Hatırlanacak reklam yaratmak için 8 ipucu

Ipsos KMG Reklam Araştırmaları Genel Müdürü Özlem Bulut ve Ipsos KMG Reklam Araştırmaları Direktörü Yasemin Özen, tüketicilerinin hatırlayacağı reklamlar yaratmak için 8 ipucu paylaştı.

19.07.2012 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Ipsos ASI tarafından iletişim yatırımının geri dönüş potansiyelini belirlemek için geliştirilen Next*Connect Modelinin tanıtımı bugün,
(19 Temmuz 2012) tarihinde Istanbul Modern Restaurant’ta gerçekleştirildi.
Ipsos araştırmaları gösteriyor ki dünyada ve Türkiye’de bir reklamın başarısı için sadece hatırlanma yetmiyor; hatırlanmanın mutlaka markalı olması, reklamın markasının akılda kalması gerekiyor. Artık bu da yeterli değil; reklamınız ‘paylaşım yaratma’ becerisi önemli. Reklam ağızdan ağza dolaşıyor, sosyal medya da paylaşılıyor mu? 
Reklamın ‘re-transmission’ gücü varsa mesajını daha etkin ulaştırıyor çünkü reklam gerçek dünyada ya da sanal dünyada paylaşılmışsa, tüketiciler güvendikleri ve sevdikleri bir arkadaştan gelen bilgiye güveniyor.   
Bugünkü lansmanda modeli anlatan Ipsos KMG Reklam Araştırmaları Genel Müdürü Özlem Bulut ve Ipsos KMG Reklam Araştırmaları Direktörü Yasemin Özen, tüketicilerinin hatırlayacağı reklamlar yaratmak için 8 ipucu paylaştı.

Tüketiciler yıl boyunca televizyonda yayınlanan reklamlar içinden spontan olarak 735 tanesini hatırlıyor ve en yüksek hatırlanma düzeyine sahip olan kampanyaların ortak özelliklerinden bazıları şöyle;

1. Hikaye

Kampanya reklamlarına kıyasla İmaj reklamları daha dikkat çekici oluyor.

2. Çatı İletişim

Çatı iletişim ise süreklilik içerdiği ve benzer temaları barındırdığı için erişimi kolaylaştırıyor. Reklam kampanyası boyunca filmlerde; aynı oyuncular, ünlüler, mekan ya da müzik kullanılırsa hatırlanma oranı artıyor ancak bu seriler de mesajı iletememe riski taşıyor.

3. Mizah

Espri unsuru ise sadece Türkiye’de değil Ipsos’un global öğretilerine göre Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kıyasla Orta ve Doğu Avrupa’da daha çok ilgi çekiyor. Ancak dozajı iyi ayarlamak gerekiyor. Mizah unsuru ürünün önüne geçerse reklam işlevini yitirmiş oluyor. 

4. Ünlü Kullanımı

Ünlü kullanımı reklamın hatırlanması açısından olumlu etkiler taşıyor ancak ikna kısmında çok da etkili değil. Ayrıca reklamlarda rol alan ünlüler kendilerini oynamayıp başka karakterlere bürünürlerse reklamın hatırlanma oranı bir hayli yükseliyor.

5. Marka ve Mesajın İletimi

Spotun sadece başında ya da sonunda değil de tüm spot boyunca ya da uzun spotlarda 19 saniye boyunca reklam, marka ya da mesajdan bahsederse hatırlanma oranı yükseliyor. Ayrıca marka ilk olarak spotun ilk dört saniyesi içinde gözükürse daha çok hatırlanıyor.

6. Müzik/Jingle

Reklam için şarkı yapılması ya da bilindik şarkıların uyarlanması olumlu sonuçlar doğuruyor. Ancak orada da dış ses – müzik dozajını iyi ayarlamak gerekiyor.

7. Süre

Sürenin kısa ya da uzun olması aslında pek de önemli değil. Etkin kullanılması gerekiyor. Ayrıca kampanyanın ana spotunun birkaç reklam ardından gelen kısa spotlar daha çok akılda kalıyor.

Ipsos KMG yöneticileri sekizinci ipucu olarak da Next*Connect’i işaret ettiler. Next*Connect, Ipsos ASI’nin online iletişim test modeli. Tüketici ile bağlantı kurmak için uygulanan bu yöntem ile bir reklamın sadece marka ve iletişimine yaptığı etki değil, aynı zamanda bu etki ile tüketicinin marka tercihinin değişip değişmediği, gerçekten kalıcı bir iz bırakıp bırakmadığı ölçülebiliyor.

Yeni bir araştırma modeli olarak, Next*Connect’in diğer bir önemli avantajı da: mecra sinerjisinin ölçümlemeye ve geleceğe yönelik simülasyonunu mümkün kılması… Çoklu mecra kullanılan kampanyaların testinde, tek tek mecraların performansını analiz edebilmek de mümkün kampanyaya bütünleşik bakmak ve değerlendirmek de.
Next*Connect, reklamları ve test edilmesi istenilen diğer iletişim unsurlarını (basılı, açık hava vb.) gerçek hayatta tüketicilerin deneyimledikleri şekilde gösteriyor.
Tüketiciler, markalar, reklamlar ve sinema filmleri hakkında online bir araştırmaya davet ediliyor.
Bu girişin ardından farklı markaların, farklı mecralarda reklamlarını ve seçtikleri bir filmin fragmanını izliyorlar. Çoklu mecrada çoklu reklam izleme sayesinde kişiler hangi markaya – hangi reklama dair araştırmaya katıldıklarını bilmeden; ‘çok sesli bir kalabalık’ sağlanarak tüketicilerin bir reklama odaklanmaması sağlanıyor. Böylelikle tüketiciler, markalara ve marka mesajlarına gerçek hayatta alışık oldukları şekilde maruz kalıyorlar.