birlikte metre kare başına bin dolar yatırım yapıldığını ifade etti.

“Yeni konsept, Mar-Pop adlı dondurma dükkanları”

Kanbur, dondurma üzerine de Mar-Pop adlı yeni bir konsept geliştirdiklerini bildirerek, bu konsepttin Türkiye’de bir ilk olacağına işaret etti. Mar-Pop’un kişiye özel dondurma sunacağını ifade eden Kanbur, “Elimizde sade, çikolatalı, fıstıklı ve bir de meyveli olmak üzere 4 çeşit dondurmamız var, bu 4 çeşit dondurmayla kişiye özel taze dondurma hazırlanacak. Soğutmalı bir mermer tezgahımız var. Müşteri, bu tezgahta istediği çeşidi seçip bu dondurmanın üzerine orada bulunan malzemelerden istediğini seçerek göz önünde yapılacak olan karışımı alıp gidebilecek” dedi. Bu yeni dondruma cafelerinde her şeyin self servis olarak sunulduğunu belirten Kanbur, bu cafelerin dekorasyon olarak daha eğlenceli, pop havası olduğunu dile getirdi. Kanbur, ilk açılışın Bakırköy AVM’de olacağını bildirerek, ikincisi için de Bebek’in düşünüldüğünü söyledi. Caddebostan, Yeşilköy ve Bakırköy’de de arayışların devam ettiği kaydeden Kanbur, “Bundaki yatırım maliyetleri daha düşük, metrekare başına 750-800 dolar kadar. Daha küçük dükkanlar olacak, 35-40 metrekareye konumlayabiliriz” diye konuştu.

Kaynak: Referans