Gençler ve markalar Youth Marketing’de buluştu

Eğitişim Kariyer Enstitüsü’nün düzenlediği Youth Marketing’de gençlerle buluşan Demir Demirkan ile Pelin Batu, marka ve pazarlamayı konuştu...

19.03.2008 - 11:23 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Eğitişim Kariyer Enstitüsü’nün düzenlediği Youth Marketing’de gençlerle buluşan Demir Demirkan ile Pelin Batu, marka ve pazarlamayı konuştu. Demirkan, markaların pazarlamada “his”leri ön plana çıkardığında tüketiciye daha kolay ulaşacağını anlattı.

 
 

Eğitişim Kariyer Enstitüsü’nün pazarlamada yeni trendlerin konuşulduğu TrendDays Zirveleri’nin ikincisi Youth Marketing bugün AFM İstinye Park’ta yapıldı. İki ana ve iki ara oturumda gerçekleştirilen zirvede e-genç, Community Marketing kavramları tartışıldı. Yeni gençlerin profilinin anlatıldığı ilk oturuma kokoş, modern sosyal demokrat, bobo (gece hayatını seven, uçuk yaşayan), teknolog, girişimci profilini temsilen eden birer genç katıldı. Gençlerle birlikte marka ve gençlik pazarlamasına bakışını anlatan diğer isimler ise müziyen Demir Demirkan, oyuncu Pelin Batu, Lokal Anestezi program yapımcı Erim Özşen ve Buzz rock grubunun solisti Emre Özlüer oldu.

 

Demirkan, markaların pazarlamada yaptığı gençleri sınıflandırmasının yanlış olduğun söylerken üniversite gençlerinin de kendilerini ‘ben kokoşum, ben modern sosyal demokratım’ diye tanımlamadığını söyledi. Markaların gençleri sınıflandırmak yerine tanıması gerektiğini vurgulayan Demirkan şunları söyledi? “Marketing yapan insanlara tavsiyem çok fazla herşeyi tasarlamasınlar. Biraz hisleriyle hareket etsinler. His olduğu zaman marka tüketiciye daha kolay ulaşıyor. Müzikte de aynı şey söz konusu. Üzerinde çok fazla düşündüğüm, çalıştığım, tasarımladığım müzikler oldu ama tutmadı. Akşamdan kaldığım bir gün elime gitarı alıp yaptığım besteler ise çok tutmuştur.”

 

Tüm katılımcıların ortak fikri markaların yoğun tanıtım ve pazarlama çalışmalarıyla tüketiciyi boğduğu yönündeydi… Bu konuda farklı öneriler getirenler oldu ama şikayetçi olmayanlar da vardı. Kültür Üniversitesi’nden bir genç söz alıp Nike bağımlısı olduğunu söylerken bundan mutluluk duyduğunu söyledi. Hatta marka bağımlılığına mesafeli duran Demirkan ve Batu’ya, ‘Bugüne kadar marka bağımlısı olmamış olabilirsiniz ama bundan sonra olmayacağınız anlamına gelmez” diyerek salonu kahkahalara boğdu.

 

Özşen ise markalara nasıl bağımlılık yaratacakları konusuna farklı bir öneriyle yaklaştı. Markaların tüketiciye gitmek yerine tüketicinin beklemesini tavsiye eden Özşen, “Markalar bir hedef kitle seçiyor ve ona yöneliyor. Bence büyük markalar bir duruş sergilemeli ve gençlerin kendiliğinden gelmesini sağlamalı. O zaman marka bağımlılığı yaratabilir” diye konuştu.

 

Zirvenin “Gençlik Araştırması Sonuçları” başlıklı ikinci oturumunda ise PRNet Başkan vekili Ali Gizer ve Millward Brown İş Geliştirme Direktörü Joseph Ciprut konuşması olarak katıldı. Ciprut, Türkiye dahil Avrupa ve Latin Amerika’da toplam 18 ülkede gerçekleştirilen ‘Yeni Aileler ve Markaları’ isimli araştırmayı katılımcılarla paylaştı.

Ciprut, araştırmanın, markalardan beklentiler hakkında da önemli ipuçları verdiğini söyleyerek şunları anlattı “Markalarla duygusal bağın eskisi kadar güçlü olmadığını ortaya koyan araştırma, yeni ailelerin fonksiyonel faydayı ön plana çıkararak markayı “kaliteli ürünle” özdeşleştirdiğine dikkat çekiyor. Aileler, çocukları için alışveriş yaparken fiyat unsurunu dikkate almazken, çocuklar için “en iyisini” istiyor.”

 

TrendDays 08 ‘Youth Marketing’ zirvesi için detaylı bilgiye www.trenddays.com adresinden ulaşılabiliyor.

 
 
Bilgi için:
PRoaktif İletişim
Selma Canyoran scanyoran@proaktifiletisim.com
212 343 61 53