Gaziantep markalaşırken…

Gaziantep logosu tartışmaları sektöre ne ifade ediyor?

11.04.2016 - 16:43 | Arzu Nilay Kocasu

Gaziantep logo tartışmaları
28
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Gaziantep’in markalaşma yolculuğu sırasında geçtiğimiz hafta alevlenen tartışmadan haberdarsınızdır. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin projenin ajansı I Mean It’e çalışma kapsamında verdiği 760 bin TL’lik meblağa dair pek çok ses yükselmiş; ajansın Gaziantep için hazırladığı logonun Shutterstock’ta yaklaşık 50 dolar karşılığında satın alınabilen stok bir görsele benzerliği üzerine tartışmalar farklı bir seyre doğru yol almıştı.

Gaziantep logo tartışmaları

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi “marka şehir kimliği çalışması sadece bir logo çalışmasına indirgenerek maliyeti üzerinden yanlış ve eksik bir şekilde sorgulanmaktadır derken” bizler de sektörde bir istisna olmayan bu ve muadili olayların tasarımcılar için ne ifade ettiğini anlamak amacıyla sektörün iki önemli isminin; Uğurcan Ataoğlu (Alametifarika) ve Bülent Erkmen’in (BEK) yanı sıra tüm bu hikâyede adı en çok geçen, logonun ve projenin sorumlusu I Mean It’in başkanı Emrah Yücel’e Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin markalaşma macerasını, logo tartışmalarını ve esin ile kopya arasındaki çizgiyi sorduk.

Gaziantep logo tartışmaları

Emrah Yücel

Gaziantep Markalaşma Projesi

Bu proje 2003 yılında, Gaziantep Sanayi Odası’nın “Marka Şehir Gaziantep” hamlesiyle başlamış ve sanayi alanında büyük başarılara imza atılmış. Bu özgüvenle 2015 yılında Gaziantep Kent Konseyi markalaşma projesinin kapsamının genişletilmesine karar vermiş.

Ne yazık ki ülkemiz ciddi bir göçmen kriziyle karşı karşıya. Bunun politik sebepleri elbette tartışılmalıdır. Öte yandan reel politik, şu anda 1,5 milyonluk Gaziantep’de 300 bin mülteci yaşıyor. “Dünyada bu büyüklükte bir göçmen problemiyle boğuşan başka kent yok” diyebiliriz. Binlerce yıllık Gaziantep kültürünün korunması için bu projeye acil ihtiyaç duyulmuş.

Proje ihale usulü yapıldı. Destinasyon pazarlama kampanyaları ve şehir markalaşma projeleri konusunda oldukça deneyimliyiz. Bu tür projeler ekibimizdeki kilit elemanların uzmanlık alanlarına hitap ediyor. I Mean It olarak üzerinde çalıştığımız projelere layık görülmemizin arkasında; portfolyomuz, yaptığımız işe kendimizi kayıtsız şartsız adamamız ve sunum kabiliyetimiz dışında herhangi bir sebep yok.

Süreçte stratejik planlar ve ulusal algı araştırması kullanıldı. Küresel trendler ve dünya genelinde başarıyla markalaşmış şehirler incelendi. Kentin kilit paydaşlarıyla mülakatlar yapıldı. İlköğretim okullarında yüzlerce çocukla resim atölyeleri düzenlendi.

Projenin hikâyesi

Projede üç eş hedef belirlendi. Daha yaşanası, daha yaratıcı ve daha gezilesi bir Gaziantep yaratmak. Kentin turistik değerler haritasını yarattık ve dört kategoriyi önceliklendirdik: kültür ve tarih, gastronomi, aile ve çocuk ve fuar ve kongre turizmi.

Birçok konumlandırma alternatifi yaratıldı. Kentin en büyük stratejik avantajının Gaziantepliler olduğuna karar verildi. Bu yüzden konumlandırma insan odaklı.

Final logo, uzun bir revizyon süreci sonunda evrilerek ortaya çıktı. İki görsel yan yana koyulduğunda beynimiz arada ilişki kurmak üzere refleksif olarak harekete geçer. Stok “G” harfi simetriden ve dengeden yoksun, dağınık ve okunurluğu zayıf. Bu grafiği oluşturan şekillerin hiçbiri Gaziantep logosunda karşılık bulmuyor. Modülerlik, ikonlar için taşıyıcı olma ve renk skalası gibi özellikleri barındırmıyor.

Gaziantep logosundaki “G” harfi tıpkı Gaziantep yazı tipindeki bütün diğer harfler gibi altıgen ve üçgenlerden oluşan bir grid yapısı üzerine kurulu. Bu yapıyı Gazianteplilerin “Ağır İş” olarak adlandırdığı bakır süslemelerini yapan ustalar da kullanır.

“G” harfi yapısal olarak taşıyıcı olmaya müsait olduğu için seçildi. G ambleminin siyah/beyaz uygulamaları için tel, 3D uygulamalar için boyutlu ve farklı alanlarda kullanılabilmesi için değişik piktogramların içerisinde yer aldığı renkli uygulamaları bulunmakta.

İhale kapsamında geleneksel olarak talep edilen her şeyi ve fazlasını teslim ettik. Fotoğraflar çekildi ve bunlar kullanılarak açıkhava, dergi ve gazete ilanları tasarlandı. Kapsamlı bir reklam kampanyası hazırladık. Bir mini-belgesel serisi yarattık. “Üretkenlik” kavramını kişisel bir noktadan yakalayan ve hemşerilerin damardan hissettiği bir “reklam” filmi hazırladık.

Küçük veya büyük herkesin marka ivmesinden yararlanması için “Gaziantep” yazı karakteri tasarlandı.

Bir işitsel kimlik yaratıldı. Sesli logo havaalanı terminalinde, tramvay ve otobüslerde ve çağrı merkezlerinde kullanılacak.

Gaziantep için Bestofgaziantep.com adında bir turizm internet sitesi hazırlandı. Tüm sosyal medya hesapları oluşturuldu ve aktivitelerin yönetimi konusunda müşteri yönlendirildi.

Projenin hikayesini anlatan, Gaziantep fontunun ücretsiz indirilebileceği ve tanıtım filmlerinin izlenebileceği Gaziantepmarkalasiyor.com isimli bir internet sitesi açıldı.

Hizmet kalemleri

Proje kapsamında tarafımızca hazırlanmış ve teslim edilmiş başlıca hizmet kalemlerini aşağıda sıralıyoruz:

  1. Rakip ve örnek alınacak şehirlerin analiz raporu
  2. 32 paydaş ve kanaat önderi ile yüz yüze görüşme, bu görüşmelerin videoya kaydı ve kitaplaştırılması
  3. Şehir değerler haritasının çıkarılması ve stratejik araştırma raporu
  4. Stratejik konumlandırma platformu
  5. Sözel kimlik (Türkçe ve İngilizce slogan geliştirilmesi)
  6. Farklı hedef kitleler için kilit mesajların yaratılması (turist, yatırımcı, hemşeri)
  7. Orijinal Gaziantep yazı tipinin (font) tasarlanması
  8. Logo tasarımı
  9. 5 adet “ses logosu” tasarımı (işitsel kimlik)
  10. Logo animasyonu
  11. 2 adet sanatçı tarafından gerçekleştirilen Gaziantep fotoğraf çekimi
  12. Kurumsal kimlik uygulamaları (Antetli kağıt, kartvizit, zarf, dosya vb. tasarımları,T-Shirt, kol düğmesi, rozet, broş vb. tasarımı)
  13. Şehir içinde anıtsal mimari uygulama önerileri
  14. Şehir değerleri afiş tasarımları
  15. Şehir tanıtım broşürü (16 sayfalık Türkçe ve İngilizce olarak)
  16. 60 saniyelik marka hikâyesi filmi
  17. “Şehir Marka Tasarım” rehberinin teslimi
  18. 5 adet 2 dakika 30 saniyelik Gaziantep belgesel filmi (Amerikalı bir sunucu tarafından hazırlanmıştır)
  19. 20 saniyelik TV ve internet spotlarının kurgulanması (5 adet)
  20. Gaziantep müzik temasının oluşturulması
  21. İngilizce blog sitesinin oluşturulması
  22. Blogun, Facebook ve Instagram sayfasının yönetilmesi
  23. İngilizce turizm internet sitesi Bestofgaziantep.com’un hazırlanması

Projenin bütçesi

Basında bütçe, “sadece logoya ödenen bir miktar” olarak sunuldu. Bu tepkinin nedenlerini anlıyoruz ve anlayışla karşılıyoruz. Toplumsal kaygı ortamından geçmekteyiz. Bu iddiaların daha çok bilgisizlikten kaynaklandığını düşünüyoruz. Uzmanlar bilir ki logo tasarım kalemi, böyle prodüksiyonun ağırlıkta olduğu projelerde devede kulaktır. Bizi asıl üzen şey “bütün işi sanki sadece bir kişi yapmış gibi gösterilmesi” oldu. Aylar boyunca dişini tırnağına takarak çalışan onlarca çalışana haksızlık oldu.

Gaziantep logo tartışmaları

Uğurcan Ataoğlu

Logo küçüktür ama mide bulandırır

Yüzyıllardan beri harflerle o kadar çok amblem, logo, arma vs. tasarlanıyor ki. Bir harfle özgün bir logo yapmak neredeyse imkânsız. Aynısı veya çok benzeri mutlaka bir yerden çıkar.

Geçenlerde adı A harfiyle başlayan müşterimize logo çalışıyorduk. Bir kavram bulduk ve kavramın görsel karşılığını A harfine ekleyerek bir tasarım yaptık. Böylece diğer A’lı logolara benzeme ihtimali azalacaktı. Beğenildi ama müşteri bizden özgünlük konusunda garanti istedi.

A harfiyle yapılan bütün logoları internetten araştırdık ama en ufak bir benzerini bulamadık. Logonun benzerlerini arayıp bulan bir program var. Gönderdik, “sıfır benzerlik” diye cevap geldi. Biz de bunu müşteriye gösterdik. Kurumsal kimlik kitabı bitti, matbaa provaları alındı derken müşteri bizim yaptığımızın çok benzeri bir logo gösterdi. Aynı harfle aynı kavramı birleştirmişler, sadece tipografisi biraz farklı.

Kamuoyu önünde yaşansaydı kesinlikle biz de “hırsızlık”la itham edilirdik. Memleket konuyu bilmeden, araştırmadan suçlama şehvetiyle yanıp tutuşan insanlarla dolu. Tasarım sürecini müşteriyle birlikte yaşadığımız için bir orta yol bulup konuyu tatlıya bağladık.

Ticaret biraz da mahremdir

Bu işte G harfinin internette çok benzerinin olmasını, verilen paranın miktarını ve dışarıya gitmesini hazmedememiş insanlar. Gaziantepli tasarımcıların yapmaları gerektiğini düşünenler bile var. Eğer dünya markası olmayı hedefliyorsan ekip olarak da, fikir olarak da, bütçe olarak da dünyaya açılmak zorundasın. Yazılanlar doğruysa yapılan işe alınan para dünya çapında. Türkiye’de bu kapsamda bir işte bu rakamlara ulaşmak mümkün değil. Yapılanların bu parayı hak edip etmemesi tarafları ilgilendirir. Ticaret biraz da mahremdir.

İnternette herkese açık milyonlarca şekil var. Bunlar elimizin altında ve bedava fiyatına bir hizmet. Sektör çalışanları sunum sayfaları daha renkli ve dikkat çekici olsun diye alıp kullanırlar, öğrenciler ödevlerinde kullanırlar… Ama başarılı olmak isteyen bir markanın yazı tipi veya sembolü, bir insanın imzası gibi özel ve taklit edilemez olmalı. Görenler hemen markayı hatırlamalı, duygulanmalı, heyecanlanmalı. Dünyada daha önce yapılmamış hiçbir şey yoktur diyorlar; doğrudur. Her şey mutlaka bir şeye benzer. Bir tasarımcı, daha önce yapılmış her şeyi takip edip, aklında biriktirir, kalan tortuları harmanlayarak yepyeni şeyler yapabilirse usta olur.

Gaziantep logo sunumunun bir bölümünü internetten gördüm. Kendi içinde mantıklı ve tutarlı bir yolu var. G harfine şehirle ilgili farklı kavramlar da eklenmiş. Ama uygulanmış hali “özgünlük” konusundaki beklentileri karşılayamıyor. Görsel kültür dünyamızın içinde “taklit logolar” kategorisinde yer alacak olması hepimiz adına üzücü bir durum.

Gaziantep logo tartışmaları

Bülent Erkmen

Hikâyedeki diğer problem

Bu saatten sonra gerçeğin ne olduğu çok da önemli değil!

Ortada çok kapsamlı, gösteri gücü çok yüksek, çok baştan çıkarıcı, uyguladığı “show terörü” ile 800 bin liralık bütçeyi hak etmiş bir kent kimliği çalışması ve onun taşıyıcısı bir logo var, diğer yandan da 140 liralık Shutterstock’tan bir logo! Ve bu ikisi ne yazık ki fazlaca aynı.

Bu duruma, iyi niyetliler “trajik bir rastlantı”, kötü niyetliler “sondan başa gelinip içi doldurulmuş” bir çalışma diyebilirler. Gerçeğin hangisi olduğundan çok sonucun “böyle” olması önemli!

Ancak benim önemsediğim başka bir “problem” var! “Bu” logonun çözümleme yaklaşımının ve ele alınış biçiminin Melbourne kentinin yeni logosuyla olan aşırı yakınlığı. Bu yakınlığı “Shutterstock’tan alınma” tartışmasından çok daha önemli buluyorum. Gaziantep’le Melbourne’u aynı görsel kefeye koymanın ve bu şablon anlayışının yarattığı/yaratacağı problemleri tartışmalıyız. Asıl ürkütücü olan bu anlayış çünkü!

Gaziantep logo tartışmaları