Gazeteler insan olsaydı…

Gazetelerin okur portrelerini çizerken, bu portrelerden yola çıkarak ‘Gazeteler ete kemiğe bürünse ve bir insan olsa hangi niteliklere sahip olurdu?’ sorusunun yanıtını da bulmaya çalıştık.

05.10.2011 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Türkiye’de medya son dönemde hem sahiplik hem de içerik açısından büyük bir dönüşüm yaşadı. Bu dönüşümün en net şekilde gözlemlendiği alan ise kuşkusuz gazeteler. Gazetelerin sahipliğinde ve kimliğinde yaşanan bu büyük değişimin okur cephesine nasıl yansıdığını görebilmek için TGI Türkiye Araştırması’nın sunduğu zengin ve ufuk açıcı verilere baktık. Bu araştırmanın bir bölümünde ise gazetelerin okur portrelerini çizerken, bu portrelerden yola çıkarak ‘Gazeteler ete kemiğe bürünse ve bir insan olsa hangi niteliklere sahip olurdu?’ sorusunun yanıtını da bulmaya çalıştık.

Akşam: Biraz yoğun ve yorulmuş bir insan olurdu. Yorgunluktan etrafına ilgisi biraz zayıflamış olabilirdi. İkizler burcu olabilirdi. Keyif insanı olurdu. Dergi okur, kağıt oynar, alışverişe giderdi. Ama yorulurdu.

Bugün: Doğaya karşı sorumluluk taşıyan, az işlenmiş ürünler kullanan biri olabilirdi. Her koyunun kendi bacağından asıldığı fikrine katılabilirdi. Buna inandığı için de kendi sorumluluklarını yerine getirirdi. Yerel olanla ilgilenirdi. Dışarıda yemek yemeyi ve alışveriş merkezlerini sevebilirdi.

Cumhuriyet: İçki içen ama düzenli sağlık kontrolüne giden bir adam olurdu. Yemek ve yiyecekler hayatında önemli yer tutabilirdi. Muhtemelen çok tatil yapardı. Derneklere, birliklere, meslek odalarına gider, kültürel etkinliklere de dahil olurdu.

Güneş: Karamsar ve belki biraz somurtkan olurdu. Pek bir şeyi değiştirmeye heves etmezdi. Kahveye gidebilir, araba yıkamayı sevebilir, kağıt oynar, arada biraz şekerleme yapmaktan hoşlanabilirdi. Evde ufak tefek tamirat işleri yapmak için de uygun biri olurdu muhtemelen.

Habertürk: Sosyal olurdu. Yurtdışı ile bağı olurdu. Kaliteyi ve prestiji önemserdi. Kıpır kıpır olurdu, yerinde duramazdı. Etrafını güzelleştirmekten, kendini yenilemekten hoşlanan ve bireysel hedefleri de olan bir insan olurdu. İlgileri geniş olurdu. Bilgisayar oyunu oynar, kitap okur, internete bağlanır, maça gider, müzik dinlerdi.

Hürriyet: Ekonomi ile ilgilenirdi. Gazete okumayı ciddiye alan, organize bir insan olurdu. Sorumluluk duygusu ve kalite beklentisi yüksek olurdu. Yeniliklerden ve keşfetmekten hoşlanırdı. Mutlaka sosyal biri olurdu. Dışarıda yemek yerdi, konsere ya da sinemaya giderdi. Hiç boş duramazdı. Spor yapardı, internete bağlanır ya da alışveriş yapardı.

Milliyet: Seçici olurdu. Ekonomik faaliyetlere ilgi duyardı. Hayatını belirleyen temel sözcük “dikkat” olan titiz bir insan olurdu. Gözlerini ve kulaklarını dört açardı. Seçici olurdu. İlgi alanı dışında kalan konulara kafa yormazdı. Genel geçer anlamları ikame edecek bir bakış açısı olurdu hayata karşı. Elit ve belki elitist biri olurdu. Tiyatroya veya konsere gider, muhtemelen bir kulübe üye olabilir ve sosyal sorumluluk projelerinde çalışabilirdi. İnternette de zaman geçirir, alışverişe de giderdi. Satranç da oynaması muhtemeldi.

Posta: Maddi konuları önemserdi. Başarıyı parayla değerlendirirdi ve para harcadığında karşılığını almak isterdi. Meraklı olurdu. Statükoyu destekleyebilirdi. Kendi eksenindeki konularla ilgilenebilir, dışındakiler için “Hakuna matada” (Aslan Kral’ın şarkısından, “Dert etme” anlamında) diyebilirdi. Boş zamanlarında ilginç bir şey yapmazdı. Kahveye gidebilir, biraz dolaşabilir ya da televizyon seyrederdi.

Radikal: Kendinden emin olurdu. Kendinden eminliği yakın arkadaşları tarafından tuzu kuruluk olarak algılanabilirdi. Hayatındaki her şeyle birlikte doğmuş gibi algılanabilirdi.

Sabah: Becerikli ve yenilikçi olurdu. Keşfetmekten hoşlanırdı. Yeni olanı benimser, ancak gelenek ile bağını korurdu. Sinemaya, restoranlara ve alışverişe giderdi. Hobi kurslarına ilgi duyardı. Dergi okumanın yanı sıra dikiş de dikebilirdi.

Sözcü: Hayatını değiştirebileceğine inancı zayıf olsa da enformasyon almayı önemserdi. Hemen her gün gazete okurdu. Okumaya, ama gazete-dergiden kitaba kadar her şeyi okumaya eğilimli olurdu.

Star: Biraz dağınık olabilirdi. Ev ile sokak (iş ve sosyal hayat) arasında yüksek beklentilerle kendini ihmal edebilirdi. Prensipleri olurdu. Her durumda evi hayatının merkezi olurdu.

Takvim: Denemekten, tatmaktan hoşlanırdı. Etrafında ne olup bittiğiyle ilgilenirdi ama evi de önemserdi. Düzen içinde hayatını renklendirmekten hoşlanırdı. Kalite beklentisi yüksek olur, bunu elde etmek için para harcamaktan kaçınmazdı. Geleneksel bazı değerlere sadakatle bağlı olurdu.

Taraf: Heyecanlı, hareketli, idealist, dünyanın derdini yüklenmiş bir adam olurdu. İlgi alanı mutlaka geniş olur ve asla pes etmezdi. İnternet başında çok zaman geçirebilirdi. Yaşama biçimi örnek teşkil ederdi. Satrancın başından kalkıp eline kitabı alırdı. Kültürel etkinliklere mutlaka katılırdı. Neşesiz olmazdı ama yaşamayı ciddiye alırdı.

Türkiye: Doğruların-yanlışların yerli yerinde olduğu düzenli bir insan olurdu. Fikirlerini değiştirmek biraz güç olabilirdi. Katı olabilirdi. Katılığına rağmen taşkınlık yapmıyorsa bu kendi hayatına sadakatinden olabilirdi. Tavla oynayabilir, kahveye gideblirdi. Ama ev ve aile düzenine önem verirdi.

Vatan: Hiçbir şeyi kaçırmak istemezdi. Ajandası kalabalık, sorumluluk sahibi, titiz ve belki biraz da hedonist bir adam olabilirdi. Örgütlü ve seçici bir hayatı olurdu. Hayatında herşey ve herkes yerli yerinde olurdu. Alışverişe özel bir düşkünlüğü olabilirdi. Ev ve aileye ilişkin konular bu önceliklerin ardına eklenebilirdi.

Yeni Şafak: Sağlık ve beslenme konusunda obsesifliğe varabilecek ölçüde titiz olabilirdi. Önkabulleri olan, kuralları takip eden, fedakar biri olabilirdi. Derneklere giderdi, zamanı faydacı ve faydalı işler için kullanırdı. Satranç da tavla da oynardı. Ölçülü sosyalleşmeye karşı olmazdı.

Zaman: Kanaatkar olduğu için hayatından memnun ve ciddi bir adam olurdu. Fazla risk almak istemezdi. Kendisine az zaman ayırırdı. İhmal ettiği kendisini doğal ilaçlarla iyileştirmeye çalışırdı. Tanınmış markalara güvenen, yine de karar vermek için çarşı-pazar dolaşmaktan kaçınmayan bir tüketici olurdu. Doğaya karşı sorumluluk taşıyan, kısmen yerelci bir insan olurdu. İş ve ev dışında, kursa gider veya araba yıkardı.

Gazetelerin yeni okur portreleri hakkındaki dosyanın tamamına MediaCat Ekim sayısında ulaşabilirsiniz.