‘Kağıt kalem çıkarın, PR ajansımı seçeceğim’

Bugünlerde halkla ilişkiler sektöründe, Koç Holding'in bilişim teknolojileri şirketi Koç Bilgi Grubu'nun...

14.11.2008 - 12:50 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Bugünlerde halkla ilişkiler sektöründe, Koç Holding’in bilişim teknolojileri şirketi Koç Bilgi Grubu’nun açtığı konkur nedeniyle hararetli bir hareketlilik söz konusu. PR sektöründe herkes bu konkuru konuşuyor. Böyle büyük bir holdingin bu kadar önemli bir grubunun PR konkuru açması başlı başına heyecan yaratabilecek bir motivasyon ama yaşanan hareketliliğin esas nedeni bu değil.

Bundan bir süre önce de PR konkuru açan ama süreç sonunda anlaştığı ajansla çok geçmeden yollarını ayırma kararı alan grup, şimdi ajanslara yeniden davet mektubu göndererek ikinci bir konkur açmış durumda.

Hayır hayır, mevzubahis hareketliliğin nedeni ikinci bir konkur açılması da değil. Sektörde hararet yaratan esas neden, konkura davet mektubunun bizzat kendisi. Aldığımız duyumlara göre davet mektubunun buyurgan üslubu PR ajanslarında ekşi bir his, ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda.

MEKTUBUN ÜSLUBU

“Koç Bilgi Grubu, iletişim danışmanlığı konusunda halkla ilişkiler faaliyetlerinin sorumluluklarını üstlenecek ajansın belirlenmesi amacıyla ‘İletişim Danışmanlık Ajansı’ seçimi yapacaktır” cümlesiyle başlayan mektup, bundan sonra ancak bir muallimin genç ve tecrübesiz talebesi karşısında takınabileceği bir üslupla devam ediyor: “Bu sürecin ilk aşamasında sizlerden, Ek-1’de yer alan ‘case study’lerle ilgili önerilerinizi içeren sunumlarınızı ve hizmet bedeli teklifinizi 1- ‘tüm iletişim danışmanlığı hizmetleri’, 2- ‘sadece basın ilişkileri hizmetleri’ olarak, iki ayrı teklif halinde iletmenizi istemekteyiz.

Case study’lerin yanı sıra, hakkınızda detaylı bilgi edinmek amacıyla ‘ajans tanıtım sunumlarınızı’ da, Ek-2’deki sunum akışına uygun olarak göndermenizi talep ediyoruz.”

Mektupta başvuracak ajansların başka bir ‘bilgi teknolojileri/telekom/tüketici elektroniği firmasıyla’ çalışmaması gibi meşru rezervler ve konkur sürecine ilişkin diğer teknik ayrıntılar sıralandıktan sonra ‘muallim-talebe’ ilişkisinde son noktaya varılıyor ve sorulara geçiliyor. Böylece kurşun kalemlerini kalemtıraşla az önce sivriltmiş, ihtiyaten yanına ikinci bir kurşun kalem, silgi ve kalemtıraş almış, ebeveynlerinin yoğun ısrarlarına dayanamayıp çantalarına bol glikoz içeren zihin açıcı birkaç çikolata sıkıştırmış PR’cılar için imtihan başlıyor. Soruları sınav kağıdından, ah pardon, davet mektubundan aynen ‘copy-paste’ ediyoruz. Sorular biraz uzun, sıkılsanız bile sabırla okumanızı rica ediyoruz.

“1-A. İletişim danışmanlığını yaptığınız müşteriniz, farklı uzmanlık alanlarında faaliyet gösteren bir bilgi teknolojileri şirketler grubu yapısına sahiptir. Bu yapı içerisinde; bilişimde dış kaynak hizmetleri veren, tüketici elektroniği alanında faaliyet gösteren, telekomünikasyon sektöründe kurumsal ve bireysel pazarda hizmet veren, CRM çalışmaları yürüten, stratejik satın alma hizmetleri sunan ve savunma alanında yazılım teknolojileri üreten şirketler yer almaktadır.

Tüm bu uzmanlık alanlarını bünyesinde bulunduran şirketler grubu olarak konumlanan müşterinizin kurumsal itibar yönetimi doğrultusunda, nasıl bir iletişim stratejisi belirler ve örnek olarak hangi taktikleri uygularsınız?

1-B. Müşteriniz olan şirketler grubunun, amiral gemisi konumundaki şirketi, son yıllarda çok önemli bir dönüşümden geçerek, bilişim sektöründeki entegratör kimliğini, son 5 yılda dış kaynak hizmet sağlayıcı rolüne dönüştürmüştür.

Şirket, yeni kurumsal duruşunu farklılaşma, rekabette öne çıkma ve müşterilerinin hayallerini ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini gerçeğe taşıma üzerine kurmuştur. Şirketin hedefi, bu yeni kurumsal duruşun da içerdiği üzere, 2009 yılında BT sektöründe lider konuma yükselmek ve en beğenilen şirket olmaktır.

Şirket, yeni stratejisinin/kurumsal duruşunun iletişiminin de etkili bir şekilde yapılmasını beklemektedir.

Diğer yandan, sektöründeki en büyük yerli sermayeli şirket olan müşteriniz, özellikle yabancı sermayeli şirketlerden oluşan rakipleriyle, sektörde hem iş ortağı, hem de rakip olarak konumlanabilmektedir.

Bu açılardan değerlendirdiğinizde, söz konusu şirketin itibar yönetimi nasıl konumlandırırsınız ve nasıl bir iletişim planı oluşturursunuz; bununla beraber, nasıl bir pazarlama iletişimi stratejisi belirlersiniz? Örnek uygulamalar vermenizi rica ederiz.

2. Türkiye telekomünikasyon sektöründe uzun yıllardır faaliyet göstermekte olan müşteriniz, kurumsal pazardaki payıyla, Türkiye’deki ilk 3 alternatif telekom operatöründen biridir. Kurumsal pazardaki tecrübesini bu yıl itibariyle bireysel pazara açan müşteriniz, bireyselde de ilk 3 alternatif telekom operatörü arasında yer almayı hedeflemektedir.

Hakim telekom operatörünün payının yüzde 96 olduğu sektörde, şehiriçi telefon görüşmelerinin 2009 yılı başında rekabete açılmasıyla, diğer operatörlerin paylarının artacağı öngörülmektedir. Şehiriçi telefon görüşmelerini rekabete açan düzenlemelerin tamamlanmasının ardından, pazarın önemli ölçüde genişlemesi beklenmektedir.

Diğer yandan, numara taşınabilirliği uygulamasının hayata geçtiği bu günlerde, GSM operatörlerinin sektörün ilk sıralarında yer almaya devam edeceklerine kesin gözüyle bakılmaktadır.

Bu pazar koşullarında, müşterinizin ilk 3 arasında yer alması hedefine giden yolda, iletişim stratejisini nasıl ve hangi noktadan hareketle belirlersiniz? Nasıl bir etkin iletişim planı önerirsiniz?”

Buyurun sevgili PR ajansları, istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz!..

Bu sorulara PR’cılar nasıl yanıt verir, bir önceki imtihanda sıfırcı olduğunu kanıtlamış hocadan kim kaç alır bilinmez ama bu sınav ve bu sorular, aslında Türkiye’de müşteri-ajans ilişkisinin temelinde yatan yanlış ve sorunlu bir anlayışa işaret ediyor.

Evet, ticari hayatın geleneksel bilgeliğini hiçbir şekilde akıldan çıkarmamak gerekiyor, evet, en küçüğünden en büyüğüne kadar her türlü alışverişte müşteri velinimettir. Öyledir ama müşterinin de karşısındakinin kendisine medyunu şükran olması gereken bir ast olmadığını, kıymet ifade eden bir hizmet sunan, kendisine denk bir muhatap olduğunu unutmaması koşuluyla…