Genç Steve Jobs’tan çağın ötesinde branding dersleri

Sürdürülebilir bir miras yaratmak için…

28.08.2013 - 16:57 | Haluk Kasarcı

Genç Steve Jobs'tan çağın ötesinde branding dersleri
15
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Ashton Kutcher tarafından beyazperdede yeniden hayat bulan Steve Jobs ölümünün ardından ilk kez bu kadar fazla gündemi meşgul ediyor. Apple‘ı bugün olduğu efsane haline getiren ve 1997 yılında alınan o malum, keskin virajı hatırlamak için tüm dünyada ilgiyle izlenen biyografik filmin yarattığı buzz’dan iyi bir fırsat olmasa gerek.

“Son derece kompleks ve gürültülü bir dünyada yaşıyoruz ve insanların hafızalarında yer etmemiz için çok da şansımız yok.” Bu sözler genç Jobs’a ait. Efsane şöyle devam ediyor: “Akılda kalmamızı sağlayacak şans, marka pazarlamanın temelini oluşturuyor.”

97 yılının ruhuna uygun görünüşüne rağmen kendine has olan edasını da koruyan Jobs marka değerini yitiren Apple’ın ardından ağıt yakarken; geri dönüş yolunda izlenmesi gereken rotanın işlemci hızlarından, megahertz ve benzeri teknik detaylardan ya da Apple’ın Windows’tan iyi olduğunu söylemekten geçmediğini biliyor.

“Bir markanın meselesi rasyonel argümanlar ortaya koymaktan ziyade, insanlarla nasıl duygusal bağ kurduğudur” diyen Jobs bu noktada Nike‘ın çizdiği başarılı örneğe atıfta bulunuyor.

“Nike bir ürün satıyor, sattıkları şey ayakkabı. Ancak biri Nike’tan bahsettiğinde bir ayakkabı markasından farklı bir şeyler düşünüyoruz. Reklamlarını biliyorsunuz; asla ayakkabıdan, ürünün kendisinden ya da hava tabanlarının Reebok’takilerden iyi olduğundan bahsetmiyorlar. Nike ne mi yapıyor? Harika atletleri ve atletizmi onurlandırıyorlar.”

Markalaştırmanın “Burada ne yapmak üzere bulunuyoruz?” sorusunu cevaplamak adına çalıştığını belirten Jobs, devam ediyor. “Müşterilerimiz Apple’ın ne yaptığını bilmek istiyor. Biz insanların işlerini daha kolay yapmalarına yardımcı olan birtakım ‘kutular’ yapmıyoruz. Bunu iyi yapıyor olmamıza rağmen yaptığımız şey bundan çok daha önemli. Apple’ın kalbinde yer alan fikir, tutkulu insanların dünyayı daha iyiye doğru değiştirebileceğidir. İnandığımız şey, budur.”

Bu inanç ve motivasyonun temelinde yer aldığı mesajı bir pazarlama stratejisi haline getirip sunmanın hesabını yapan Jobs’un geldiği nokta Lee Clow‘un reklamcılık tarihine adını altın harflerle yazdıran eseri Think Different oldu.

Jobs’un bu efsaneyi tanımlamak için yaptığı açıklama da aklındaki stratejinin reklam filmine ne denli kuvvetli biçimde sirayet ettiğini gösteriyor: “Bu film dünyayı değiştirebileceklerini düşünecek kadar çılgın olan ve ‘farklı düşünmeye’ karar vermiş olan kahramanları barındırıyor. Burada yer alanlar arasında hayatta olmayan kahramanlar bugün yaşıyor olsalardı kesinlikle birer Mac kullanıcısı olurlardı.”

Kaynak: Fast Company