Hiper gerçeklikten geleneksel mecralara

Matsuda, Fırat ve Kulomaa'dan teknoloji ve yaratıcılık kokteyli.

11.11.2016 - 15:38 | MediaCat

Hiper gerçeklikten geleneksel mecralara
6
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Digital & Mobile Day sona doğru yaklaşırken sahne alan üç yaratıcı insan da teknolojinin, gündelik hayat ve geleneksel mecralarda yaratabileceği farkları gözler önüne serdi.

Hiper gerçekliğin derinlikleri

Digital & Mobile Day’de öğle yemeğinden sonra ilk oturum Hiper Gerçeklikte Yolculuklar isimli sunumuyla tasarım danışmanı, film yapımcısı ve sanatçı Keiichi Matsuda vardı. Matsuda “Sizi bir gelecek yolcuğuna çıkaracağım” diyerek başladığı sunumunun odak noktasına hyper-media, hyper-city ve hyper-self kavramlarını yerleştirdi. Bu üç kavramı açıklayan ve çevrenin/günlük yaşamın tamamen arayüzlerle çevrili olduğu kısa filmler gösteren Matsuda dinleyicilere müthiş bir deneyim yaşattı. Matsuda sunumunun sonunda bu senenin başında yayınladığı Hyper-Reality filmini izleyicilerle paylaştı.

Sosyal medyanın evrimi

Bizleri hiper gerçeklikte bir yolculuğa çıkaran Keiichi Matsuda’nın ardından Crimson Hexagon’dan baş veri bilimci Aykut Fırat, Sosyal Verinin Evrimi adlı sunumuyla sahnedeydi. Sosyal medya trendleriyle birlikte derin öğrenme konusuna değindiği konuşmasında sosyal medyayı etkili kullanmaya başlayan markaların, öncesinde yaşadığı krizlerden örnekler de paylaştı.

Hiper gerçeklikten geleneksel mecralara

Satış, kurumsal iletişim gibi birçok fonksiyonun sosyal medyanın sunduklarından yararlanırken Fırat, bir veri bilimci olarak dijital pazarlamada sosyal medyanın gücünü ortaya koyan bir sunum gerçekleştirdi. Markaların, etiket kullanarak kampanyalarının ulaşacağı kitlenin daha da büyüdüğünü ve müşterileriyle doğrudan iletişim kurabildiğini ifade eden Fırat, daha çok kategori organize edilerek, markaların stratejilerini bulgularına entegre edip başarılı bir kampanya ortaya koyabileceğini belirtti.

Fırat’ın değindiği bir diğer konu ise görsel içeriklerin artmaya başladığı dönemde derin öğrenmenin kullanıldığı alanlardı. Bir markanın ürün geliştirmeden öngörü oluşturmaya ve tahmine kadar pek çok alanda görsel içeriklerin analizinden faydalanabileceğini belirten Fırat, bu yöntemle yoğurt markası Chobani’nin ailelerin çocukları sağlıklı yeme-içme alışkanlığı edindirmede zorlandığını fark ederek çocuklar için sağlıklı ürünler üretmeye başladığı bilgisini paylaşırken, derin öğrenme sistemlerinin Siri ve otonom araçlar gibi alanlarda da kullanıldığını söyledi.

Dinamik kreatif içerik

Hiper gerçeklikten geleneksel mecralaraKahve molasından önceki son oturum ise Wake Dynamite’in Kreatif Direktörü Tuomo Kulomaa’ya aitti. Dinamik Kreatif İçerik başlıklı sunumunda televizyonun dinamik ve gerçek zamanlı kreatif pratiklerine yönelen Kulomaa, 20’nci yüzyılda medya ve teknoloji şirketlerinin başlarında olan ve dünyanın en zeki adamlar olarak nitelendirdiği yöneticilerin talihsiz öngörülerini hatırlatarak başladı. Onlara kalsaydı, hiçbir izleyici aktörlerin konuşmasını izlemek ya da gidip bilgisayar satın almak istemiyordu. Bugün geldiğimiz noktadaysa, bu gibi soruları çoktan bir milyon yıl öncesinde kaldığına inanmışken, medyada ve bilişim teknolojilerde yapabileceklerimizin bir sınırı yok.

Bu sınırsızlığa rağmen televizyonu bu kadar da kolay harcamamalıyız belki de. Coğrafi hedeflemeyi ve gerçek zamanlılığı mümkün hale getiren ve dijital mecraları tercih edilir kılan teknolojileri geleneksel televizyon ve doğrusal yayıncılığına uyarlamanın imkânlarını tartışan Kulomaa, televizyonun canlı (live) içeriğiyle her zaman rağbet göreceğinin altını çizdi. Wake Dynamite kreatif direktörü, sunumunun ilerleyen zamanlarında başardıkları gerçek zamanlı pek çok yaratıcı örneği paylaştı.