Internet of everything

'İnsanların interneti' devri hızla sona eriyor.
01.05.2013 - 09:33
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Alarmınız sabah her zamankinden 15 dakika önce çaldı. Çünkü saatiniz trafik bilgilerini sizin için kontrol ettiğinde normalden daha fazla bir yoğunluk olduğunu fark etti, işe zamanında gitmeniz için trafikte geçecek ekstra zamanı hesapladı ve sizi daha erken uyandırdı.

Arabanızı yıkamaya göndermek için mail attığınızda, havanın yağmurlu olacağını öngören takviminiz sizi uyardı ve araç yıkama gününüzü otomatik olarak bir gün ileriye attı. Bahçenizdeki otomatik sulama sistemi o gün çalışmadı çünkü son hava durumu bilgilerine göre, bir saat sonra yağmur başlayacaktı. Hava beklenenden daha sıcak olunca, evdeki kombi sistemi de biraz daha az çalışmaya karar verdi.

‘İnsanların interneti’nden ‘her şeyin interneti’ne

1960’ların sonunda birkaç kullanıcının oluşturduğu ARPANET’ten (Birleşik Devletler Savunma Bakanlığına bağlı ARPA tarafından geliştirilen ve internetin öncülü kabul edilen ilk servis ağı), bugün milyarların online olduğu dev bir ağa dönüştü web. Milyarlarca cihaz ve ucunda milyarlarca insan. Bugünkü tabiriyle; ‘Internet of People’. Yani ‘insanların interneti’.

Ancak bu devir hızla sona eriyor. Yepyeni bir çağın ilk adımları atılıyor. Internet of Everything, yani ‘Herşeyin Interneti’ geliyor. Milyarlarca, belki de trilyonlarca obje ve cihazın birbirine bağlanmasıyla yaratılacak olan yepyeni bir dünyadan bahsediliyor. İnsanlar, eşyalar ve datanın birleşiminden oluşacak akıllı bir network, yaşadığımız hayatı gözle görülür bir biçimde değiştirmeye hazırlanıyor.

Yolda yürüyen bir insan 2 SMS atana kadar, toprağın altındaki su sistemi, yoldaki taksiler, köşedeki plazanın ısıtma sistemi, evdeki mikrodalga, arabamız ve pek çok ‘şey’ onlarca mesajı ve anında aksiyona dönüşecek bilgiyi birbiriyle paylaşmış olacak. Bugünkü ‘ham data’ transferi, yerini ‘işlenmiş ve anlamlı bilgi transferi’ne bırakacak. Internet of everything, önümüzdeki 10 yıl içerisinde mümkün olduğunca hızlı bir şekilde hayatımızın bir parçası haline gelecek.

Sebebi çok basit: Verimlilikte mükemmelleşme ve trilyon dolarlarla ifade edilen tasarruflar. (Cisco, 2022’ye kadar sağlanabilecek değeri 14,4 trilyon dolar olarak hesaplıyor)

2013 GSMA konferansında hemen herkesin üzerinde bir fikir yürüttüğü, ‘connected city’ konseptli dev standların kurulduğu, salonlarda detayların ve potansiyelin tartışıldığı bir konuydu. ‘Birbirine bağlanan her şeyin’ geleceğini ‘data gelirleri üzerine’ şekillendirmek isteyen GSM operatörlerinin ilgi alanına girdiğini görmek çok da şaşırtıcı değil aslında.

Peki medya endüstrisine yansıması?

Aynı paralelde düşününce radikal gelişmeler yaşanması beklenebilir. Televizyon kanalları, medya ajansları, reklamveren ve program performans raporlarının birbiriyle kuracağı dev ağ ve üzerindeki bilgi alışverişi sonucunda gerçek zamanlı yaşayan, değişken ve dinamik bir dünya bizi bekliyor.

Her geçen yıl daha fazla optimizasyon ve daha fazla tasarruf bekleyen reklamverenlerin de öncüsü olacağı, sadece ülkemizde reklam sektöründe her ay on milyonlarca doların tasarruf edileceği bir ekosistem hayatımızın omurgasını oluşturuyor olacak.

Bugünkü web bir oda orkestrasıysa, yarın akşam Berlin Flarmoni Orkestrası sahne almaya hazırlanıyor. Kulağa fantastik geliyor değil mi? 20 yıl önce hayal edilemeyen bir bugünü yaşıyoruz. 20 yıl sonra neler olabileceğini bir düşünün.