Hakkı Devrim-Nur Çintay tartışması devam ediyor

Nur Çintay'ın verdiği sert yanıttan sonra Hakkı Devrim Radikal’de yayınlanan bugünkü yazısıyla tartışmayı devam ettirdi

04.12.2007 - 09:40 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Mediacat Aralık sayısında yer alan Hakkı Devrim söyleşisinin ardından Radikal yazarı Nur Çintay, Devrim’e sert bir yanıt vermişti. Hakkı Devrim Radikal’de yayınlanan bugünkü yazısıyla tartışmayı devam ettirdi. İşte Hakkı Devrim’in bugünkü yazısı…

Nur Çintay A. diye bir yazarı var Radikal’in. Hatırımda, Perihan Mağden günlük yazı yazmayacağım dedikten hemen sonra yazmaya başladı, diye kalmış.
Tarık Dursun soy adının ilk harfini kullanır, «K» diye. Hiç sormadım ona, ama zihnimde bir izahı var: «Kakınç» hoyrat bir kelimedir, anlamıyla da, ses olarak da K, onun kısaltması.

Nur Çintay Hanım evli, soyadları Aköz imiş. Kocam da önemli bir gazetecidir, torpilinden faydalanmak istediğimi sanmasınlar, diye mi düşündü? Radikal’e gelmeden mimlediğim gazetecilerden biriydi. Bir derginin «Bu dinozorlar…» diye başlayan bir resimaltında üç, dört yaşlı gazeteci arasında beni de sayıyordu. «Başımızın belaları, ne yazmaktan vazgeçer, ne de öbür âleme göçerler» vezninde.

Ben dinozorsam eğer, o hangi acayip canlıya benziyor diye aradım ve amip’te karar kıldım. Radikal’le bir ilgisinin olmadığı günlerden itibaren, bu yakıştırma adla söz ettim ondan.

Bana hiç hoş gelmeyen bir yola başvurdu. Basın Konseyi’ne şikâyet etti beni. Kendini, kanunla kurulmuş meslek odası zanneden o Konsey de beni, aramızda nasıl bir ilişki vehmediliyorsa artık, kı-na-dı!

Yetmedi, Nur Hanım (Bayan A demeye dilim varmaz benim, hoş görüle!) beni bir kere de Doğan Grubu’nun Yayın Konseyi’ne şikâyet etti.
– Siz ne diyecekseniz deyin bana, ama bu çocuk benden özür dilemediği sürece, ben ondan amip diye söz etmeye devam edeceğim, dedim.
Gazeteciler polemiğe, bir boks maçı gibi ringde tutuşurlar. Seyirci okurlardır. «Bu adam bana yumruk vuruyor!» diye gidip hakeme şikâyet etmezler. Gülünç olur!
Altmış yıldır sataşan ve sataşılan bir gazeteci oldum hep. Atıştığımız birini gazetesine, meslek kuruluşuna, yargıya şikâyeti hiç düşünmedim.
Sen meslektaşına hem hakaret edeceksin, hem de mercîler bulup ondan şikâyet. Benim meslek anlayışıma çok ters gelen böyle bir tutumu tercih edenler var aramızda. Sonunda gidip İsmet Berkan’a da benden şekva etmiş. Genel Yayın Yönetmenimiz:

– Bu amip kelimesini, müsaade edersen bugünkü yazından çıkaralım, dedi.
– Özür dilesin, hay hay!
– O bir kere bir laf etmiş, sen kaçtır söylüyorsun. Artık yeter.
Özür dilemiyorsa da başka bir laf ettiği de yok Nur Hanım’ın. Özür dilemek ayrı bir meziyettir.
– Peki, çıkarın, dedim.

Yarım asırlık meslek hayatımda beni bu muameleye ilk defa Radikal’in Genel Yayın Yönetmeni layık görüyordu. Orasını da sineye çektim. Bunlar aynı bir neslin çocuklarıdır.

Hanım kadına doğrudan bir diyeceğim de var. Okurlara borcumuzdur. Dinozor ile amip’in ne mene canlılar olduğunu anlat ki, birbirimizden söz ederken niye bu mahlukları seçtiğimizi anlasınlar. Tarife dinozordan başlamalısın.

İlgili haber:
MediaCat söyleşisi tartışma yarattı
Tartışmaya Perihan Mağden de katıldı