Joshie’nin “uzayan tatili” markalara ne öğretti?

"Unmarketing" kitabının yazarı Scott Stratten, Digital Age Summit 2012'de markalara iletişim önerilerinde bulundu.

23.10.2012 - 17:15 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Joshie, zürafa görünümlü bir battaniye. Küçük bir çocuğun en sevdiği, en kıymetli eşyası.

Chris Hurn (çocuğun babası), ailesini alıp tatile çıkıyor. Kaldıkları otel The Ritz Carlton. Tatil bitip evlerine döndüklerinde Joshie’yi otelde unuttuklarını fark ediyorlar.

Otel yetkilileriyle telefonda görüşen baba, çocuklarına bu durumu “Joshie tatili biraz uzattı ama gelecek” diye izah ettiklerini söyleyip zürafa battaniyeyi adreslerine yollamalarını rica ediyor.

Otel, Joshie’yi derhal Hurn’ün adresine yollamakla kalmıyor, bu uzatılmış tatilin fotoğraflarını da gönderiyor.

İşte Digital Age 2012 zirvesinin en renkli konuklarından Scott Stratten, sunum sırası kendisine geldiğinde, tam da “untalk” başlığına uygun olarak (Stratten’ın sunum başlığı, kitabı “unmarketing”den hareketle “untalk” idi), konuşmuyor; aslında tüm katılımcıları hikâyeye dahil ediyor.

Stratten’ın gösterdiği slaytlarda hep beraber, tatili uzatan Joshie’nin şezlonglarda güneşlendiği, bilgisayar başındayken güvenlik kameralarına takıldığı, kendine yeni arkadaşlar edindiği fotoğraflarına bakıp gülüyoruz.

Herhangi bir işletmeden – ya da markadan – kötü hizmet alan hiç kimsenin tüm bunları göz ardı edip logoyu övmesinin mümkün olmadığını söyleyen Stratten, tam bu noktada deyim yerindeyse markaların iletişimi bir yana itip logolarla kafayı bozduğuna değiniyor ve Ritz Carlton’ın logosuna Joshie’nin resmini iliştirdiği son slaytla vurucu darbesini yapıyor: “Bence Ritz Carlton’ın logosu bu olmalı!” Bu darbeyle salonda bir kahkaha patlıyor.

Sıkıcıysanız sıkıcısınızdır, sosyal medya bunu değiştirmez

Stratten, sadece logolara değil, sosyal medya kullanımına takılan pazarlama ve iletişim modeline de verip veriştiriyor. Hatta bunu, “markanız sıkıcıysa sosyal medyada da sıkıcıdır” diyecek kadar net ifade ediyor.

Yanlış anlaşılmasın, “UnMarketing: Pazarlamayı Bırakın Bağ Kurmaya Başlayın” kitabının yazarı Stratten, Forbes tarafından dünyanın en önemli 10 sosyal medya uzmanından biri olarak gösterildi aynı zamanda.

Takipçini artırmak istiyorsan soru sor, cevap ver, katıl

Gitgide işin teknik kısmına odaklandığımızı, bu nedenle esas nokta olan iletişimi atladığımızı söyleyen Stratten, her markanın illâ sosyal medyada yer alması gibi bir gerekliliğin olmadığını söylüyor. Stratten’a göre, özellikle Twitter insanların birbirlerine bir şeyleri zorla kabul ettirmeye çalıştığı bir mecraya dönüşüyor. Oysaki, marka, takipçilerine/müşterilerine soru sormalı, kendilerine sorulan soruları cevaplamalı; sohbet yaratmalı. Zira Twitter’da 133 bini aşkın takipçisi bulunan Stratten, 90 bin tweet’inden yüzde 75’inin başka tweetlere verilen cevaplardan oluştuğunu söyleyerek 133 binin sırrını söylemiş oluyor. Sosyal medyada kimi markaların başarısız olmalarını da dinamik olmamalarına, aslında o iletişim ortamının içinde yer almamalarına bağlıyor.

Stratten, teknik odaklı iletişim modelinde, gerek sosyal medyadan gerek bloglardan içerik paylaşımı yapılması gereken belli başlı saatlerin olduğu görüşüne de eleştiri getiriyor. İçerik paylaşımı için en iyi zamanın “kişinin istediği, içinden geldiği zaman” olduğunu belirtiyor.