“Kimse ‘yazmam’ demedi”

Kafa’nın ardındaki isim Candaş Tolga Işık ile Mayıs sayımızda Kafa’yı konuştuk.

28.04.2015 - 15:46 | Muzaffer Kurt

Kafa'nın ardındaki isim Candaş Tolga Işık ile Mayıs sayımızda Kafa'yı konuştuk.
16
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Bu ay dokuzuncu sayısı yayınlanacak Kafa Dergisi’nin ardındaki isim Candaş Tolga Işık ile Kafa’yı konuşmak üzere bir araya geldik. Kafa’nın ortaya çıkış hikayesinden reklam modellerine, yazar kadrosundan dergiyi hazırlayan ekibe kadar birçok konuya değindiğimiz sohbetimizin tamamına MediaCat Mayıs sayımızda ulaşabilirsiniz.

Kafa Dergisi’nin Mayıs sayısında okurlarınızı sürpriz bir yazar ile buluşturacaksınız. Bu ismi ve nasıl ikna ettiğinizi sizden dinleyelim.

Kafa bir edebiyat dergisi ve bu kafadaki bir edebiyatçının bu dergide yazması gerekiyorsa kimdir o diye sorsam kadroda eksik Emrah Serbes idi ve onunla anlaştık. Emrah benim tribünden arkadaşım çok da sevdiğim bir kardeşim. Bu dergide yazmalı diyordum ve Mayıs sayımızda ilk yazısını yazacak. Benim için Emrah’ın gelişi çok değerli çünkü bu dergiyi yaparken mutlaka olması gereken dört beş isimden biri Emrah’tı. Ama Emrah’a bir şey yaptırmak çok zor çünkü kitabına çok konsantre yaşayan biri ve kitaba veriyor bütün emeğini. Çok uzun süren uğraşlardan sonra kendisini ikna ettik.

Emrah Serbes dışında keşke Kafa’da yazsa dediğiniz bir isim var mı?

Yaşanan olaylara göre ben kim yazsın sorusunu soruyorum. Mesela Türkiye’de Nevruz yazısını kim yazar diye düşünüyordum. Bu yazıyı bir tek Selahattin Demirtaş yazar dedim. Aradım, “Selahattin böyle bir yazı var. Bize hem Kürtçesini hem Türkçesini yazar mısın?” dedim. “Diyorsun” dedi. “Valla diyorum sen ne diyorsun” dedim. Yazarım dedi ve yazdı. Yani bunlar çok da riskli işler aslında. Selahattin Demirtaş’a yazı yazdırdım yemediğim laf kalmadı bir kesimden ama varsın etsinler. Ben zaten alışmışım onlara. Ben doğru olduğunu bildiğim işin arkasından çekilmem. Kafa da çok doğru bir iş o yüzden arkasında dik duruyoruz.

Kafa'nın ardındaki isim Candaş Tolga Işık ile Mayıs sayımızda Kafa'yı konuştuk.

İclal Aydın’ın en son bir açıklaması var. Köşe yazarlığını bıraktığım bir dönemde Candaş’ın ısrarı ile tekrar Kafa’da yazı yazmaya başladım diye.

Ben İclal’in kalemine bayılıyorum. İclal’in çok haklı bir sıkıntısı vardı yazarlıkta. Ben haftada altı gün köşe yazıyorum. Altı gün köşe yazmak ne demek biliyor musun? Dünyanın hiçbir yerinde yok böyle bir şey. Şimdi biz bu modeli okuyucu sevdi diye uyguluyoruz. Biz de sevdik diye yapıyoruz. Fakat bu her zaman yürümüyor. Hele İclal gibi hassas bir bünyede hiç yürümüyor. İclal müthiş yazılar yazan acayip bir dili olan kadın. Ama İclal’e haftada beş gün köşe yazısı yazdırmak İclal’i öldürmekti. Ve İclal’in ruh halini bitirdi. Ama İclal’in kalemi bırakmasına içim hiç razı olmadı. Dergiyi yaptığımda aklıma gelen ilk isimlerden biri de İclal’di. Dedim lütfen yaz ama ayda bir kere bize yaz. O da tamam dedi. Ve şimdi inanılmaz yazılar yazıyor.

Okurlarınız için de #KafamaGöre diye bir bölüm açtınız. Okurun dönüşleri nasıl?

Kafama göre sayfasının fikir babası Anıl Çağlar Saka. Dergide ekipten herkesin tuttuğu bir köşe var. Herkes çok önemli bizim için. Can Durukan reklam metinlerimizi yazıyor. Begüm Semerci sayfa tasarımını yapıyor, Ayça Derin Karabulut koordine ediyor, Mert Çanga yönetiyor. Kapak tasarımlarımızda Hakan Arslan imzası var. Diğer ekip içeriğe katkıda bulunuyor.

“Bu kafadaki bir edebiyatçının bu dergide yazması gerekiyordu”

Bu bölüm de Anıl’ın fikriydi. İlk başta o sayfaya dergiyi yaparken aramızda geçen geyikleri yazmaya başladık. Ama kimse bir şey anlamıyordu çünkü ne başlıyor ne bitiyordu. Bir cümle var ve öyle kalıyor. Sonra bir gün Rıfat Abi (Ababay) bana “Hiçbir şey anlamıyoruz, çıkarın atın şunu. Ne saçmalık bu” dedi. Ve biz onu çıkardık. Sonra Anıl bir gün geldi “Abi benim bir fikrim var orayı biz boş bırakalım. Oraya okuyucu ne isterse yazsın göndersin biz de paylaşalım” dedi. Başta saçma geldi bana. Boş kalsın falan. Sonra dedim ki olabilir. Denemekte fayda var. Boş kaldı ve şu an derginin en popüler projesi. Adam karısına aşk mektubu yazıyor, resim çizen var. Binlerce insan bir şeyler yapıyor. Geçen gün ben bile bir şeyler yaptım oraya. Bir baktım dergide bir şey çiziyorum arka sayfasına…

Röportajın devamını MediaCat Mayıs sayısında okuyabilirsiniz.