Karacan’dan Demirören’e son uyarı

'Ya bizim hisselerimizi alın ya da biz sizinkileri alalım.'

13.01.2012 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Dünkü haciz girişiminden sonra Karacan Grubu Demirören’e açık mektup yazdı.

"Son günlerde ağır bir baskı altındayız…

Savcılığa sırf haber yapmak için dilekçeler veriliyor, yanımızda çalışan insanlar kandırılıp işlerinden ayrılmaları sağlanıyor ve aleyhimize işlemlere alet ediliyorlar…
Yıllar önce kapanmış veya henüz kesinleşmemiş  mahkeme ve icra dosyaları raflardan indirilip yeni bir olaymış gibi pişirilip gündeme getiriliyor. Bütün  bunlar daha sonra tetikçi yazarlara haber gibi  yazdırılıyor.
Seyahatlerden geliş gidiş tarihlerimiz her yerde ilan ediliyor ve adeta hedef gösteriliyoruz.
Tanıdığımız, tanımadığımız insanlar telefonlar ediyor ve bu işten çıkmamızı aksi halde sonunun kötü olacağını söylüyorlar.
Can ve mal güvenliğimiz tehdit altındadır… Bu konuda savcılığa suç duyurusu yaptık.
Ancak bu yollarla 6 aydır hiçbir yere varılamadığı  da ortadadır. Karacan Grubu bu kuru gürültüye pabuç bırakmayacak güçtedir.
 
Milliyet ve Vatan gazetelerinin bu çalkantılı dönemi biran evvel atlatması için  son bir şans olarak aşağıdaki öneriyi kamuoyunun, gazetelerin mensuplarının ve Demirören Grubu’nun dikkatine sunuyoruz:

Ya bizim hisselerimizi alın ya da biz sizinkileri alalım 
Milliyet ve Vatan Gazeteleri’nin satın alınmasında Demirören Grubu ile başarılı bir ortaklık yapmak üzere yola çıktık. Kapsamlı bir ortaklık sözleşmesi imzaladık ve sözleşmenin tüm koşullarını yerine getirdik. Şirketin 2 imzayla temsil edilmesi anlaşmaya olmazsa-olmaz maddesi olarak kondu. Ancak Demirören Grubu buna uymayıp, tek imza ile temsil edilme yetkisi istedi ve şirket markalarına haciz koyarak ortaklığımızın en önemli unsuru olan güven ortamını yok etti. Bizde haklarımızı korumak için adalete müracaat ettik. Gelinen noktada mahkeme 23 Ocak’ta şirketin tasfiyesi konusunda karar verecek ve bu gerçekleşirse çözüm artık çok zorlaşacaktır.   Bu aşamada bunu önlemenin bir tek yolu kalmıştır: Ya  Demirören Grubu hisselerini bize satsınlar, ya da aynı şartlarda biz onun hisselerini alalım. Bunun için gerekli finansmanı sağlamış bulunuyoruz. Kendilerinin bugüne kadar yaptığı tüm harcamalarının üzerine, hisselerinin değerini ekleyerek almayı kabul ediyoruz.
Şayet satmak istemiyorlarsa, aynı şartlarla hisselerimizi kendilerine satmayı kabul ediyoruz. Alan taraf imkanlarını seferber ederek bu 2 gazetenin yaşamasını sağlayabilir.
Bunun dışında başka öneriler, çözümler ve yollar denemek sadece zaman kaybına yol açacaktır ve sonuç alınamayacaktır. Nitekim Demirören Grubu’nun yaptığı yeni hacizler mahkeme tarafından yine  iptal edilmiştir.
 
Karacan Grubu olarak gazetelerin zor duruma düşmesine ve çalışanların mağdur olmasına ne kadar haklı olursak olalım, gönlümüz razı olamaz. Ailemizden gelen yayıncılık geleneği Ali Naci Karacan,  Ercüment Karacan ve Abdi İpekçi’den öğrendiğimiz tutum ve davranış bunu gerektirmektedir.
 
Sayın Demirören;
 
Bu 2 gazetenin yaşamasını istiyorsanız, ya hisselerinizi bize satın ya da bizim hissemizi alın.
Bu şekilde hızlı ve etkili bir çözüme kavuşulacak,  gazetelerin üzerindeki kara bulutlar yok olacak ve akabinde grup iyi yönetilerek kendi kendini idame edebilecektir.

Basın mensupları arkadaşlarımızın patrondan önce kendilerine güvenmeleri gerekir.  Bu konuda Milliyet Gazetesini ne kadar sevdiğini her fırsatta dile getiren Sn. Aydın Doğan’ın şayet kendisi kabul ederse aramızda hakem olmasını öneriyoruz. Her ne kadar gazeteleri satmış dahi olsa bu durumun biran çözülmesini bizim kadar istediğine eminiz. Hakemin vereceği karara tartışmasız uyacağımızı buradan ilan ediyoruz.

Bu çağrımıza cevap alamazsak, Karacan Grubu’na kimse  “Bu gazeteleri zor duruma düşürdü” diye eleştirme hakkına sahip olamaz. Biz bu teklifimizle gereken özveriyi yapmaktayız. Ayni özveriyi Demirören Grubunu’nda göstereceğini umuyoruz.
 
Kamuoyuna saygı ile duyururuz."