Geleceğe henüz doğmamış markalar hükmedecek

Digital Age Konferansı 13 Ekim Perşembe günü dünyaca ünlü isimleri konuk edecek.

11.10.2011 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Digital Age Konferansı 13 Ekim Perşembe günü dünyaca ünlü isimleri konuk edecek. Bu konuklardan biri de Sosyal Medya Gurusu Richard Stacy. Avrupa Komisyonu’ndan IBM’e kadar birçok önemli kurum ve şirkete sosyal medya alanında danışmanlık veren Richard Stacy sosyal medya pazarlaması alanında guru olarak adlandırılıyor.

Barış Balcı, Sabah Gazetesi için, Stacy ile şirketlerin sosyal medya stratejileri üzerine kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi:

Türkiye’de şirketler sosyal networklere ayak uydurmada en çok zorlanan kurumlar arasında yer alıyor. Dünyada da aynı manzarayı görüyoruz. Markalar sosyal medyadan daha iyi yararlanmak için ne yapmalı? Onları bekleyen tehditler ve fırsatlar nedir?

Bir noktada sosyal medya organizasyonlar(markalar) ve bireyler(müşteriler) arasında değişen bir ilişkidir. Bireylerin kendi aralarında kolayca iletişim kurabilmeleri ile bir güç kayması gerçekleşti. Bireyler de organizasyonların onlar için eskiden yaptıklarını yapıyor veya kollektif bir pazarlık gücünü sosyal ağlardan oluşturabiliyor.

Bu güç kaymasını erken fark eden organizasyonlar başarılı olacak ve kalacak. Fakat bu aynı zamanda ciddi bir organizasyon değişikliğini gerektiriyor. Bu da özellikle büyük organizasyonların yapmakta zorlandıkları bir değişiklik.

Bir başka deyişle sosyal medyanın getirdiği standartlara verilecek en temel cevap bile organizasyonlara önemli bir yeni ayar zorunluluğu getiriyor. Sosyal medyaya katılım bir zaman yatırımı gerektiriyor, dijital alt yapı yatırımı inşa etmeyi gerektirmiyor. Özellikle müşterilerini insane sayısı olarak gören büyük şirketlerin bu değişime kültürel olarak ayak uydurması kolay birşey değil.

Bu da neden küçük şirketlerin sosyal medyaya daha çabuk ayak uydurduklarını gösteriyor. Küçük şirketler çabuk bir şekilde değişime ayak uyduruyor. Yeni dünyada önemli olan niş ve küçük tadları yakalayabiliyor.

Dediğiniz gibi büyük şirketlerin ayak uydurması zor oluyor. Öte yandan sosyal medya da bir çeşit yelkenli yarışı gibi. Rüzgar bazen ters yönde etki edebiliyor ve müşteriler bir anda şirketi acımasızca eleştiren ‘acımasız’ müşterilere dönüşebiliyor. Marka yöneticileri bu riski göze alarak sosyal medya denizinde nasıl yollarını bulabilirler?

Sosyal medya güvenin doğasını da değiştiriyor. Artık güven şirket ya da marka içinde belirlenen bir kurum olmaktan görünür süreçlerde belirlenen bir şey olmaya gidiyor. Bu değişimin motoru da yükselen şeffaflık. İnsanlar size, siz söylediğiniz için güvenmiyor artık. Gerçekte ne yaptığınıza göre güveniyor. Bu bir şirket için büyük bir problem. Çünkü geleneksel pazarlamanın ortasında yer alan düzenbazlığı ortaya seriyor. Gerçek dürüstlük ve orijinallik marka değerinin kritik konuları oldu. Bu kadar ciddi bir değişim pazarlama yöneticilerinin bile üstünde bir meydan okuma. Birçok şirket sosyal ağ marka yönetimini pazarlama ve iletişim departmanlarının altında görse de bu tamamen markayı ilgilendiren bir olgu.

Röportajın tamamına http://bit.ly/onnJv5 adresinden ulaşabilirsiniz.