Gençlerden ‘Altın Pusula’ tepkisi

Vali Hüseyin Avni Mutlu'nun ödül almasına tepki gösteren iletişimciler ödüllerini iade ediyor.

01.07.2013 - 11:32 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Sonuçları geçtiğimiz günlerde duyurulan 12’inci Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri’nin kazananları arasında İstanbul Valiliği’nin de yer almasına tepkiler sürüyor.

Gezi direnişi sırasında uyguladığı politikalar nedeniyle büyük tepki toplayan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun, Türkiye iletişim camiasının dikkatle izlediği Altın Pusula’da ödüllendirilmesini protesto etmek isteyen bir grup iletişimci, yarışmanın 10’uncu döneminde aldıkları ödülü iade etme kararı aldı. Onur Karakaya, Yiğit Kılıç, Ertuğrul Taşlık ve Murat Özmutlu’dan oluşan grup üyeleri, 2011 yılında düzenlenen yarışmada ‘Şapkalı A’ isimli sosyal sorumluluk projesi ile ‘Genç İletişimciler’ kategorisinde ikincilik ödülü almıştı.

Yoğun eleştiriler karşısında TÜHİD Yönetim Kurulu da konu ile ilgili bir açıklama yaptı.

Ödül aldıkları dönemde Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nde öğrenim görmekte olan grup üyelerinin ve TÜHİD Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklamayı sırasıyla aşağıda bulabilirsiniz:

 

Ödül sizin olsun, Gezi Parkı bizim!

2011 yılında TÜHİD Altın Pusula Genç İletişimciler Kategorisi ikincilik ödülü sahipleri olarak bu seneki ödül töreninde İstanbul Vali’si Hüseyin Avni Mutlu’ya ödül verildiğini öğrenmiş bulunmaktayız.

Ödül jürisi ödülün Gezi Parkı olayları öncesinde verilmiş bir karar olduğunu belirtti. Vali Mutlu da ‘Ödülün Gezi Parkı olayları ile ilgisi nedir? diye sordu.

Aklımıza takılan ‘bağzı’ sorular var:

Gezi Parkı olayları öncesinde verilmiş bir karar neden değiştirilmesin? İletişim çalışması bitse de etkisi devam eden bir süreç değil midir?

Okulda ve işimizde öğrendiğimiz en önemli olgu iletişimin sürekliliğidir. Söylediğiniz her cümle, giydiğiniz kıyafet, taktığınız bir kravat sizin imajınızı belirler. Çünkü biz üniversitemizden ve iş ahlakımızdan böyle gördük, bu bakış açısıyla hareket etmekteyiz.

Bizim 2011 yılında aldığımız ödülün bu olaylarla ne kadar ilgisi varsa Gezi Parkı olaylarını bize göre yönetemeyen bir şehrin valisinin bu ödüle layık gösterilmeyecek olmasının da o denli ilgisi vardır.

İlgililerin aradaki anlayış farkını anlamaları ve ödülü geri alması için biz bir adım atıyoruz ve aldığımız ödülü iade ediyoruz.

Bununla birlikte bu sene ve daha önceki yıllarda ödül alan kurum, kuruluş ve kişileri ödüllerini geri vermeye davet ediyoruz.

Bu karar tamamen bizim insiyatifimiz olup ne danışmanımızın ne fakültemizin ne de okulumuzun aldığımız karar hakkında bir bilgisi yoktur.

Saygılarımızla

Ertuğrul Taşlık, Murat Özmutlu, Onur Karakaya, Yiğit Kılıç

 

TÜHİD Yönetim Kurulu’nun açıklamasıdır

12. Altın Pusula Ödülleri kapsamındaki “Kamu Kuruluşları” kategorisinde İstanbul Valiliği’nin ödül kazanmış olması nedeniyle TÜHİD’e bazı eleştiriler gelmektedir. Altın Pusula ödülleri, her yıl akademik, iş ve iletişim dünyasını, sivil toplum kuruluşlarını ve medyayı temsil eden geniş bir kurul tarafından değerlendirilmektedir.

12. Altın Pusula Seçici Kurulu, 2011 ve daha önce gerçekleştirilen ve yarışmaya başvuran projeler için rutin çalışmasını yaparak, başvuruları Altın Pusula Yönetmeliği ile belirlenmiş kriterler bakımından değerlendirmiştir. İstanbul Valiliği tarafından 2006 yılında başlatılan ve depreme hazırlık amacıyla toplumu bilinçlendirmeyi hedefleyen “Harekete Geç” projesi, Seçici Kurul toplantısında daha yüksek puan alarak “Kamu Kuruluşları” kategorisinde ödüle layık bulunmuştur.

İstanbul Valiliği’nin Gezi Parkı sürecindeki tutumuna eleştiri getirmek ile bağımsız bir jürinin bir projeyi ödüllendirmesi birbirinden farklı süreçlerdir.

İstanbul Valiliği Altın Pusula’da depreme hazırlık konusundaki projesiyle ödüle layık görülmüş olmasına karşın, Gezi Parkı süreci sırasında hatalı ve eksik gördüğümüz birçok konuyla ilgili olarak da yine kurumumuz tarafından eleştirilmiştir. Hepimiz hakların kısıtlanmasına karşı verilen tepkilerdeki haklılığa işaret ederken, kişi veya kurumları diğer haklarından mahrum etmeyi düşünmek adil olmaz.

TÜHİD Yönetim Kurulu, Gezi Parkı sürecindeki iletişim yönetimine yönelik görüşlerini 04.06.2013 tarihli açıklamasıyla kamuoyuyla paylaşmış ve iletişimin oynadığı önemli role vurgu yapmıştır:

“Taksim Gezi Parkı protestoları ve sonrasındaki gelişmeler, ülkemizde kamu yönetimi ile kamuoyu arasında bir iletişim yetersizliği olduğunu göstermektedir. İletişimin doğru yönetilmesi, içinde yaşadığımız etkileşim ve paylaşım çağının en önemli yönetim kriteridir. Modern demokrasilerde, kamu yönetimi ile kamuoyu arasında sürekli ve düzenli işleyen iletişim kanalları kurulması ve karşılıklı iletişim ve diyalog ortamının her şartta korunması esastır. Halkımızın, merkezi yönetimin ve yerel idarecilerin, toplum yaşamını doğrudan ilgilendiren her konuda, açık ve anlaşılır bir dil kullanılması, tepkilerin başka mecralara çekilmesinin önlenmesi açısından önemli bir sorumluluktur.”

Bir kurumun tutumunun eleştirilmesi ne kadar meşru ise, bağımsız ve şeffaf kriterlere göre değerlendirilen bir projenin ve bu projede emeği geçen meslektaşlarımızın ödüllendirilmesi de o kadar meşrudur.

Bu çerçevede, toplumumuzdaki tüm kurumları ilgilendiren ve etkileyen bir sürecin dinamiklerinin sorumlu bir biçimde tahlil edilmesi gereğini bir kez daha vurgulamak isteriz.

12. Altın Pusula’da ödüle layık görülen tüm kurumları ve ajansları tekrar tebrik eder, konuyla ilgili hassasiyet gösteren tüm meslektaşlarımıza ve dostlarımıza düşünceleri nedeniyle teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,

TÜHİD Yönetim Kurulu