Kalıcı etkiye giden yolda 5 kritik adım

Kantar Millward Brown imzalı Make a Lasting Impression (Kalıcı Etki Yarat), iz bırakmak isteyen reklamverenlere sesleniyor.

16.05.2017 - 17:26 | MediaCat

Kalıcı etkiye giden yolda 5 kritik adım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

WPP bünyesindeki global araştırma ajansı ağı Kantar Millward Brown, bugün itibarıyla paylaşılan Make a Lasting Impression (Kalıcı Etki Yarat) başlıklı yeni raporunda, tüketicileriyle duygusal ve yaratıcı bağ kurma arzusundaki reklamverenler için dikkat çeken sonuçlar sunuyor.

Araştırma şirketinin, tüketiciyle oluşan bağları etkileyen faktörleri anlamanın reklamcılığı nasıl daha etkili hale getirdiğini göstermek amacıyla test ettiği 160 bin reklamı içeren bir veri tabanının analiziyle hazırladığı rapor, iş sonuçlarında olumlu etki yarattığı gözlemlenen duygulara hitap eden unsurların yalnızca yedi reklamdan birinde kullanıldığını ortaya koyuyor.

Ürün özellikleri üzerinden satış, artık çok nadiren çalışan bir model. Şimdi “anlatma göster!” vakti.

Araştırmanın çıktılarına ilişkin yaptığı analizde Kantar Millward Brown Creative Development Global Marka Direktörü Daren Poole şu ifadelere yer veriyor: “Pazarlama profesyonelleri, verecekleri mesajın ötesine geçip reklamın (ve markanın) bırakacağı izlenimi bir bütün halinde düşünmeliler. Bu izlenim yaratıcı fikir, reklamda söylenen söz, hikâyenin anlatım biçimi ve duygusal tonun tamamını kapsıyor. Ürün özellikleri üzerinden satış, artık çok nadiren çalışan bir model. Şimdi “anlatma göster!” vakti.

Kalıcı Etki Yarat, ismiyle müsemma etki yaratmak isteyen sektör profesyonelleri için 5 kritik noktaya vurgu yapıyor.

1. Anlamlı bir etki yaratın.

Kantar Millward Brown’ın yıllara yayılan marka takibi ve brand equity çalışmaları, anlamlı biçimde farklılaşmanın önemini ortaya koyuyor. Reklamların markaların amaçlarını, savundukları değerleri ve bakış açısını ortaya koymaları gerekiyor.

2. İnsan beynine karşı değil, onunla birlikte çalışın.

İnsanlarla yaratıcı ve duygusal şekilde etkileşim sağlayan reklamlar, izleyicilerin -genelde filtreledikleri- direkt mesaj veren reklamlardan daha iyi çalışıyor. İnsanların beyinlerinin işlediği şekilde çalışmak aynı zamanda, sunulan kilit mesajların sayısını da sınırlamak anlamına gelir. Araştırmalar, bir mesaj içeren reklamlarda izleyicilerin yüzde 30’unun bu mesajı aldığını; üç mesaj birden içeren reklamlarda ise izleyicilerin yalnızca yüzde 14’ünün ilk mesajı aldığını gösteriyor.

3. Etki için iyi bir hikâyeyi iyi anlatın.

Hikâyeler, müşteriler ile reklamın gerçek hayat gücünü bağlantılandırmanın kilit stratejisi. Fakat çok az marka bunu uyguluyor.

4. Markalı hatırlama yoksa, etki de yoktur.

Duygusal bağlantılı reklamlar bile markalı hatırlanırlığa ihtiyaç duyuyor. Özellikle geçilebilen formatların etki yaratmak için yalnızca saniyelerinin olduğu dijital ortamlarda durum böyle.

5. Doğru kanalı bulun.

Doğru kanalı bulmak, tüketicilerinizin içeriği nerede görüntüleyeceğini tanımlamaktan daha önemlidir. Bu durum aynı zamanda kişilerin nerede daha alıcı olduğunu ve nerelerde bu tür formatların kullanılmasının olumlu hissettirdiğini de tanımlamak anlamına gelir.