Hedef dünya markası olmak

Anahtar ve priz sektörünün önemli oyuncusu VİKO, yenilenen yüzü ve iddialı hedefleriyle yoluna devam ediyor.

15.12.2017 - 13:28 | Haluk Kasarcı

"Hedef dünya markası olmak"
0
paylaşım
İlk paylaşan sen ol!
Facebook
Twitter
-Share on LinkedIn
+
Nedir?

2014 yılından bu yana faaliyetlerini Panasonic bünyesi altında sürdüren, anahtar ve priz sektörünün önemli oyuncusu VİKO, yoluna Panasonic Eco Solutions Türkiye unvanıyla devam ediyor. Kurumsal Marka Yönetim Direktörü Aysel Daysal Özaltınok, kurumun hedefini müşterilerinin hayatına daima değer katmak ve nihayetinde bir dünya markası olmak olarak özetliyor.

2017 yılı kapanmak üzereyken bir yılsonu değerlendirmesiyle başlayalım. Panasonic Eco Solutions Türkiye için geçtiğimiz yıl nasıl geçti ve önümüzdeki yıla dair hedefleriniz neler?

Geçtiğimiz yılı yaklaşık yüzde 15’lik bir büyüme ve İSO 500 verilerinde de yer aldığı gibi yaklaşık 440 milyon TL ciro gerçekleştirerek tamamladık ve geçen yıla göre yedi basamaklık bir yükselişle 367’nci sıraya çıkmış durumdayız. Önümüzdeki süreçte portföyümüzü, anahtar-priz pazarında standarttan lüks segmente kadar geniş bir yelpazede yeni ürün serileri ile zenginleştirmeye devam edeceğiz. Ayrıca, Panasonic ürün gamında yer alan birçok yeni ürün ve çözümü zaman içerisinde müşterilerimizin beğenisine sunmayı planlamaktayız. Önümüzdeki döneme oldukça pozitif bakıyor ve sektörümüz için daha hareketli günler bekliyoruz. 2018 yılında da kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefi ile yenilikçi, çevreye duyarlı ve tasarruflu ürünler sunmak için çalışmalarımızı hızla devam ettireceğiz.

Şirketin geride bıraktığı kilometre taşlarına baktığımızda 2014 Mart’ının doğal olarak önemli bir aşama olduğunu görüyoruz. VİKO’yu Panasonic Eco Solutions şirket çatısı altına alan dönüşüm beraberinde neler getirdi?

Öncelikle belirtmeliyim ki, şirketimizin dünyanın en değerli ve köklü markaları arasında yer alan Panasonic Grubu’na katılarak her anlamda daha da güçlenmesi, Panasonic’in ülkemize verdiği önemin de bir göstergesidir. Geçen süre içerisinde Panasonic tarafından tesislerimize birçok yatırım gerçekleştirilmiş ve 2014 yılında 750 olan çalışan sayısı yaklaşık 1000’e ulaşarak istihdama da çok önemli katkılar sağlanmıştır. Önümüzdeki süreçte çok daha güçlü bir geleceğe doğru ilerleyeceğimize ve Panasonic çatısı altında sektörümüzün güçlü şirketi olarak hep birlikte daha büyük başarılar inşa edeceğimize inanıyorum. Çünkü kuruluşumuzun ana hedeflerinden biri de tüm paydaşlarımızın desteği ile ortak çaba sarf ederek bugünlere getirdiğimiz şirketimizin her geçen gün daha üstün değerler üreterek sürdürülebilirliğini sağlaması olmuştur. 2014 yılında Panasonic Grubu’na dâhil olmamızla başlayan süreçte Ar-Ge ve teknoloji dönüşümü çalışmalarımızla endüstriyel potansiyelimizi geliştirirken ekonomik, sosyal ve çevresel konulara daha stratejik ve başarı odaklı yanıt verme kabiliyetimizi artırdığımızı görmek, bu birleşmenin ne kadar doğru bir adım olduğunu bizlere kanıtlamış oldu. Panasonic Grubu’na bağlı olarak faaliyet gösteren dört farklı şirket bulunmakta; biz ise şirket olarak faaliyetlerimizi Eco Solutions grubuna bağlı olarak sürdürmekteyiz.

Eco Solutions şirketine bağlanmamızın bir yansıması olarak ürün gamımızda da önemli yenilikler oldu. Bunlardan bazıları ise profesyonel el aletleri, yangın algılama sistemleri, solar güneş panelleri gibi yeni ürün ve çözümlerdir. Ayrıca, yenilikçi, çevreye duyarlı ve tasarruflu ürünler tasarlamak için Ar-Ge çalışmalarını ise hızla devam ettirmekteyiz. Önümüzdeki süreçte portföyümüzü, anahtar-priz pazarında standarttan lüks segmente kadar geniş bir yelpazede zenginleştirmeye devam edeceğiz.

İletişimi pek de kolay olmayan bir kategoride uzun yıllardır faaliyetlerinizi sürdürüyorsunuz. Gerek markalaşma ve gerekse son kullanıcı ile iletişim anlamındaki başarınızın ardında yatan yaklaşımı aktarabilir misiniz?

Güçlü ve bilinirliği yüksek bir marka olmanın ön koşulu, entelektüel sermayeden geçmektedir.

Takdir edersiniz ki kuruluşlar, geleceklerini markalarına yaptıkları yatırımlarla hazırlar. Bu kapsamda atılan her adım ve her doğru yatırım markayı tüketicilerinin gönlünde bir yere taşır. Güçlü ve bilinirliği yüksek bir marka olmanın ön koşulu ise entelektüel sermayeden geçmektedir. Bir kuruluşun entelektüel sermayesinin artırması, fiziksel ve finansal yatırımlar haricindeki diğer tüm alanlarda da dengeli sonuçlar üretmesine bağlıdır. Günümüzde markalaşmanın da temel unsuru farklılaşmak, farklılaşmış olmanın en önemli göstergelerinden bir tanesi de kurumsal itibarı koruyup, marka bilinirliğini artırmaktır.  Bu itibarı oluşturmak ve yönetmek ise stratejik bir yaklaşım gerektirir. Yalnızca paydaşlarla kurulan doğrudan iletişimle bunu başarmak oldukça zor. Kurumların karlılığını, varlığını ve itibarını sürdürebilmesi için; amaçlarını, hedeflerini ve değerlerini doğru yöntem ve teknikler kullanarak ilgili paydaşlarına anlamlı bir şekilde aktarabilmesi gerekir. Ürünlerimiz daha ziyade B2B kapsamında olmasına rağmen son kullanıcılarla mümkün olduğunca güçlü ve 360 derece iletişim kurarak yüksek marka bilinirliğimizi korumayı hedefliyoruz.

Panasonic Eco Solutions Türkiye olarak temel değerlerimizi destekleyen bir anlayışa ve kurumsal itibarın daima ön planda olacağı bir iletişim stratejisine sahip olduğumuzu, bu kapsamda önemli farklar yarattığımızı söyleyebiliriz. Biz, itibar kavramını, finansal sonuçlarımız, sahip olduğumuz teknoloji, yatırımlarımız, istihdama katkımız, markalaşmaya yaptığımız yatırımlar, sosyal sorumluluk projelerimiz, çevreye duyarlılığımız ve etik değerlere uyum gibi kavramları kapsayan geniş bir perspektifte ele almaktayız. Doğruluk, dürüstlük, adil olma, açıklık, şeffaflık, hesap verebilirlik, alçak gönüllülük, insana değer verme, yasalara ve etik ilkelere uyum gibi evrensel değerlere inanan ve bunları eylemleri ile hayata geçiren şirketler toplumsal hafıza payında oldukça değerli bir yere sahip olurlar. Sanırım başarımızın arkasında yatan ana unsurların bunlardan oluştuğunu söylemek mümkün. Bu konuda vurgulamak istediğim önemli bir husus da marka ve iletişim alanındaki trendleri yakından takip etmenin, bu alandaki başarılara önemli katkılar sağlamasıdır. MediaCat Dergisi liderliğinde geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Brand Week Istanbul’un bu alandaki en iyi örneklerin başında geldiğini söylemeliyim. Çünkü Brand Week Istanbul’da sahne alan birçok konuşmacı iletişim alanındaki yeni dinamikleri ve dünya trendlerini yalın bir şekilde yansıtarak hem iş yapma biçiminizi, hem süreçlerinizi gözden geçirmenize fırsat sunuyor.

Ürün inovasyonu konusunda yürüttüğünüz çalışmalardan bahseder misiniz?

Üretimimizi 56 bin metrekare kapalı alana sahip ve konusunda dünyanın en iyileri arasında gösterilen modern endüstriyel tesislerimizde gerçekleştiriyoruz. Panasonic Eco Solutions Türkiye, kurulduğu günden bu yana Ar-Ge ve tasarım çalışmalarını odak noktası olarak görmüş ve bu alana ayrı bir önem vermiştir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da onaylı olan Ar-Ge merkezimiz ile yetenekli insan kaynağımız, her ülke insanı için ayrı düşünüp üreten hız ve donanıma sahip. Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin ürün çeşitliliğini inovasyon ve kalite ile buluşturabilmedeki bu hızı, global tercihlere cevap verebilme yeteneği olarak önemli bir avantaja dönüşüyor ve yeni ürün sunma dinamiklerimizi olumlu etkiliyor. Yaklaşık 70 çalışanımızın hizmet verdiği Ar-Ge merkezimiz için ayırdığımız bütçenin ciromuzdaki payı yüzde 3,4 civarında ve bu oran Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde. Patent sayısı bakımından Türkiye’nin 7’nci şirketi olarak yer aldığımız düşünüldüğünde, ülkemizde oldukça iyi bir noktada olduğumuzu belirtmeliyim. Panasonic Eco Solutions Türkiye Ar-Ge Merkezi, inovasyon boyutları yüksek, TÜBİTAK destekli TEYDEP projeleri ve üniversite-sanayi iş birliği kapsamında San-Tez projeleri gerçekleştirmeye devam ediyor. Panasonic grubuna dahil olduktan sonra Ar-Ge merkezimiz, Panasonic Ar-Ge takımları ile pek çok farklı proje üzerinde çalışmaya başladı. Bunların arasında özellikle geleceğin akıllı şehirlerinin alt yapısını oluşturacak olan akıllı şebekelerin temel taşı niteliğindeki “Akıllı Sayaçlar ve PLC Teknolojili Uzaktan Okuma Sistemleri”ni örnek verebiliriz. Bu projenin hayata geçmesi, ülkemiz için hayati önem taşıyan enerjinin verimli kullanımı ve yönetilmesi, kayıp ve kaçakların izlenmesi gibi pek çok konuda önemli katkı sağlayacak.

Enerji sektöründeki birçok firma için -tüketicilerin beklentilerine de paralel olarak- sürdürülebilirlik anlamında atılan adımlar büyük önem taşıyor. Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin bu hassas alandaki duruşu, olmazsa olmazları ve öne çıkan faaliyetleri neler?

Panasonic Eco Solutions Türkiye, ürünün tasarımından atık olarak doğaya ulaşmasına kadar hemen her aşamada, ürettiği ürünün çevre dostu olmasına katkı sağlayacak süreçleri göz önünde bulunduruyor.

Sürdürülebilir ve aydınlık bir gelecek için yeni nesil ürünler ve teknolojiler sunarak enerjide tasarruf kültürünü yaygınlaştırmaya destek olacak ürünler geliştirirken, bu alandaki sorumluluğumuzu tüm süreçlerde ele almaya gayret gösteriyoruz. Enerji ve doğal kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan, atıkların çevreye zarar vermemesi için gerekli önlemleri alan, daha yaşanılabilir bir çevre oluşturmayı ve bu konuda toplumun duyarlılığını artırmayı hedefleyen bir kuruluş olduğumuzu söyleyebilirim. Panasonic Eco Solutions Türkiye, ürünün tasarımından atık olarak doğaya ulaşmasına kadar hemen her aşamada, ürettiği ürünün çevre dostu olmasına katkı sağlayacak süreçleri göz önünde bulunduruyor. Ayrıca, ürünlerimiz yüzde 100 geri dönüştürülebilir ve geri kazanılabilir bileşenlerden oluşuyor. Daha yaşanılabilir bir dünya hedefine katkı sağlayacak çevre dostu ürünler üretmek amacıyla yapılan yatırımlarımız sayesinde hayata geçen projeler ve yeni makinelerin devreye alınmasıyla, ambalaj ve fire atıkların azaltılması, enerji kaynaklarının verimli kullanılması sağlanıyor. Ürün ambalaj malzemelerinde ve kutulamada yapılan iyileştirmelerle doğal kaynak tüketimi ve piyasaya sürülen atık miktarı azaltılıyor. Uyguladığımız atık yönetimi ile atıkların kaynağında azaltılması ve ekonomiye kazandırılmasıyla çevre kirliliğinin önlenmesine destek oluyoruz.

Panasonic Eco Solutions Türkiye Endüstriyel Tesisleri, cam bina ile ısı kontrolü ve gün ışığını etkin kullanma, havalandırma sistemi, su kullanım kontrolü, yeşil alan ve peyzaj tasarımı ile yeşil mimari tasarım kriterlerini taşıyor. Ayrıca WWF iş birliği ile hayata geçirdiğimiz Green Office Programı ile çalışanlarımızı çevre dostu tercihler yapmaları konusunda bilinçlendirip, daha fazla tasarruf yapılması konusunda özendirmeyi hedefliyoruz. Bu önemli program sayesinde, ofislerimiz için bir tasarruf mekanizması oluşturup ülkemizin Green Office sertifikasına sahip sayılı kuruluşlarından biri olmayı amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra, enerji verimliliğine önemli katkılar sağladığını düşündüğümüz akıllı bina otomasyon sistemleri, akıllı sayaçlar ve uzaktan okuma sistemleri, lüks segment anahtar priz serileri gibi bazı ürün ve çözümlerimizin mevcut pazarlarımızdaki performansının artırılması ve Panasonic’in hâkim olduğu pazarlara sunulması bizlere heyecan veren önemli bir sinerji noktası olarak karşımıza çıkıyor. Yenilikçi, çevreye duyarlı ve tasarruflu ürünler tasarlamak için Ar-Ge çalışmalarını ise hızla devam ettireceğiz.

Ayrıca, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı destekleyen ve enerji verimliliği konusunda örnek çalışmalardan biri olduğunu düşündüğüm “Aydınlık Bir Gelecek İçin” adlı sosyal sorumluluk projesine değinmem gerektiğini düşünüyorum. Takdir edersiniz ki enerji verimliliği konusundaki bilincin henüz ilköğretim çağından başlaması, kalıcı davranış ve sorumluluklar kazandırma konusunda önceliği oluşturuyor. Bu bakış açısı ile oluşturulan “Aydınlık Bir Gelecek İçin” projemiz, ilk ve ortaokullarda enerjinin etkin kullanılması, öğrencilere enerji verimliliği konusunda bilinç kazandırmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Nisan 2012 tarihinde imzaladığımız protokol kapsamında uygulanmaya başlandı. Projeyi her yıl okullarda uygulayarak, enerji verimliliği konusundaki sorumluluğun yerleşik bir bilinç haline gelmesi ile önümüzdeki süreçte İstanbul’daki ilk ve ortaokulların enerji tüketiminde yüzde 20’lik bir azalma gerçekleşmesine katkıda bulunmuş olmayı amaçlıyoruz. Bu projenin önemli bir sürecini de çocuk tiyatrosu üstlenmiş bulunuyor. Çocuk tiyatromuz tarafından sergilenen “Aydınlık Bir Gelecek İçin” adlı oyun ile öğrencilerin eğlenerek öğrenmelerini sağlıyoruz. Tiyatro oyunumuz; enerji verimliliği, doğal kaynakların korunması, geri dönüşüm ve elektrikli ev kazalarına karşı korunma konularını içeriyor. Böylece çocukların hem eğlenmesi hem de enerji verimliliği konusunda sorumluluklarının farkına varması hedefleniyor. Çocuk tiyatromuz, 2012 Nisan ayından bu yana 560 bin öğrenci ile ücretsiz olarak buluştu.