Gündem: Toplumsal fayda

Sürdürülebilirlik konseptli kampanyaların basit bir hayırseverlik etkinliği olarak algılandığı dönem geride kaldı.

04.09.2012 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Sürdürülebilirlik konseptli kampanyaların basit bir hayırseverlik etkinliği olarak algılandığı dönem geride kaldı. Günümüzde, markalar topluma faaliyetleriyle ilgili hesap vermek durumunda. Sorunların çözümü aşamasında tüketicilerin ve toplumun muhatabı konumunda olan şirketler sürdürülebilirliği pazarlama stratejilerine dahil etmek mecburiyetindeler. Artık, şirketler açısından marka itibarı sağlamanın yolu sürdürülebilirlikten geçiyor.

/* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
{mso-style-name:”Normal Tablo”;
mso-tstyle-rowband-size:0;
mso-tstyle-colband-size:0;
mso-style-noshow:yes;
mso-style-priority:99;
mso-style-qformat:yes;
mso-style-parent:””;
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
mso-para-margin-top:0cm;
mso-para-margin-right:0cm;
mso-para-margin-bottom:10.0pt;
mso-para-margin-left:0cm;
line-height:115%;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:11.0pt;
font-family:”Calibri”,”sans-serif”;
mso-ascii-font-family:Calibri;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;
mso-fareast-font-family:”Times New Roman”;
mso-fareast-theme-font:minor-fareast;
mso-hansi-font-family:Calibri;
mso-hansi-theme-font:minor-latin;
mso-bidi-font-family:”Times New Roman”;
mso-bidi-theme-font:minor-bidi;}

Hayırseverliğin ötesinde

Sürdürülebilirlik konseptli kampanyaların basit bir hayırseverlik etkinliği olarak algılandığı dönemler geride kalmışa benziyor. Türkiye’de bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Sürdürülebilir Markalar Konferansı’ kavramın çok boyutluluğu konusunda şirketleri düşünmeye sevk ediyor. Konferansı düzenleyen Sürdürülebilirlik Akademisi’nin Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç kavrama yönelik sınırlı bakış açısını eleştiriyor ve ‘ağaç dikmek’ veya ‘bir eğitim projesine imza atmak’la sınırlandırılan sürdürülebilirliğin marka imajı yaratmadaki temel işlevine dikkat çekiyor. Semra Sevinç, sürdürülebilirliği markaların üretim faaliyeti dışında konumlandıran görüşün aksine markanın üretimden tedarike kadar uzanan bütün aşamalarda yer alan bir model olduğunu vurguluyor. Global perakende devi Walmart’ın sürdürülebilirliğe yönelik bütüncül bakış açısı bu minvalde, sınırlı bir sürdürülebilirlik anlayışının ötesine geçiyor. Walmart, Brezilya ve Hindistan’da iş birliği yaptığı kadın tedarikçilere yönelik eğitim programlarından, tüketicinin ucuz, sağlıklı gıdaya erişiminin sağlanması amacıyla lojistik ve içeriğinde düşük oranda şeker, tuz ve yağ barındıran ürünlerin teşvikine kadar çok değişik aşamaları kapsayan bir sürdürülebilirlik politikası izliyor.

Büyük markalar sürdürülebilirlik politikalarına ilişkin görüşlerini MediaCat’ten Anıl Telcioğlu ile paylaştı. Yazının ve röportajın tamamını Eylül sayısında bulabilirsiniz.

Çevreci pazarlama anlayışı gelişiyor

Özgür GÜVENLİ / 356C Kurucu Ortak

Aslında çok basit bir denklemden bahsediyoruz ve değişkenlerimiz toplum ve doğa. Sağlam bir formül, model, sistem yaratabilirsek değer katabileceğimiz çok şey var. Firmalar bazında sürdürülebilirlik gün geçtikçe daha çok ilgi görüyor. Geçtiğimiz seneler içerisinde yeni pazarlar yaratıldı, farklı hizmetler veren şirketler kuruldu ve yeni ürünler piyasaya girdi. Dönüşüm başladı. Fakat çok yakın gelecekte doğru kararlar vermemiz gereken bir yol ayrımına geleceğiz; gerçekten sürdürülebilir olmak mı yoksa sürdürülebilir gözükmek mi?

Pazarda söz sahibi firmalar yanlış kararlar verirlerse tehlikeli bir süreç bizi bekliyor. Sürdürülebilirliğin karakterine bu şekilde müdahale etmek, toplumun da sürdürülebilirlik ve çevrecilik için sahip olduğu inancı zayıflatacaktır.

Kilit nokta ölçümleme

Füsun FERİDUN/Avea Kurumsal İletişim Direktörü

Tüketiciler artık bir ürünü satın alırken yalnız markasına değil, o markanın "nasıl bir dünya" içinde konumlandığını değerlendiriyor ve toplum için yaptıklarına bakıyor. O ürünün rafta, tezgâhta, markette, mağazada tüketici ile buluştuğu noktadan öncesini araştırıp, çevreye, dünyaya nasıl katkı, zarar verdiğine, ne kadar katma değer yarattığına bakıyor. Sosyal sorumluluk projelerinin planlama aşamasında oluşturulan iletişim stratejisi çerçevesinde; her sene değerlendirmesi ve ihtiyaçlara yönelik yarattığı sosyal etki ve farkındalığın ayrıntılı araştırılması, ölçümlenmesi sürdürülebilirliğin olup olmadığının ciddi emareleridir. Yönetim bilimci Peter Drucker dediği gibi “Ölçemezseniz, yönetemezsiniz.” noktasından bakarak süreçlerin ölçümlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Ölçemezsek sürdürülebilirlikten bahsedemeyiz.