Gençler ailelerin satın alma kararında söz sahibi

Youth Republic ve Synovate işbirliği ile gerçekleşen araştırmaya göre aileler gerekirse “yemiyor içmiyor,” çocuklarına iyi imkanlar sunmak için çalışıyor.

21.06.2011 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Youth Republic ve Synovate işbirliği ile gerçekleşen araştırmaya göre aileler gerekirse “yemiyor içmiyor,” çocuklarına iyi imkanlar sunmak için çalışıyor. Evlerde teknoloji denince gençler söz sahibi. Teknoloji konusunda anne babalar çocuklarını kendilerinden daha bilgili görüyor.

Gençlik iletişim ajansı Youth Republic’in Yeni Nesil Gençlik Araştırması gençlerin tüketim alışkanlıklarıyla ilgili bilgileri ortaya koydu. Yeni nesil araştırma yöntemleri kullanılarak 4600’den fazla gençle yapılan araştırma çalışan, liseli ve üniversiteli gençlerin marka seçimleri, satın alma kararlarındaki faktörler ve bunların aileleri üzerindeki etkileri gibi konuları inceledi. Araştırma kapsamında, 16 farklı ilden 3.119 üniversite ve lise öğrencisiyle ve 1.533 okumayan/çalışan genç ve gençlerin aileleriyle görüşüldü. Öğrenci evlerine kameralar yerleştirildi, gençlere harcama günlükleri tutturuldu.

Üniversiteli gençlerin % 63’ü ailelerinden uzakta yaşıyor ve yüksek alım gücüne sahip

Ailelerini etkileme hızı herkesten daha fazla olan üniversiteli gençler, aileleri ve arkadaşlarıyla geçmiş jenerasyonlara göre daha yakınlar. Ailesi tarafından korunmuş, başarı için pohpohlanmış bir nesil olan bu gençlere yeni bir isim veriliyor: “Millenials”. Ailelerine göre teknolojiden çok iyi anlayan Millenials kuşağı gençleri, ailelerin satın alma kararında çok etkili olabiliyor. “Çocukları için en iyisi”ni isteme eğilimindeki ailelerin genellikle gençlerin harçlıklarında herhangi bir kesinti yapmadığı ve krizin en yoğun yaşandığı dönemlerde bile bu gençlerin alım gücünde kriz öncesi döneme göre düşüş yaşanmadığı görülüyor. Aileler çocuklarının geleceği için imkanları zorluyorlar. Bu nedenle bu grup aile içerisinde en rahat maddi olanaklara sahip olan grup. Ailedeki diğer bireyler, zorluklar yaşasalar da, ailenin geleceği olarak gördükleri çocuklarına rahat bir hayat sunmaya çalışıyorlar. Üniversite öğrencisi olan grupta, gençlerin yüzde 60’ı aldığı harçlık tutarının krizden etkilenmediğini ifade ederken, lise öğrencilerinde bu oran yüzde 74’e ulaşıyor. Kriz dönemlerinde harçlıkları azalmayan gençler, krizin etkilerini en iyi şekilde değerlendirmek için bu dönemde yapılan indirimler, promosyonlar ve fırsatlardan, minimum para harcayarak maksimum faydayı almaya odaklanmış durumda.

En çok harçlığı alan Millenials gençleri, yüzde 63 oranında ailelerinden uzak yaşıyor. Aileden gelen erzak gibi desteklerin yanı sıra mont, ayakkabı bilgisayar vb. büyük alışveriş kalemlerini ailenin üstlenmesi de bu gençlerin maddi güçlerini artırıyor.

Ailelerin alım kararlarında üniversite gençliği oldukça söz sahibi

Ailelerle yapılan röportajlarda verilen cevaplara göre, bilgisayar alırken ebeveynlerin yüzde 66’sı her zaman, yüzde 24’ü çoğu zaman çocuğunun önerdiği markayı alıyor. Cep telefonu alırken yüzde 41 her zaman, yüzde 44 çoğu zaman çocuğunun önerdiği markayı aldığını söylüyor. Gazoz, kola, meyve suyu gibi soğuk içecek kararlarında ailelerin yüzde 29’u her zaman, yüzde 39’u ise çoğu zaman gençlerin sözünü dinlediklerini söylüyorlar. Televizyon alımı sırasında ebeveynler yüzde 24 oranında her zaman, yüzde 31 oranındaysa çoğu zaman üniversite öğrencisi çocuğunun marka tercihini benimsiyor.

İnternet alışverişinde de yüzde 56 oranında her zaman gençlerin sözü geçiyor. Ebeveynlerin yüzde 89’u bilgisayar, yüzde 85’i cep telefonu, yüzde 77’si internetten alışveriş, yüzde 48’i kitaplar, yüzde 59’u sinema filmleri konusunda çocuklarının daha bilgili olduğunu söylüyor. Bu alanlarda yapılan promosyonları da gençler daha fazla takip ederek ailelerini haberdar ediyor. Ev, tatil kararı, soğuk içecekler gibi herkesi ilgilendiren konularda ise anne-babalar, çocuklarını mutlu etmek amacıyla onların da fikirlerine başvurduklarını söylüyorlar. Banka, kredi kartı, sigorta gibi yatırım seçimlerindeyse yüzde 60 “çocuğuma danışmam” diyor.

Lise çağında alım öncesinde çocuğa danışma oranı düşmekle birlikte bilgisayar konusundaki alımlarda ebeveynler yüzde 46 oranında her zaman, yüzde 28 oranındaysa çoğu zaman çocuğunun önerdiği markaları aldığını söylüyor. Cep telefonunda ise aynı oranlar yüzde 40 ve yüzde 38 oluyor. Soğuk içecekler konusunda da çocukların marka tercihini yüzde 27 her zaman, yüzde 38 çoğu zaman dinlerim diyor. Televizyon alımlarında yüzde 22 her zaman çocuğumun seçtiği markayı alırım derken, yüzde 42 de çoğu zaman çocuğunun marka seçimini takip ettiğini söylüyor. Kitap, film ve tatil seçimlerinde her zaman çocuğa da önerisi soruluyor. İnternet alışverişlerinde lise gençliği yine yüksek etki oranlarına sahip.

Aileler, bilgisayar ve cep telefonu konularında yüzde 75 oranında, internetten alışveriş konusunda yüzde 55 oranında, kitaplar konusunda yüzde 29 oranında, sinema filmi seçimi ve televizyon alışverişi konusunda yüzde 43 oranında çocuklarının kendilerinden daha bilgili olduğunu düşünüyor. Elektronik eşya ve cep telefonu konulu promosyonları da gençler daha fazla takip ederek ailelerine haber veriyor.

Çalışan gençlerin omuzlarında büyük sorumluluk var

Çalışan gençlik söz konusu olduğu zaman ebeveynlerin bireysel ihtiyaçları ve ev için yapılan alımlarda çocuklara danışma oranı düşmesine rağmen, aileler bilgisayar (yüzde 60), cep telefonu (yüzde 43), televizyon (yüzde 29) alımlarında her zaman çocuklarının önerdiği markaları aldıklarını söylüyorlar. Araba ve ev (yüzde 27), internet alışverişi (yüzde 22) gibi konularda mutlaka çocuklarının görüşünü alıyorlar. Ebeveynlerin yüzde 70’i bilgisayar ve cep telefonu, yüzde 58’i internetten alışveriş, yüzde 48’i arabalar, yüzde 46’sı televizyon, yüzde 40’ı sinema filmleri, yüzde 37’si tatil yerleri, yüzde 35’i banka ve beyaz eşya, yüzde 32’si ayakkabı-kıyafet ve yatırım ürünleri, yüzde 31’i kredi kartı, yüzde 28’i ev, yüzde 27’si sigorta, konularında çocuklarını kendilerinden daha bilgili görüyor. Araba, beyaz eşya, cep telefonu, elektronik eşya gibi ürünler söz konusu olduğunda da promosyonları gençler en yüksek oranda takip ederek ailelerine haber veriyorlar.

Youth Republic CEO’su Serhat Gürcü, “Sayıları 15 milyonu bulan, 15-24 yaş arasındaki çalışan, liseli ve üniversiteli gençlerden oluşan gençlik pazarının toplam değeri yaklaşık 80 milyar TL. Youth Republic olarak gençlerin hayatının içerisinde olmak, onları yakından tanımak bizim işimiz. Gençleri daha iyi tanıyabilmek ve çeşitli konulardaki yönelimlerini ortaya koymak için bu tür yeni nesil gençlik araştırmaları yapıyoruz. Bu araştırma için saha gücümüzü de kullanarak 4600’den fazla genç ile görüşmenin yanı sıra onların evine girdik, çantalarının içine baktık. Kısacası onların gözünden hayatın nasıl göründüğünü anlamaya çalıştık. Türkiye nüfusunun yüzde 20’sini gençler oluşturuyor ve zamanın ruhunu yakalayabilmek gençleri anlamaktan geçiyor. Gençleri anlayan markalar onlara doğru şekilde ulaşabiliyor” şeklinde değerlendirdi.