Google Sandbox’ta eğlenirken

İki yıl önce Google tarafından 1,65 milyar dolara satın alınan YouTube’un ortalama aylık tekil kullanıcı sayısı 450 milyon kişiye ulaşmış durumda...
28.09.2009 - 00:00
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

İki yıl önce Google tarafından 1,65 milyar dolara satın alınan YouTube’un ortalama aylık tekil kullanıcı sayısı 450 milyon kişiye ulaşmış durumda. Google’ın amacı, YouTube’u kısa sürede ‘dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesi’ yapmak

Geçen ay, Google’ın ABD dışında düzenlenen ilk ‘Creative Sandbox’ etkinliğine davet edildim. New York Yaratıcı Grup Başkanı Robert Wong, gecenin açılışını, işinin herhangi bir ajanstaki yaratıcı yönetmenlerinkiyle aynı olduğunu söyleyerek yaptı ve bunu kanıtlarcasına, yöntemlerini cazip bir sloganla açıkladı: “Bu akşam yapacağınız en iyi iş, bir geek’le arkadaş olmaktır.”
Google ekibi ‘Yaratıcılık teknolojiyle birleştiğinde ne olur?’ baskılı tişörtler giyiyordu. Amaç yaratıcı insanları, Google Creative Lab ve YouTube’un son teknolojilerini işin uzmanından öğrenmeye ve ardından bunları kullanmaya teşvik etmekti.
Wong, bu ‘çok özel zaman’dan faydalanmaları için ajans yaratıcılarına çağrıda bulundu. “Web hazır, kullanıcılar nazır ve yaratıcılar daha önce hiç yapılmamış bir şeyi gerçekleştirme fırsatını yakalamış durumda.”

DÜNYANIN EN BÜYÜK ÜÇÜNCÜ ÜLKESİ: YOUTUBE
İki yıl önce Google Inc. tarafından 1,65 milyar dolara satın alınan YouTube’un San Bruno genel merkezinden ürün müdürü Jay Akkad, sitenin aylık 450 milyon kullanıcıya ulaştığını gururla söyleyerek yarattıkları etkiyi ortaya koydu. Amaçları, YouTube’u kısa sürede ‘dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesi’ yapmak.
Yeni teknolojili YouTube videoları çok daha interaktif olacak. Şimdiden videolara konuşma balonlarıyla açıklamalar iliştirebiliyorsunuz. Amerikalı reklam ajansı Boone Oakley’in yaptığı gibi, bir tıkla erişilebilen, portföyünüzü vaka incemelerinizi ve benzeri şeyleri içeren videolar yolu ile YouTube’u ücretsiz web siteniz niyetine kullanabilirsiniz. Halihazırda HP’nin YouOnYou Projesi, kullanıcılara melezleme/karıştırma (mash-up) teknolojisinden yararlanarak çeşitli yüklemeler (upload) ve remiksler yaparak kendilerini ifade etme şansı tanıyor.
Akkad, popüler videoların, reklam kampanyalarından çok daha akılda kalıcı olduğunu söyleyerek, Levi’s’ın ‘Ters takla atarak pantolonlarını giyen gençler’ videosunu örnek verdi.

INSIGHT VE INSIGHT FOR SEARCH
YouTube’un yeni içgörü uygulaması, kullanıcı hesabı sahiplerine, videolarını kimlerin izlediği, bu izleyicilerin nerede yaşadığı, videoyu ne kadar süreyle izledikleri, hangi videoların daha çok ilgi gördüğü bilgisinin yanısıra, kendi videolarıyla aynı kategorideki diğer YouTube videolarını karşılaştırma imkanı da sunuyor. Yani viral kampanyalar artık sadece yorum almıyor aynı zamanda sayısal verilerden oluşan geribildirimler de sağlıyor.
Google’ın ‘Insight for Search’ uygulaması ise kimin hangi anahtar sözcükle arama yaptığı, arama yapanların nerede yaşadığı, ne zaman arama yaptıkları ve bir sonraki aramalarının ne olduğu gibi detaylı davranışsal bilgileri, aylara ya da yıllara göre veriyor ve bu bilgileri en büyük beş rakibin bilgileriyle karşılaştırıyor. Bu hizmet sayesinde ilerleyen aylarda durumun ne olacağıyla ilgili tahminlere de ulaşabiliyorsunuz.
Google San Fransisco Creative Lab’den Aaron Koblin “Önümüzdeki on yılın en seksi mesleği istatistikçilik olacak” demiş. (Aslına bence de istatistikçiler, sıranın kendilerine geleceği o muhteşem anı uzun süredir bekliyorlar.)

KOBLIN’İN İLGİNÇ ÇALIŞMALARI
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki hava trafiği hareketinin 24 saatini gösteren videoyu gördüyseniz, Koblin’in çalışmalarından birini görmüşsünüz demektir. Bir diğer güzel çalışması ise Amsterdam’da yeni yıl arifesinde kısa mesaj çekilen yerleri ve mesajların yoğunluğunu gösteren haritadır. Bu şehir haritasında mesaj yoğunluğunu gösteren üç boyutlu kulelerin geceyarısına doğru nasıl da yükseldiklerini görebilirsiniz.
Koblin’in Radiohead’in ‘House of Card’ şarkısı için yaptığı videoya da mutlaka göz atın. Koblin, bu videoda üç boyutlu programlamayı, damlacıklar ya da kutucuklar kullanarak videonun kendilerine ait bir versiyonunu çekmeleri için kullanıcıların emrine sunmuştu. En tuhaf çalışmalarından biri ise internetten insanlara gönderdiği “Sola bakan koyun çizme” talebi olsa gerek. Bu çalışma, sadece aldığı tepkilerin analiz edilme yöntemi ile değil, projeye katılan 10 binden fazla kişiden sadece birinin “Bunu neden istiyorsunuz?” diye sorması ile de tuhaf.

GOOGLE WAVE
Google Wave insanların metin, fotoğraf, sembol ve hatta haritalar kullanarak gerçek zamanlı iletişime geçmelerini sağlayan yeni ve güçlü bir tartışma ve üretim uygulaması. Tüm bunları ağ üzerinde herhangi bir yere, mesela bloğunuza iliştirerek iletebiliyorsunuz. Dil çeviricileri gibi robotları da Wave üzerinden kullanabiliyor, ortaklaşa yaratılan dokümanları, ileri teknolojiye dayalı projeleri ve bunların maketlerini dünyanın herhangi bir yerinden bir kısa mesaj gönderiyormuşçasına paylaşabiliyorsunuz.
Katıldığımız etkinliğin diğer demo istasyonlarında ise birbiriyle etkileşim halinde olan ya da doğrudan sunucu sayfasının kendisine etki eden (tüm sayfayı göçüren Super Mario’yu görmüş olmalısınız) senkronize banner reklamlar; Google Earth ve Google Maps’e değer katan, not ve çizim ekleyip işaretler koyabildiğiniz ve hatta geçen yılbaşında Coca-Cola’nın yaptığı kampanyadaki gibi dünyadaki herhangi bir binayı parti ışıklarıyla süslediğiniz interaktif numaralar gösteriliyordu.
Kısacası Sandbox, müşteriler tarafından kullanılmayı bekleyen son teknolojiyle donatılmış. Benim favorim, Wii Fit denge tahtası kullanarak Google Earth’te dilediğiniz gibi sürdüğünüz süt kamyonuydu. Ne gibi bir ticari amaçla kullanılacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Zaten etkinliğin de bütün derdi, yaratıcı insanların merakını körüklemek değil miydi?