Kullanıcı deneyiminde zirve: Giyilebilir teknoloji

"Teknoloji duyuları kuvvetlendirme yeteneğine sahip; bu da insanlara duygusal açıdan hitap etme fırsatı yaratıyor."
02.06.2014 - 14:42
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Geçtiğimiz ay New York’ta düzenlenen PSFK Konferansı, bünyesinde deneysel biçimde donanım, yazılım ve giyim tasarımını bir arada bulunduran Wearable Experiments adlı firmayı ağırladı.

Firmanın kurucusu, Avustralyalı Billie Whitehouse giyilebilir teknolojiyi kıyafetlerin içine işleyip görünmez kılmaya çalışıyor. Whitehouse yaratıcılık ve teknoloji kaynaklı bilgilerini harmanlayarak yalnızca ihtiyaç halinde devreye giren teknolojiye sahip akıllı kıyafet ve aksesuarlar tasarlıyor.

Whitehouse pfsk.com’a verdiği röportajda “teknoloji duyuları kuvvetlendirme yeteneğine sahip; bu da insanlara duygusal açıdan hitap etme fırsatı yaratıyor” diyor.

Moda tasarım geçmişi Whitehouse’a teknolojik bir dokunuş içeren ve çiftlerin internet üzerinden birbirlerine dokunmalarını sağlayan vibrasyonlu iç çamaşırları Fundawear‘i tasarlama imkânı vermiş. Kullanıcı deneyiminde zirve. Kondom markası Durex’le işbirliğinde tasarlanan ve ‘ön sevişmenin geleceği’ olarak lanse edilen ürün, kullanılan bambu kumaş sayesinde teknolojik parçaları kusursuzca örtmeyi başardığı gibi şıklıktan da ödün vermiyor.

Prototip aşamasındaki teknoloji dokunma hissinin kablosuz olarak aktarılmasını ve çiftlerin tenlerinde hissedilmesini sağlıyor. Bir akıllı telefon üzerinde yapılan gerçek dokunuşları önce diğer çiftin akıllı telefonuna, oradan da Fundawear’deki mini sensörlere ileten sistemle çiftler birbirlerini ‘gıdıklayabiliyorlar.’

Promosyonal videosuyla geçtiğimiz yıl Cannes’da gümüş aslan alan Fundawear, YouTube’da da 7 milyondan fazla izlenme sayısı yakalamıştı.

Ceketle yol tarifi

Whitehouse aynı zamanda data analizi ve elektronik titreşimlerle rugby oyuncularının sahada hissettikleri adrenalini, izleyenlerin de hissetmesini sağlayan bir forma da tasarlamış. Billie bu teknolojiyle sportif bir formayı taraftar ve sporcuları birbirine -üstelik hissettirmeden- bağlayan bir deneyim yaratmayı başarmış görünüyor.

Benim dikkatimi çekense onun en yeni işi, Navigate: insanlara ceketlerini kullanarak New York sokaklarında yollarını bulmalarını sağlayan sistem.

Ceketin içine saklanan teknolojiden gelen geribildirimi GPS kullanan bir akıllı telefona ileten sistem ceketin kollarındaki led ışıklar aracılığıyla ulaşılmak istenen yere ne kadar yaklaşıldığının yanı sıra ne zaman sağa veya sola dönülmesi gerektiğini gösteriyor. Tüm bunların ardında yatan fikirse aygıtların hayatı olduğundan daha basit hale getirmesini sağlamak.

Whitehouse sensörlerle bezeli ve akıllı giysiler tasarlarken şekil, çizgi ve simetri gibi modaya ilişkin değerlere sadık kaldığı gibi teknolojik öğelerin kusursuz çalışması için gereken temel değerleri de göz ardı etmiyor.

“Her zaman teknolojinin nasıl bir başka dikkat dağıtıcı öğe olmasının önüne geçip onu münasip hale getirebileceğimizi düşünüyoruz” diyor Whitehouse pfsk. com’a verdiği röportajda. “Biz basitliği ve uygunluğu önemsiyor; dolayısıyla bu iki değeri, çözmeye çalıştığımız sorunların odağına koyuyoruz.”

“Yeni bir teknolojik tasarıma imza atarken asıl mesele tüketiciyi anlamak. Kim onlar? Günlerini nasıl geçiriyorlar?” diye soruyor Whitehouse.

Basitleştirilmiş bir iş yapış şeklini benimseyen Whitehouse, ‘düzene oturtmanın’ yaratıcı fikrin akışkan kalmasına yaradığını söylerken yaratıcı fikirden iş teklifine geçiş aşamasının da azami öneme sahip olduğunu belirtiyor.

“Dışarıda o kadar çok ‘gürültü’ var ki…” diyor Whitehouse, “Ben işi en basit şekilde yapmanın en iyi şekilde yapmak olduğuna inanıyorum.”

Firması Wearable Experiments ile daha önce çözüm getirilmesi gerektiğini dahi fark etmediğimiz sorunlar için birer çözüm arayan Whitehouse “İnsanları teknolojiyle fazla içli dışlı olduklarında onları mola vermeleri yönünde uyaran giyilebilir teknolojik cihazlar tasarlamak için sabırsızlanıyorum” diyor.

Whitehouse’un stil ve teknolojiyi buluşturan kıyafetleri çok amaçlı ve kusursuz çoklu işlem yetisine sahip tasarımlar. Whitehouse insanların birer bilgisayar haline gelmek için henüz hazır olmadıklarını ancak her geçen gün ‘sürekli çevrimiçi’ olmak için daha istekli olduklarını söylüyor. Kıyafetlerimiz de, teknolojiyle birlikte kullandıkları takdire, hem modayı daha işe yarar bir şeye dönüştürme hem de çevrimiçi olmamıza yardım edecek gibi görünüyor.

“Bir insanla duygusal bir bağ kurmak için ne kadar voltaja ihtiyacımız var?” diye soruyor Whitehouse.