‘İstanbul dünyanın kesişim noktası’

Ries, sunumunda kelimelerin gücünü Türk markaları üzerinden anlattı.

14.11.2013 - 14:47 | Melis Madanoğlu Sözer

Al Ries, 'Sözel Çivi' başlıklı sunumunda kelimelerin gücünü Türk markaları üzerinden örneklerle anlattı.
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Ünlü Pazarlama Gurusu Al Ries, konuşmasına ‘pazarlama bir ülkeyi zengin edebilir’ sözleriyle başladı. ABD ve Türkiye’yi hem büyüklük hem de nüfus açısından kıyaslayan Ries, nüfusu kalabalık olan ülkelerin daha zengin olduklarını söyleyerek, zengin ülkelerin neden zengin olduklarını şu sözlerle anlattı: “Neden Amerika daha zengin? Amerikalılar daha mı akıllı, daha mı çok çalışıyor, doğal kaynaklarımız mı var? Daha verimli bir hükümetimiz mi var? Hayır. Bildiğiniz gibi işler kaotik Washington’da. Peki neden Amerika daha zengin? Daha çok insan var. Türkiye’de 74 milyon Amerika’da 311 milyon insan var. Türkiye’nin dört katı. Ülke ne kadar büyükse o kadar zengin olur. Bu büyük şehirlerin küçük kasabalara oranla daha zengin olmasıyla aynı sebepten. Küçük kasabalarda zengin insan göremezsiniz. İnsan nüfusu arttıkça zenginlik de artar.”

Aynı zamanda Singapur gibi küçük olduğu halde zengin olan ve Çin, Hindistan gibi büyük olduğu halde zengin sayılmayan ülkelerden de örnekler veren Ries, işin sırrının pazarlamada yattığını vurgulayarak şunları söyledi: “Çin ve Hindistan neden büyük oldukları halde zengin değiller? Çünkü onlarca yıl tüm iş kolları devlet kontrolündeydi. Bu iki ülkede son yıllarda yaşanan gelişimse tamamen devlet bağımsız hale gelmelerinden kaynaklanıyor.”

Al Ries: 'İstanbul dünyanın kesişim noktası'

Markalar ‘gerçek fırsat’ın tersine gidiyorlar

Singapur’da ise ülke yerel markaların küreselde de güçlü bir şekilde var olmayı başarmış olmalarından kaynaklandığını söyleyen Ries, büyümenin, genişlemenin güzel bir hedef olduğunu ancak doğru strateji izlenmezde işe yaramayacağını söyledi. Birçok ülkede birçok firmanın dünyaya açılarak kendine küresel marka olma hedefi koyduğunu ama kendi ülkelerinde önemli bir pazar payına ulaşmadan bunu denemekle hata ettiklerini vurguladı.

“Türkiye’yi değil İstanbul’u konumlandırın”

Odağı daralt. Önce yerelde lider ol. Doğru iletişimi seç. Lider markanın zıttı ol. Doğru kelime ile insanların zihninde istediğin konuma yerleş. Ries’in markalara mesajı net. “Pazarlama ne yaptığınızı biliyorsanız gerçekten çok kolaydır. Sadece bu tavsiyemize odaklanın!”

“En iyi küresel strateji, önce kendi ülkeni domine etmek, sonra dünyaya açılmaktır” diyen Ries, bu noktada hem küresel markalardan hem de Türk markalarından örnekler verdi.

Nokia’dan Coca-Cola’ya, çeşitli küresel markaların doğru ve yanlış stratejileri üzerine örnekler veren Ries, Türkiye’den de Migros ile BİM’i, Petrol Ofisi ile Opet’i ve İstikbal ile Doğtaş’ı karşılaştırdı.

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin nasıl pazarlanması gerektiği konusunda birkaç ipucu da verdi Ries: “Türkiye’yi konumlandırmazsınız. Türkiye, tek bir cümleyle tanımlamak için çok karmaşık bir yapıya sahip. Onun yerine İstanbul’u konumlandırın. Asya ve Avrupa’yı birleştiren eşsiz bir konuma sahip İstanbul. Bir şirketin ana merkezi olmak için dünyanın en iyi şehri İstanbul. Dünyanın kesişim noktası. Bunun avantajlarından yararlanın.