Türk medyasına çizgi dışı bir bakış

TLC'nin sektöre bakış açısını ve medya stratejisini Discovery Networks Türkiye Başkanı ve Genel Müdür Vekili Lydia Fairfax'tan dinliyoruz.

06.09.2017 - 16:59 | Gönül Hadımlı

Türk medyasına çizgi dışı bir bakış
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Discovery Networks’ün Doğuş Yayın Grubu ile yaptığı stratejik ortaklıktan doğan TLC, Türkiye’de anaakım medyadan çok daha farklı bir çizgide hedef kitlesine yaklaşıyor ve bu farklı çizgisiyle tüketicisini cezbediyor. Kanal önümüzdeki dönemde sunacağı içerikleriyle de tüketicisini şaşırtmaya hazırlanıyor. Discovery Networks Türkiye Başkanı ve Genel Müdür Vekili Lydia Fairfax ile TLC’nin tüketicinin iştahını kabartan farklı bakış açısını ve medya stratejisini dinlemek için bir araya geldik.

Discovery Communications olarak Doğuş Yayın Grubu ile 2015’teki stratejik ortaklık anlaşmanız çerçevesinde CNBC-e’yi satın aldınız. TLC olarak seyirciye anaakım medyadan farklı bir eksende hitap ediyorsunuz. Nasıl bir strateji izliyorsunuz?

Güncel stratejimiz, Türk halkına global ve yerel içeriklerin harmanlandığı, Discovery’nin değerlerini ve samimiyetini yansıtan, gerçekçi ve eğlendirici bir yayıncılık sunmak.

2015 yılında TLC’yi lanse ettiğimiz zaman stratejimiz Türk seyircisine halihazırda pazarda olandan farklı bir şeyler sunabilmekti. Bu da küresel bilinirliğe sahip olan, premium kalitedeki –senaryolu ve senaryosuz- TLC programlarının yanı sıra özenle seçilmiş birkaç senaryolu şov yayınlamak anlamına geliyordu.

Zamanla yaklaşımımızı çeşitli tüketici araştırmalarına ve izleyicilerimizden aldığımız geri bildirimlere göre uyarladık. Güncel stratejimiz, Türk halkına global ve yerel içeriklerin harmanlandığı, Discovery’nin değerlerini ve samimiyetini yansıtan, gerçekçi ve eğlendirici bir yayıncılık sunmak.

Bahsettiğiniz anlayış seyircide nasıl karşılık buluyor peki?

Seyircinin belli başlı ücretsiz (Free To Air) yayınlara alternatif oluşturan içeriklerimize karşı oldukça iştahlı olduğunu görüyoruz ve içeriğimizin bu kadar iyi algılandığını ve tüketildiğini görmek bizi çok memnun ediyor. Yaptırmış olduğumuz araştırma, TLC’nin özgün ve merak uyandıran içeriği sayesinde Türk izleyiciler tarafından büyük bir beğeniyle karşılandığını ve piyasada eşsiz bir pozisyonda konumlandırıldığını ortaya koyuyor. Sadece bir yıllık yayın sürecinden sonra gerçekleştirdiğimiz araştırma, tüketicilerin yüzde 71’inin TLC’den haberdar olduğu ve (yüzde 64’ünün en sevdiği ilk beş kanal arasında) TLC’nin dinamik ve değişken program yapısının kanalı rekabetten ayrıştıran pozitif karakteristik özellikleri olduğu sonucunu ortaya koyuyor. Kanal, Türkiye’de özellikle Y Kuşağı’nda karşılık buluyor ve kadınlar tarafından yüzde 58, erkekler tarafından yüzde 42 olmak üzere dengeli ve sağlıklı bir izlenmeye sahip.

Nihayetinde TLC için asıl odağımız, alternatif bir izleme deneyimi arayan Türk izleyici segmentini hedef almak ve onlara yüksek kaliteli, küresel olarak kabul görmüş gerçeğe dayalı ve eğlence odaklı programlarımızla diğer tüm yayıncılardan daha önce ve daha iyi hizmet vermek.

Yayın akışınızda kurmaca içeriklerden ziyade Amerikan reality show’ları daha sık görüyoruz. Bunun nedeni nedir?

TLC global olarak 260 milyondan fazla izleyiciye ulaşıyor ve TLC Türkiye, diğer pazarlardaki TLC’lerle karşılaştırıldığında kendine has bir konuma sahip. Türk izleyicisine en çok uyacağını ve izleyicide en çok yankıyı uyandıracağını düşündüğümüz içerikleri seçerek, Discovery’nin her yıl 1 milyar doların üzerinde yatırım yaptığı içeriklerin gücünden de faydalanarak popüler olan olgusal ve life-style içeriğimizin bir karışımını bu pazara sunuyoruz. Aynı zamanda TLC gibi FTA yayıncılık yapan bir eğlence kanalından farklı türlerin karışımı bir prototip sunmasını bekleyen izleyicilerimize de artı bir değer sunarak; Vikings, Fear the Walking Dead ve Two Broke Girls gibi dünyaca beğenilen dizileri de yayınlamaya devam ediyoruz.

Uluslararası anlamda TLC ile neredeyse eş anlamlı hale gelen ve ilham verici gerçek yaşam öykülerini anlatan içeriklere karşı izleyicilerimizin giderek artan bir iştah duyduğunu gözlemliyoruz.

Diğer taraftan, uluslararası anlamda TLC ile neredeyse eş anlamlı hale gelen ve ilham verici gerçek yaşam öykülerini anlatan içeriklere karşı izleyicilerimizin giderek artan bir iştah duyduğunu gözlemliyoruz. Bu içeriklere örnek olarak duygusal ve izleyenlerin anılarını canlandırma potansiyeli taşıyan My 600lb Life, Last Chance Salon ve My Giant Life’ı gösterebiliriz ki bu şovların her biri kanalımızda kendisine gerçek takipçiler bulmuş durumda. İleriye dönük olarak, İzleyicilerimize bu eşsiz ve merak uyandıran içerikleri sunmaya devam etmek istiyoruz ve önümüzdeki birkaç ay içerisinde, Hair Goddess, Curvy Brides Boutique gibi yeni şovların ilk gösterimlerini yapmak ve Body Bizarre ile My 600lb Life’ın beşinci sezonlarını yayınlamak için sabırsızlanıyoruz.

Yerli içerik sunmaya dair herhangi bir planınız var mı?

Mayıs ayında yerli prodüksiyon anlamında ilk adımımızı Battlebots’u yayınlayarak attık. Dünyaca ünlü olan bu formata, özel olarak yerli bir dokunuş verebilmek adına iki Türk sunucuyla anlaştık; Bilgehan Demir ve Irmak Kazuk. Şirket içi verilerimize göre seri oldukça iyi bir performans sergiledi, sosyal medyada harika bir yankı uyandırdı ve gelecekte daha fazla yerli program sunabilmemiz için zemin hazırladı.

Seyircilerimiz için yeni sezonda daha fazla sürprizlerimiz olacak; markamıza uygun ve ilgi çekici olan yerli içerik etrafında çekirdek kitlemizi ve hedeflediğimiz yeni izleyicilerimizi memnun edecek farklı strateji arayışlarımız devam edecek.

Özellikle eğlence kanalları için, dijital platformlarla olan rekabet gün geçtikçe büyüyor. Bu rekabette kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?

Discovery’de izleyici davranışlarındaki küresel değişimi görüyoruz ve bu multi-platform ekosisteminde küresel hikâye anlatıcılığımızı güçlendirecek birkaç uluslararası stratejik yatırım yaptık. Bu yatırımlar, Facebook’un bir numaralı haber yayıncılığı yapan Group 9 kanalı için yaptığımız 100 milyon dolarlık yatırımı ve Avrupa’da Hulu gibi yeni nesil bir OTT platformu yaratmayı amaçlayan, Almanya’nın reklam yayıncılığı yapan bir numaralı kanalı ProSiebenSat.1 ile yaptığımız yeni işbiriliğini de kapsıyor.

Bunların ötesinde aynı zamanda doğrudan tüketiciye karşı olan stratejimizi de güçlendiriyoruz; Avrupa’da Eurosport Player abonelik bazlı spor uygulamalarında liderliğini korurken, ABD’de Ağustos 2016’da gerçekleştirdiğimiz bölünmeden beri Discovery Go TVE (TV everywhere) servisinin internet yayınları 20 milyondan fazla kez izlendi ve 8 milyon tekil izleyiciye ulaştı.

İçeriğimizi hiç olmadığı kadar daha fazla ekranda, daha fazla izleyiciye ulaştırmamıza yardımcı olacak yeni işbirlikleri ve yatırımlarla dijital sahada genişlemenin arayışı içerisindeyiz.

20 yıl önce Discovery olarak Türkiye’de açılışımızı yaptığımızdan bu yana doğrusal olarak varlığımızı sağlam temeller üzerine oturtmak için çok çalıştık. Şu anda ise içeriğimizi hiç olmadığı kadar daha fazla ekranda, daha fazla izleyiciye ulaştırmamıza yardımcı olacak yeni işbirlikleri ve yatırımlarla dijital sahada genişlemenin arayışı içerisindeyiz. Kısa vadede, eylül ayında seç izle servisi (VOD-video on demand) sunan, fonksiyonel olarak geliştirilmiş, takipçilere TLC topluluğuyla iletişim kurma olanağı sunan ve izleyicilerin görmek istediği içerikleri daha kolay yöneten, yenilenmiş internet sitemizin açılışını yapacağız. Uzun vadede ise, TLC’nin doğrusal kanalında yayınladığımız içeriği desteklemek ve ilave yapmak için birkaç dijital ürün geliştiriyoruz. Gelecekteki duyurular için bizi takip edin.