İki efsane reklamcıdan dijital çağ için öneriler

"Oyunun adı teknoloji değil, yaratıcılıktır".
23.06.2013 - 11:23
6
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

16-22 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleşen Cannes Lions Yaratıcılık Festival’inde en çok ilgi gören oturumlardan birisi Lee Clow ve George Lois’inki oldu. İki efsane reklamcı deneyimlerinden yola çıkarak genç reklamcılara ‘dijital çağın reklamcılığı’ konusunda önerilerde bulundular.

‘Gevşek Kaliforniyalı’ ve ‘Küstah New Yorker’. İki eski arkadaş, iki art direktör. Lee Clow ve George Lois efsane olmanın yanı sıra dijital çağın da reklam kurallarını yazacak kadar günümüze hâkim. Kendilerine sorulan bir soru üzerine Lee Clow ile George Lois bir daha dünyaya gelseler yine reklamcı olmak istediklerini belirttiler. Kendi geçmişlerinden ve hikâyelerinden örneklerle konuşmaya başlayan ikiliyi salondaki reklamcılar ayakta karşıladı ve ayakta uğurladı.

Vizyonları ve deneyimlerini bugünün reklamcılarıyla paylaşan iki efsane, USA Today köşe yazarı Michael Wolff’un sorularını yanıtlarken yarının reklamcılığında teknoloji değil, yaratıcı zihinlerin büyüsünün belirleyici olduğunu vurguladılar.

Oyunun adı teknoloji değil, yaratıcılıktır

“Büyük işler yapın ve satışı zorlayın. Güç satış yaptırmaktan geçer. Teknolojinin kölesi olmayın” diyen George Lois, oyunun adının teknoloji değil, yaratıcılık olduğunu tekrar tekrar genç reklamcılara hatırlatıyor.

İki efsane reklamcıdan dijital çağ için öneriler

Bir gazetecinin en unutamadığı reklamın hangisi olduğunu sorması üzerine şöyle devam ediyor: “Büyük fikir reklamlar pazarlama mucizesi yaratabilir. MTV kampanyasını hiç unutamam. Büyük reklamın mucizeler yaratabileceğini gösteren en önemli örneklerden birisiydi. Müzik endüstrisini bir gecede dönüştürdü.”

Lee Clow ise bu soruya verdiği yanıtta en unutamadığı kampanyasının 1990’larda yaptığı ‘Think Different’ olduğunu belirtti. “Bu kampanya Apple için yeni bir ses, yeni bir enerji getirdi. Aynı zamanda tasarımcılara insanları şaşırtan yeni şeyler yapmaları için izin verdi.”

Lee Clow, Steve Jobs için ise şunları söyledi: “Steve Jobs, bir gün teknolojinin hepimizin cebine gireceğine inanmıştı ve biliyordu. O bunu daha 25 yaşındayken anlamıştı.”

Yeni medyanın sanatçıları tecelli edecek

Lee Clow, yeni medyanın çok yakında kendi sanatçılarını yaratacağına inanıyor. Clow, ‘Şu anda biraz belirsiz ve bulanık olsa da yakında her şey netleşecek.

Sanatçılar henüz teknolojinin, yeni medyanın fırsatlarını keşfedemediler. Şimdilik direksiyonda teknoloji duruyor olsa da yakında sanatçılar bu fırsatları keşfedecek ve direksiyonu devralacaklar.’ diyor. Benzer görüşleri paylaşan Lois ise ‘Yetenek ya da kaba kuvvet. Fark etmez. Sanatçı kazanacak’ diyor.

Markaların her temas noktasının bir reklam olduğunu anlamaları gerektiğini belirten Lee Clow “Şu anda işinizi ve kim olduğunuzu tanımlamak her zamankinden daha zor” dedi.

George Lois genç reklamcılara “Büyük işler yapın. Günün sonunda büyük işler sizi güçlendirir. Müşteriniz büyük işlerinizi anlamıyorsa, kovun gitsin” dedi. Sadece yetenekli olmanın yeterli olmadığını da söyleyen Lois, aynı zamanda reklamcıların fikirlerini, işlerini savunacak cesarete de sahip olmaları gerektiğini savundu.