Gökhan Türkmen’le yeni markası üzerine…

GTR Müzik altında bir cingıl markası yaratan Türkmen'e kulak veriyoruz.

23.02.2017 - 11:52 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Gökhan Türkmen'le yeni markası üzerine...
14
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

2015 yılında kendi yapım şirketi GTR Müzik’i kuran müzisyen Gökhan Türkmen, şimdi bu çatı altında yeni bir marka hayata geçiriyor: GTR Jingle. Sektöre yeni bir soluk getirmeyi hedefleyen Türkmen, GTR Jingle ile dizi müzikleri, reklam müzikleri ve film müzikleri yapacak. GTR Müzik ile küresel ısınma, yeşil alanların kaybedilmesi ve eğitim konularında farkındalık çalışmaları da yürüten Türkmen’den yeni markasını, teknolojiyle mesafesini ve dijital müzik platformları hakkındaki düşüncelerini dinledik.

2015 yılında bağlı olduğunuz yapım şirketinden ayrılarak kendi yapım şirketinizi, GTR Müzik’i kurdunuz. GTR Müzik o günden bugüne nasıl yol aldı? Biz müzisyenin kendi yapım şirketinin olması iş süreçlerine nasıl artılar sağlıyor?

Ben memnuniyetsizlikten veya işlerin doğru gitmemesinden dolayı kendi şirketimi kurmadım aslında. Hep hayalim olan bir şeydi böyle bir müzik yapım şirketi kurmak; hayalleri olan, hayatı sanat olan, müzik olan insanlara bir şeyler yapabilmek için. Onun dışında tabii ki kendi şirketiniz olduğu için bir karar aldığınız zaman onu uygulamaya geçirmek daha kolay ve hızlı oluyor. Bir yandan daha çok sorumluluk alıyorsunuz tabii, o da ayrı.

GTR Müzik’in yeni alt markası GTR Jingle’dan bahsedelim. Bu gelişme yaratıcı sektörleri yakından ilgilendiriyor. Neler hedefliyorsunuz? Burası için nasıl bir ekip oluşturulacak?

Sürekli müzik yaptığım ve bir arada olduğum çok değerli müzisyen arkadaşlarım var. Bizim çok keyif aldığımız bir iş bu. Yaptığımız ve halihazırda bekleyen de çok işimiz var. Bunları güzel hikâyeler ve iyi markalarla bir araya getirmek için sabırsızlanıyoruz.

Yapım şirketinizi farklı kılan noktalardan biri sosyal sorumluluk projelerine destek vermesi. Destek verdiğiniz projelerde önceliklendirdiğiniz alanlar neler?

Öncelikle projenin gerçekliği ve samimiyeti çok önemli. O yüzden daha çok yakın çevremizden gelen şeyleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz diyebilirim. Takdir edersiniz ki şu zamanda suistimal çok oluyor. Bunlara elimizden geldiği kadar dikkat ediyoruz ve bize böyle bir teklif geldiğinde araştırmayı detaylı yapıyoruz.

Geçtiğimiz yıl 360 derece konser deneyimi sunan isimlerden biri oldunuz. Bu tip yenilikleri yakından takip ediyor musunuz?

Görüntü ve sesle alakalı her şeyi elimizden geldiğince takip etmeye ve teknik olarak uygunsa uygulamaya da çalışıyoruz.

Dijital platformlar kısa süre öncesine kadar müzisyenler tarafından temkinli yaklaşılan alanlardan biriydi. Ancak dünyadaki gidişata da baktığımızda bu mesafenin giderek ortadan kalktığını görüyoruz. Yalnızca genç yetenekler değil, köklü müzik grupları ve müzisyenler de şarkılarını öncelikli olarak bu platformlarda yayınlayabiliyorlar. Sizin bu konuya yaklaşımınız nedir?

Önceden kaset vardı, sonra CD’ye geçildi. Şimdi de birçok şeye bir arada hızlıca ulaşabildiğimiz dijital platformlar var. Bunun yanında plaklar da tekrardan etkisini göstermeye başlıyor aslında. Önemli olan nerede yayınladığından çok işin kalitesi ve muntazamlığı. Biz de bu konuda elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Ben rahatsız değilim dijital platformlardan. Yeter ki insanlar güzel müzik dinlesin ve buna değer versin. Ve tabii ki ne kadar çok kişiye ulaştırabilirsek kendimizi, o kadar iyi bizim için.