Joschka Fischer: Türkiye’nin geleceği sürdürülebilir ekonomide

Çevreye duyarlı Bonus Card’ın desteği ile Bonus Akademi ve MediaCat tarafından düzenlenen Türkiye’nin ilk Green Marketing konferansı Hyatt Regency’de gerçekleştirildi...

11.04.2008 - 17:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Bonus Card’ın desteği ile Bonus Akademi ve MediaCat tarafından düzenlenen Türkiye’nin ilk Green Marketing konferansı Hyatt Regency’de gerçekleştirildi. İş dünyasının temsilcilerinin büyük ilgisiyle karşılaşan konferansta Almanya Eski Dışişleri Bakanı ve Alman Yeşiller Partisi Lideri Joschka Fischer’in yanı sıra geçtiğimiz günlerde ‘The Green Marketing Manifesto’ adlı yeni kitabı yayımlanan MediaCat yazarı John Grant söz aldı. Açılış konuşmalarını MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan ve Garanti Bankası Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Mehmet Sezgin’in yaptığı konferansta ayrıca moderatörlüğünü Serdar Erener’in üstlendiği bir de panel düzenlendi. ‘Green Marketing & Business’ başlığını taşıyan panele Garanti Bankası Ürün ve Marka Grup Müdürü Selin Billi, Arçelik Ar-Ge Direktörü Gökhan Özgürel ve Türk Telekom Ürün Yaşam Döngüsü / Ses Direktörü Murat Veziroğlu konuşmacı olarak katıldı. Konferansın kapanış konuşmasını ise WWF Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak yaptı. Çevreye duyarlı Bonus Card’ın desteği ile Bonus Akademi ve MediaCat dergisinin düzenlediği organizasyonda, oturum sponsorluğunu Türk Telekom ve Arçelik üstlenirken, iletişim sponsoru CNBC-e, NTV ve Hürriyet oldu.

Konferansta katılımcılarla buluşan tüm konuşmacıların ortak paydası doğal kaynakların çok yakın geçmişte tükenecek kadar sınırlı olması ve sırf bu yüzden çevreci girişimlerin artık ahlaki bir tavır olmasının ötesinde bir zorunluluk haline geldiğiydi. Bu eksende şirketlerin ve en önemlisi hükümetlerin green marketing ve green business konularını gündemlerine almalarının artık hem ayakta kalmak hem de kamuoyunun desteğini almak için vazgeçilmez bir yol olduğunun altı çizildi.


‘ENERJİNİN FİYATI YÜKSELMELİ’

Konferansın kuşkusuz en önemli konuşmacılarından biri Alman Yeşiller Partisi Lideri Joschka Fischer oldu. 20. yüzyılda geçerli olan “Önce zengin olmak için her şeyi yap, sonra yol açtığın çevresel felaketlere çözüm üret” anlayışının içinde bulunduğumuz yüzyılda etkisini yitirdiğini söyleyerek sözlerine başlayan Fischer, dünyada Çin gibi pek çok pazarın henüz büyümesini tamamlamadığını ve bunun da çok yakın gelecekte daha fazla doğal kaynağın tüketileceği ve karşılığında daha fazla karbon emisyonu üretileceği anlamına geldiğini söyledi. Yeşil tavrın artık idealist değil realist bir duruma işaret ettiğini söyleyen Fischer “Doğal kaynakların bir sınırı var. Çin eğer karbon emisyonu konusunda ABD ve Avrupa’yı yakalarsa dünyanın ne hale geleceğini düşünemiyorum. Tüm bu hızlı büyüme devrimsel bir çözüm gerektiriyor. Bu hem dramatik bir sesleniş hem de bir umut çağrısı” dedi. Hepimizin aynı dünya üzerinde yaşadığını söyleyen lider, konu çevre olunca birbirimize her zamandan çok bağlı olduğumuzu ve bu durumun bizi küresel bir işbirliğine zorladığını dile getirdi. Hükümetlerin sürdürülebilir bir ekonomi için gerekli yasal süreci acilen gündeme getirmeleri gerektiğini de belirten Fischer, “Doğal kaynaklar sınırlı olduğu için ‘fiyat’ oldukça anahtar bir rol oynuyor. Doğal kaynaklara bedavaya sahip oluyoruz. Dünyayı bedavaya kirletiyoruz. Eğer enerji pahalı olsaydı bence boşa harcamazdık. Enerjinin fiyatının yüksek olduğu ülkelere bakın, teknolojik ve yönetimsel yapılanmalarında ABD gibi enerjinin ucuz olduğu ülkelere göre büyük farklılık göreceksiniz. Sadece enerjinin boşa harcanmasına engel olarak hem masraflarımızı azaltabilir hem de çevre için bir şey yapmış olabiliriz” diye konuştu. Fischer ayrıca Türkiye’nin AB’ye girme sürecini green konusu ile bağlantılı olarak ele alırken sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben Türkiye’nin AB’ye girmesini istiyorum ama ülke olarak sürdürebilirlik konusunu gündeminize almak olmak zorundasınız. Türkiye jeopolitik konumu gereği dünyanın bu bölgesinde bu konuda öncü olabilecek bir potansiyele sahip.”


TÜRKİYE’DEN YEŞİL ADIM ÖRNEKLERİ…

Konferans dahilinde düzenlenen panelde ise, organizasyonun sponsorluğunu üstlenen, aynı zamanda yerli pazarda green hareketin ilk örneklerini veren Arçelik, Türk Telekom ve Garanti Bankası’nın temsilcileri söz aldı. Moderatörlüğünü Serdar Erener’in üstlendiği panelde Türk Telekom adına söz alan Ürün Yaşam Döngüsü/Ses Direktörü Murat Veziroğlu, son zamanlarda çok konuşulan e-fatura uygulamaları hakkında bilgi verdi. Veziroğlu ayrıca tele toplantı, görüntülü telefon ve tele-presence gibi inovatif girişimlerinden bahsederken, hologramik görüşmenin de hayalini kurduklarını sözlerine ekledi.
Arçelik Ar-Ge Direktörü Gökhan Özgürel ise beyaz eşya sektörünün Avrupa’da yeşil pazarlama konusunda çok önde olduğunu belirtti. Özgürel, en son az su tüketen çamaşır ve bulaşık makineleriyle gündeme gelen Arçelik’in enerji tasarrufu çalışmalarının 15 yıl öncesine dayandığını da dikkat çekti.
Panelde bir diğer konuşmacı da Garanti Bankası Ürün ve Marka Grup Müdürü Selin Billi oldu. Yeşil pazarlamanın karı yükseltmek ve rekabette güçlenmek için artık şart olduğunu çünkü çevreye duyarlı tüketicilerin taleplerine duyarsız kalınamayacağını belirtti. “15 yıldır WWF ile işbirliği halinde ‘Doğa için Garanti’ adlı bir proje yürütüyoruz. Ancak son dönemde tüketiciyi de bu çabamıza dahil edebiliriz diye düşündük ve Çevreci Bonus’u yarattık. Bu sayede müşterilerimizin bağış yapabilmelerine aracı oluyor ve bir yandan da çevre konusunda bilinçlenmelerine önayak oluyoruz” diyen Billi, işletmelerin tek başlarına yeşil adımlar atmasının yetmediğini ve birlikte bir şeyler yapmak gerektiğini sözlerine ekledi.


JOHN GRANT DÜNYADAN GREEN MARKETING ÖRNEKLERİ VERDİ

Konferansın bir diğer konuşmacısı John Grant, organizasyonda aynı zamanda ‘master of ceremony’ görevini üstlendi. Yeni kitabı ‘The Green Marketing Manifesto’ hakkında konuşan Grant sunumunda dünyadan green marketing hareketlerine örnekler verdi. Marks&Spencer, Wal-Mart, Google, Yahoo!, Natura, Ozo Car, Green&Black’s, Tesco, Nike, Mercedes ve Honda gibi firmaların green olmak adına attıkları küçük ve büyük adımlardan bahseden Grant ayrıca, dünyadaki yeşil Web 2.0 uygulamalarından da söz etti ve bu alanda son yıllarda çok yoğun bir hareket olduğuna dikkat çekti. Grant, günün sonunda katılımcılar için yeni kitabını imzaladı.


‘GREEN MARKETING REKLAM MALZEMESİ DEĞİLDİR’

Konferansın kapanış konuşmasını ise WWF Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak yaptı. Bugün artık yapılması gerekenin ‘doğayı hesaba katmak’ olduğunun altını çizen Demirayak, WWF’nin hedeflerinin yıllar içinde değişmediğini ancak tek farkın artık çok hızlı hareket etmek olduğunu dile getirdi. WWF’nin her iki yılda bir yayımladığı ‘Yaşayan Gezegen Raporu’nun 2006 versiyonunu katılımcılarla paylaşan Demirayak, konuşmasında ayrıca ekolojik ayak izi kavramına değindi. Demirayak, doğanın sunduklarının artık insanoğlunun taleplerini karşılamadığını dile getirerek, “Biz bu sorunu tek başımıza aşamayız. Bireyler, hükümetler ve iş dünyası bu amaçla birlikte hareket etmeli. Green marketing’i PR ve reklam malzemesi olarak görmeyen ve bu anlayışı kurumsal kimliğinde içselleştiren firmalara ihtiyacımız var” dedi.