Luke Sullivan’dan 2016 öngörüleri

Sullivan 2016’ya dair 7 tahmin kaleme aldı.

29.01.2016 - 16:11 | Tuğba Dülger Özöğretmen

luke sullivan brand week istanbul 2015'te
37
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Reklamcı ve Satan Reklam Yazmak kitabının yazarı Luke Sullivan, Hey Wipple’ın blog’unda kaleme aldığı yazısında 2016’da reklam, pazarlama ve teknoloji dünyasını kapsayan öngörülerini sıraladı. Sullivan’ın tahminleri şöyle…

1. Content-Schmontent. Evet, bu yıl da zeki markalar işe yarayan, kullanışlı, iyi ve etkileşimi kuvvetli içerikler üretmeye devam edecekler. Ancak içerik –reklam gibi- bir yığından farksız hale gelebilir. Ayın en popüler internet sitesine havalı içerikler girmek, ilerleme kaydetmek için yeterli olmayacaktır. Markalar dijital bütçelerinin büyük kısmını –bu yeni havalı içerikle izleyicileri sürüklemek adına- eski tip reklam modellerine kaydırmak durumundalar.

2. Medya dünyası öngörülemez şekilde kırılganlığını sürdürdüğü için markalar aynı yolları taklit etmek zorunda değiller. Bazı markalar için yeni medya platformlarına yerleşmek ve orayı kendilerine bir süreliğine yerleşke bellemek iyi olabilir.

3. Uzun ve detaylı makalelerin yer aldığı mecmuaların sayısı artacak. Kişisel olarak laptop’un başına geçip bir dakikadan fazla bir şey okuyabildiğimi söyleyemeyeceğim. Tablet ve akıllı telefon gibi sırtınızı arkaya yaslayıp ilgilenebileceğiniz cihazlar daha kullanışlı olabilir; ancak ekran boyuu ya da ekrandaki düzenli akış, makalelerin özüne ve uzunluğuna dair algımı parçalıyor. Kendimi sürekli olarak ileri ve geri giderken buluyorum. Sanıyorum ki ben abonelik anlayışını desteklemeye devam ediyorum- bilirsiniz, postanıza gelen eski dergiler… Newsweek’in her hafta kaleme alınmış en uzun makalelerini inceliyorum. Fast Company ve Harper’s’ı da sevdiğimi söyleyebilirim. Tabii basılı versiyonlarını.

luke sullivan

4. Toplumda sözüne güvenilen kişilerin, bir nevi marka elçisine dönüştükleri “influencer marketing” çılgınca boyutlara varacak. Forbes.com’da okuduğuma göre, markalı arama sonuçlarının yüzde 25’i kullanıcılara ait. Markalar değil, blogger’lar ve YouTube starları. Süper zeki arkadaşım -360i kreatifi- Emily Sanders geçtiğimiz günlerde, iş dünyasının bu pazarlamaya harcadığı her 1 dolara karşılık nasıl 6 dolar geri kazandığına ilişkin bir sunum yaptı. Saygıdeğer David Ogilvy’nin bir zamanlar söylediği gibi, “Dat be cray”. (Bu iş patlayacak.)

5. Henüz bir iPhone 6 sahibi değilim (iPhone 28’e kadar dayanacağım). Buna karşın Apple Pay’i kullanmayı dört gözle bekliyorum ve bana kalırsa 2016, mobil ödemelerin nükleer bombaya dönüştüğü bir yıl olacak. 90’larda insanların kredi kartlarını Amazon hesaplarına girmek için güven yaratmanın ne kadar uzun sürdüğünü hatırlıyorum. Mobil cüzdanlara geçiş ise bu kadar uzun sürmeyebilir.

6. Apple adına, “kendi Apple’m” için endişeleniyorum. Eskisi gibi cazibe merkezi konumunda değiller; ancak belki de bir şirketten her yıl aralıksız olarak yeni buluşlar beklemek haksızlıktır. Apple’dan ya da Pixar’dan (Arabalar 2’yi hatırlar mısınız?) bile… Umuyorum ki Apple akıllı saatlerinde -olabilecek en iyi ilerlemeyi kaydederek- böylesine güçlü ve havalı bir atılım yapar.

7. Nest termostatları için nasıl delirdiğimden bahsetmiş miydim? Bariz bir şekilde birbiriyle bağlantılı ürünler yükseliyor. Bunların içinde en heyecan verici şey, “bağlantılı objelerin iTunes”u olmayı kimin keşfedeceği. Aksi taktirde iPhone 28’imdeki uygulamada başka başka sayfalarda gezinmek zorunda kalacağım: Kahve makinesi için farklı, buzdolabı için farklı, televizyon için farklı, güvenlik sistemleri için farklı bir sayfa…