İtibarınızı yönetmekten daha önemli işiniz var mı?

Stratejik İletişim Yönetimi Danışmanı Salim Kadıbeşegil, İtibar Yönetimi Enstitüsü tarafından Madrid'de düzenlenen Avrupa Forumunda üst düzey yöneticiler ve kurumsal itibar yönetimi ilişkisini anlattı.

26.03.2003 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Stratejik İletişim Yönetimi Danışmanı Salim Kadıbeşegil, İtibar Yönetimi Enstitüsü tarafından Madrid’de düzenlenen Avrupa Forumunda üst düzey yöneticiler ve kurumsal itibar yönetimi ilişkisini anlattı.

İtibar Yönetimi Enstitüsü tarafından düzenlenen “Kurumsal İtibar ve Kamuoyu Güveni” konulu forum 6-7 Mart 2003 tarihlerinde Madrid’de yapıldı. Forumun başkanlığını İtibar Yönetimi Enstitüsü Başkanı Prof. Charles Fombrun ve İspanya İtibar Yönetimi Enstitüsü Genel Sekreteri Prof. Joaquin Garralda yaptı.

2 gün süren ve 19 ülkeden 74 dinleyicinin katıldığı forumda 19 tebliğ sunuldu. Forumun konuk konuşmacısı, ABD’deki Enron skandalından sonra gündemden düşmeyen Arthur Andersen Danışmanlık şirketinin CEO’su Joe Berardino idi. Berardino, konuşmasında, geçtiğimiz yıllarda yaşanan kurumsal yönetişim alanlarındaki olumsuz örneklerden hareket ederek, değişim ve yenilenme alanlarını tarif etti. Berardino şirket yöneticileri, yönetim kurulları ve denetim şirketleri için geçmiş dönemden çıkarılan derslerin ışığında önümüzdeki dönemde, yatırımcının güvenini elde edecek hangi uygulamalara girilmesi gerektiği konusundaki görüşlerini belirtti. Joe Berardino, tek “ilacın” her ortamda, her zaman, herkesle “sürekli iletişim” olduğunu vurguladı.

İtibar ve Stratejik İletişim Yönetimi Danışmanlarımızdan Salim Kadıbeşegil de foruma bir tebliğ ile katıldı. Kadıbeşegil’in foruma sunduğu tebliğin
başlığı “Üst Yönetimlerin İtibar Yönetim Sürecine Dahil Edilmesi” idi.

Kadıbeşegil forumda, İcra Kurulu Başkanlığını yapmakta olduğu ORSA Stratejik Danışmanlık Şirketi tarafından uygulanmakta olan RepMan, TIPS, SIPS ve RepCheck isimli modellerini “En İyi Uygulamalar” başlıklı bölümde sundu. Kadıbeşegil’in tebliğinde yer alan ana başlıklar şunlardan oluştu:

Üst düzey yöneticiler kritik üç soru: İtibarınızı yönetmekten daha önemli bir işiniz var mı?
İtibarınızı hangi süreçlerle yönetiyorsunuz?
İtibarın yönetilmesinden şirket içinde kim sorumlu?
İletişim değeri ile rekabetçi bir avantaj yaratmak olası mıdır?
O halde iletişim değeri nasıl yaratılır ve pazar değerine entegre edilir?
En beğenilen şirket olmak önemli midir?
Beğenilen şirket/kurum olmak hangi iş sonuçlarını nasıl etkiler?
Nasıl en beğenilen şirket olunur?
İtibar kriterleri nasıl belirlenir?
Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Kurumsal Yönetişim politikalarının rekabet ortamındaki avantajları nelerdir?
İtibar Yönetimi modeli nasıl inşa edilir?
İtibar yönetimi modellemesi nasıl yapılır, süreçleri nasıl tanımlanır, performans kriterleri hangi esaslara göre belirlenir ve hangi iş sonuçlarını nasıl etkiler?