İlber Ortaylı’dan gelecek 10 yıl önerileri

Bu seneki Digital Age Summit'e damgasını vuranlardan biri Prof. Fuat Keyman ve Prof. İlber Ortaylı'nın gerçekleştirdiği "Kentleri yeniden düşünmek: dün, bugün, yarın" isimli oturumdu. Kent kavramının moderniteyi temsil ettiğini belirten Fuat Keyman, zamanla kentler gelişse de günümüzün en önemli probleminin kentleşmenin getirdiği eşitsizlik olduğunu belirtti. Kentlerin bazı grupları dışladığını belirten Keyman, sorunun çözümüyle ilgili dünyadaki çalışmalardan söz etti.
03.06.2016 - 16:43
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Bu seneki Digital Age Summit‘e damgasını vuranlardan biri Prof. Fuat Keyman ve Prof. İlber Ortaylı’nın gerçekleştirdiği “Kentleri yeniden düşünmek: dün, bugün, yarın” isimli oturumdu. Kent kavramının moderniteyi temsil ettiğini belirten Fuat Keyman, zamanla kentler gelişse de günümüzün en önemli probleminin kentleşmenin getirdiği eşitsizlik olduğunu belirtti. Kentlerin bazı grupları dışladığını belirten Keyman, sorunun çözümüyle ilgili dünyadaki çalışmalardan söz etti.

Dikkatimi çeken en güzel şeylerden biri akıllı-yaratıcı kent dönüşümlerinin yaratıcı endüstrilere sağlayacağı yeni iş fırsatları. Fırsatları iyi anlayabilmek için Fuat Keyman’ın şu sorularını yanıtlayarak işe başlayabiliriz: “Yaratıcılık akıl, erdem ve demokrasi hangi alanlarda bir araya gelebilir. Teknolojinin de nimetlerinden faydalanarak yaratıcılık ve eşitliği nasıl birleştirebiliriz?”

“Dijital çağın sizi içine çektiği veri kıtlığından kurtulun”

Günümüz iş dünyasının en havalı kavramlarından biri: BIG DATA. Yani BÜYÜK VERİ. Büyük verinin getirdiği en önemli sorun ise verinin nasıl kullanılacağı. İşte Prof. İlber Ortaylı tam da burada dikkatimizi bir noktaya çekiyor. Ve diyor ki: “Her şey o kadar dijital sistemle gidecek gibi değil. Konseptleriniz kendi kafanızda varsa dijital sistemi kullanırsınız. Çünkü dijital sistem neticede iki değer toplar. Birisi rakamdır, diğeri bir değerdir. Dijitalle her şeyi ölçebilirsiniz. Ama konseptiniz kafanızda net değilse, dijital bir işe yaramaz. Neyi ölçeceğinizi de bilemezsiniz.”

Gelecek 10 yılın dijital kehanetleri

İlber Hoca’nın önerisi ise bir an önce bu çağdaş, dijital medeniyetin getirdiği veri kıtlığının dışına çıkmamız. Çünkü bazı bilgileri büyük verinin içerisinde bulabilmemiz imkânsız. Verdiği örnek ise süper. Çay’ın Karadeniz’den İstanbul’a hikâyesi ya da “Laz müteahit” olgusunun nasıl geliştiğini merak ederseniz oturumu YouTube‘dan izlemenizi öneririm.

Akıllı şehir:

“Akıllı şehirler sivillerin söz sahibi olduğu şehirlerdir.”
“Akıllı şehrin insanları da akıllı olmalı.”