IPSOS KMG: İyimserlerin sayısı düştü

Ipsos KMG tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen "Beklentiler, Tercihler, Beğeniler"...

02.12.2008 - 16:48 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Ipsos KMG tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen “Beklentiler, Tercihler, Beğeniler” araştırmasının sonuçları 2.12.2008 tarihinde (bugün) düzenlenen bir basın toplantısı ile açıklandı. Toplantıya katılan Ipsos KMG CEO’su Vural Çakır, araştırmanın önemli sonuçlarını özetledi ve sonuçlarla ilgili yorumlarını basın mensupları ile paylaştı. Birey-talep cephesinden ekonomik-sosyal-siyasal ortama bakan ve Türkiye’yi nasıl bir yıl beklediğinin ipuçlarını veren araştırmanın sonuçlarına göre, kriz söylemi günlük hayatın bir parçası olmuş durumda.

Küresel Kriz ve etkileri

Bu yıl araştırmaya özel olarak eklenen “Kriz Algısı” bölümünün sonuçları, tüketicilerin % 82’sinin, küresel krizin Türkiye’yi olumsuz etkileyeceğini düşündüğünü ortaya koyuyor. Krizin kişisel olarak kendilerini olumsuz etkileyeceğini düşünenlerin oranı ise % 75. Tüketiciler, hükümetin krize karşı izlediği politikaları çoğunlukla başarısız olarak değerlendiriyor.

Krizde aile bütçesi yeniden yapılanacak; yatırımın yıldızları altın ve gayrimenkul
Araştırmaya katılan tüketicilerin kriz durumunda en fazla kısıntıya gidecekleri bütçe kalemleri arasında sırasıyla eğlence, spor, telefon, kişisel bakım ve ev dışı yeme-içme harcamaları bulunuyor. Günlük tüketim, sağlık ve eğitim kalemlerinde ise harcama payının artacağı gözüküyor. Satın alma davranışlarına bakıldığında, daha ucuz markalara, daha küçük çaplı alışverişlere ve daha küçük ambalajlara bir kayma beklenebileceği ortaya çıkıyor. Araştırma sonuçlarına göre, en çok tercih edilen yatırım araçları altın ve gayrimenkul.

İyimserlerin sayısında düşüş

“Türkiye 2009: Beklentiler, Tercihler, Beğeniler” araştırması sonuçları, Türkiye ile ilgili iyimser olanların oranında bir önceki yıla göre düşüş olduğunu gösteriyor. Geçtiğimiz yıl % 58 olan iyimserlerin oranı, bu yıl % 45’e düşüyor. Bireylerin kendi geleceklerine dair beklentilerinde ise yine bir düşüş olmakla birlikte, oran daha az.

Toplumsal sorunlar çözülecek mi?

Araştırma sonuçları, genel güvendeki düşüşün toplumsal sorunların çözüme kavuşması beklentisini de olumsuz yönde etkilediğini gösteriyor. 2009 yılında adalet sisteminin daha iyi işleyeceğini, AB ile ilişkilerin gelişeceğini, terörle mücadelenin başarıya ulaşacağını ve işsizliğin azalacağını düşünenlerin sayısında; 2008’e göre düşüş gözleniyor. Buna karışın, yolsuzlukla mücadele beklentisinde, geçen yıla göre olumlu bir artış söz konusu.

Beklentilerdeki düşüş, siyasi partileri de etkiliyor

Araştırma, ekonomik ve toplumsal beklentilerdeki eğilimlerin, siyasi tercihleri de etkilemeye başladığının sinyallerini veriyor. “Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?” sorusuna verilen cevaplar AKP’nin ilk kez düşme eğilimine girdiğini gösteriyor. Ancak, yine de AKP net bir şekilde tek başına iktidara gelebilecek durumda. Buna karşılık, CHP’ye oy vereceğini söyleyenlerin oranında geçen yıla göre kısmi bir artış gözüküyor. Diğer tüm siyasi partilerden beklentilerde önemli bir değişme gözükmezken, hiçbir partiye oy vermeme eğilimi artıyor.

Tüketici talebi potansiyeli yüksek

Araştırmanın önemli sonuçlarından biri de, tüketici talebinde gözlenen yüksek potansiyel. Mevcut endişelere karşın; tüketicilerin sağlık sigortası, bireysel emeklilik paketi, cep telefonu, bilgisayar, otomobil, mobilya, tüketici kredisi, konut ve tatil gibi ürünleri satın alma niyetlerinde bir önceki yıla göre sadece küçük azalmalar var.

“Türkiye 2009: Beklentiler, Tercihler, Beğeniler” araştırmasının sonuçları ile ilgili yorumlarda bulunan Ipsos KMG CEO’su Vural Çakır, krizi besleyebilecek psikolojik bir ortamın oluştuğuna dikkat çekerek, “Genel olarak 2009 ekonomik beklentilerinde önceki yıllara göre ciddi düşmeler var; 2008’den daha olumsuz bir yıl bekleniyor. Ancak, tüketici yine de uygun ortamda kendini hemen gösterebilecek yüksek bir satın alma potansiyeli taşıyor,” diye konuştu.

Tüketimde kısa süreli bir geri çekilme ve ardından hızlı bir geri gelme öngördüklerini söylenen Çakır, sözlerine şöyle devam etti: “Küresel kriz kuşkusuz Türkiye’yi ve tüketiciyi de etkilemiş durumda. Bıçak sırtı bir denge var. Araştırma sonuçları, tüketici güveninin yeniden sağlanmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Gerek hükümetin gerek iş dünyasının kararlı ve doğru bir kriz yönetimi gerçekleştirmesi gerekiyor. Bu yapılabildiği takdirde, toplumsal ve ekonomik potansiyel pozitif doğrultuda harekete geçirilebilecek ve kriz psikolojisinden çıkılabilecektir. Kısa dönemli olacağını öngördüğümüz tüketicinin geri çekilme döneminde pazarlama konusunda aktif kalabilmeyi başaran firmalar, tüketicinin geri gelme aşamasında beklenenden yüksek sürpriz büyümeler gösterebilir”.