Kabin yasağı turizmi nasıl etkiler?

TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy kabin yasağının turizm üzerindeki muhtemel yansımalarını MediaCat için açıkladı.

29.03.2017 - 14:12 | Arzu Nilay Kocasu

Kabin Yasağı
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

ABD ve İngiltere’nin aralarında Türkiye’nin de olduğu altı ülkeden gerçekleştirilecek uçuşlarda cep telefonundan daha büyük elektronik cihazların kabine sokulmasını yasaklamasını takiben başlayan tartışmaları, Emirates Havayolu ve Ürdün Kraliyet Havayolları gibi yasaktan etkilenecek markaların gerçekleştirdikleri gerçek zamanlı pazarlama hamleleriyle renklenerek uzun süre gündemdeki yerini korumayı başarmıştı.

Son olarak geçtiğimiz hafta, yasağa karşı harekete geçen Türk Hava Yolları‘nın da tüm yolcularına bedava internet sunmak ve tablet dağıtmak gibi uygulamalarla kabin yasağı nedeniyle karşı karşıya kalacağı pazar payı kaybını en hafife indirmek için önlemlerini almaya başladığı basında genişçe yer buldu.

Kabin yasağının ardındaki motivasyonlar etrafında hayat bulan tartışmalar ışığında kararın siyasi gerekçeleri üzerine yorumlar yapılmaya devam ederken, gerek bir turizm merkezi olarak Türkiye’nin uluslararası imajının zedelenmesi gerek ise transit yolcuların İstanbul’da mola verdikleri süre boyunca katıldıkları turlarla ülkeye bıraktıkları dövizin azalacak olması gibi daha ekonomik gerekçeler üzerine de hararetli tartışmalar yapılıyor.

Yasağın turizm sektöründeki muhtemel yansımalarını anlamak için Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy’a kabin yasağının bu alanda yaratabileceği etkinin ve ülke ekonomisi üzerindeki olası zararlarının boyutlarını sorduk.

‘Karar ticari ambargo niteliği taşıyor’

Kabin Yasağı ABD’ye ve İngiltere’ye doğrudan uçuşlarda kabinde tablet ve dizüstü bilgisayar bulundurulmasının yasaklanmasına ilişkin karara Türkiye’nin de dahil edilmesini çok haksız buluyoruz. Bu kararın güvenlik amaçlı olmaktan ziyade bir nevi ticari ambargo niteliği taşıdığını düşünüyoruz.

Türkiye’deki uluslararası havalimanlarında güvenlik kontrolleri son derece yüksek düzeyde gerçekleştiriliyor. İstanbul’daki havalimanlarındaki güvenlik önlemleri Paris veya Londra havalimanlarından düşük seviyede değil hatta daha yüksek seviyede bulunuyor. Dolayısıyla alınan bu kararın güvenlik endişesinden çok ticari bir yaklaşımın sonucu olduğu ifade edilebilir.

Yolcular karardan endişeli

Yurtdışından gelen ziyaretlerde şu anda henüz bir iptalden bahsetmek mümkün değil ancak alınan kararın yolcular üzerinde bir moral bozukluğu yarattığı gerçek. Yolcular uçaktan indikten sonra nasıl bir muameleye maruz kalacakları konusunda endişe yaşıyorlar. Türkiye bunu hak etmedi. Alınan kararın; Türk Hava Yolları’nın ve önümüzdeki dönemde faaliyete geçecek olan üçüncü havalimanının ulaşması beklenen transit yolcu potansiyeline ilişkin ticari kaygılar nedeniyle alındığı izlenimimiz var.

Bununla birlikte havayolu şirketlerimiz de gerekli önlemleri almaya ivedilikle başladılar. THY yolcularına ücretsiz internet hizmeti sunacağını ve transit yolcuların kabine alınmasına müsaade edilmeyen dizüstü bilgisayar ve tablet gibi cihazlarını da boarding esnasında uçak kapısında teslim alınmasını sağlayacak şekilde operasyon yapacağını açıkladı. Görüldüğü gibi Türkiye’nin esnek iş anlayışı getirilmeye çalışılan engelleri hızlı bir şekilde aşabiliyor. Tabii şunu da belirtmekte fayda var ki; ticaret, ulaşım ve turizm, duvar örerek veya engel çıkartarak değil, işbirliğiyle, birlikte çalışmayla gelişir. Bu açıdan alınan bu tarz kararlardan kısa süre içinde dönülmesini bekliyoruz.