John Maeda Marketing Forum 2011’de!

29 Kasım'da İstanbul’da gerçekleştirilecek MediaCat Marketing Forum, bu sene devrimci ürün yaratma süreçlerinin ayrıntılarına odaklanacak. ‘Innovation + Simplicity + Design’ ana teması çerçevesinde düzenlenen Forum’un konuklarından biri olan John Maeda'yla MediaCat'in Kasım sayısı için konuştuk...

15.11.2011 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Rhode Island School of Design’ın (RISD) başkanı olan John Maeda, aynı zamanda kariyerini kendi felsefesi olan “teknolojiyi insanileştirme” üzerine kurmuş dünyaca ünlü bir grafik tasarımcı, bilgisayar bilimci, eğitmen ve sanatçı.

Daha önceleri, Massachusetts Institute of Technology’de 12 yıl boyunca profesör olarak medya sanatları ve bilimleri dersi veren ve üniversitenin medya laboratuvarında araştırma başkan yardımcılığı yapan Maeda, son 10 yıldır teknoloji, bilim ve sanatı, 21. yüzyıl’ın yaratıcılık ve inovasyon sentezine entegre etmek için çalışıyor.

2008 yılında Esquire tarafından 21. yüzyılın en etkili 21 insanından biri olarak gösterilen Maeda çalışmalarında, yeni yaratıcı ekonomide sanatçı ve tasarımcıların oynayacakları rolün gerekliliğini savunuyor. 14 dile çevrilmiş son kitabı Basitlik Kanunları ile birlikte Maeda’nın toplam 8 kitabı bulunuyor.

Maeda, MediaCat Marketing Forum 2011’de ekonomik belirsizliklerle dolu bugünlerde bizi ileriye götürecek tek şeyin neden sanat, tasarım, iş, bilim ve teknolojinin harmanlanmasıyla oluşturulacak aydınlatıcı bir inovasyon olduğunu açıklayacak.

Röportajlarınızın bazılarında yaratıcı ekonomi (creative economy) terimini kullanıyorsunuz. Bu terimi nasıl tarif ediyorsunuz?
Teknolojik büyümenin yavaşlaması, bunun yerine deneyimlerin kalitesi ve cazibesinin önem kazanmasıyla yaratıcı ekonomiyi, yaratıcı endüstrilerin ekonominin gelecek safhalarını belirlemesi olarak tanımlıyorum. Bununla birlikte bilim ve teknoloji 20. yüzyılı nasıl dönüştürdüyse,
sanat ve tasarım da 21. yüzyılı o şekilde dönüştürecek. Yaratıcı ekonomi kelimesinin önerdiği gibi yaratıcılık ve ekonomi birbiriyle bağlantılı.  Bildiğiniz gibi “Batı daha yaratıcı” deyişi bugüne kadar sorgulamadan kabul ettiğimiz genel bir varsayım.

Yaratıcılık bağlamında Batı ve diğer ekonomiler arasında büyük bir uçurum görüyor musunuz? Bunun yanı sıra kültürler arasındaki yaratıcılık farklılığının kapandığını düşünüyor musunuz?
Aradaki bu fark kapanmak üzere. Batı toplumu sadece eğitim, bilim, teknoloji ve matematik alanındaki araştırmalara odaklanmaya devam ettiği sürece Amerika rekabet gücünü kaybederken Doğu kazanmaya devam edecek. Doğru yolda ilerlemek için Amerika’nın sanatın ve tasarımın gücünü tanıması, 12 yıllık eğitimde sanatın ve yaratıcılığın öncelikli konular haline geldiğini garanti altına alması gerekiyor. 2008 sonuna doğru ABD’de büyük bir finansal kriz patlak verdi. Avrupa
bugünlerde benzer bir durumla karşı karşıya. Bu krizden kurtulmak için bazı ekonomik önlemlerden
söz eder olduk. Yine de bu tartışma içinde yaratıcı ekonomiye çok yer verilmiyor.

Yaratıcı ekonomi kapsamında ne gibi çözüm önerileri ya da önlemler alınabilir?
Bugün diğer tüm denenen yöntemlerin başarısız olduğunu gördük. İşte tam da bu noktada, yaratıcılığın elzem olduğunu görmemiz gerekiyor. Teknoloji 20. yüzyılda olduğu gibi inovasyon için
itici faktör olmayacak; bunu yaratıcılık üstlenecek. Sanatçılar ve tasarımcılar 21. yüzyılın yenilikçileri. Ekonomi, sanatı ve tasarımı bilim, teknoloji, mühendislik ve matematikle birleştirdiği ölçüde yükselişe geçebilecek.

Röportajın devamına MediaCat’in Kasım sayısından ulaşabilirsiniz.