Film Ekimi 6. yaşını kutluyor 19-25 Ekim 2007

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Nokia Nseries sponsorluğunda gerçekleştirilen Filmekimi altıncı yaşına giriyor. 19-25 Ekim tarihleri arasında, uluslararası festivallerde ödüller alan, dünyanın dört bir yanından 21 film, 7 gün boyunca Beyoğlu Emek Sineması’nda sinemaseverlerle buluşacak.

14.09.2007 - 10:03 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Nokia Nseries sponsorluğunda gerçekleştirilen Filmekimi altıncı yaşına giriyor. 19-25 Ekim tarihleri arasında, uluslararası festivallerde ödüller alan, dünyanın dört bir yanından 21 film, 7 gün boyunca Beyoğlu Emek Sineması’nda sinemaseverlerle buluşacak.

İlk kez düzenlendiği 2002 yılından beri seyirciden büyük ilgi gören ve geçtiğimiz yıl 30.000 kişiyle seyirci rekoru kıran Filmekimi kapsamında başlayan Nokia Nseries Kısa Film Yarışması bu yıl da devam ediyor.

Nokia Nseries sponsorluğunda gerçekleşen Nokia Nseries Kısa Film Yarışması, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da yeni yetenekleri film dünyasına tanıtmayı hedefliyor. Nokia Nseries’in “deneyim” kavramıyla bütünleşen yarışmada, günlük hayat ve deneyimler birer kısa filme dönüşüyor.

400’e yakın katılımcının olduğu ilk yarışmadaki gibi, 2. Nokia Nseries Kısa Film Yarışması’na başvuru için herhangi bir yaş, deneyim, tür ya da tema kısıtlaması bulunmuyor. Kısa filmlerin herhangi bir kameralı cep telefonu ya da dijital kamerayla çekilmesi gerekiyor. 6 Ekim – 21 Aralık 2007 arasındaki başvuru sürecinin ardından, ödüllü yönetmen Nuri Bilge Ceylan başkanlığındaki jüri, 2 aşamalı yarışmanın değerlendirme sürecini başlatacak. Yarışmanın finalistleri birer Nokia N95 multimedya bilgisayarı, ilk 3’e girenler ise para ödülü kazanacak. Ayrıca bu 3 film, 27. Uluslararası Film Festivali’nde, Türk filmlerinden önce sinemaseverlere izletilecek. (Ayrıntılı bilgi için: www.nserieskisafilm.com)

Filmekimi Programında Neler Var?

Türkiye’de vizyona girmeyi bekleyen filmlerin ilk gösterimleri bu yıl yine Filmekimi’nde yapılacak. Cannes, Berlin, Sundance gibi festivallerde ödüller alan filmler, büyük ustaların yapıtları Beyoğlu Emek Sineması’nda izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Her akşam 21.30 seansında, vizyona girdiğinde adından söz ettirmeye aday bir filmin galası gerçekleştirilecek.

Cannes Film Festivali’nin Ödüllü Filmleri Filmekimi’nde …

Bu yıl Cannes Film Festivali’nde büyük ödül Altın Palmiye’yi kazanan genç yönetmen Cristian Mungiu’nun “4 Ay, 3 Hafta ve 2 Gün / 4 Months, 3 Weeks and 2 Days”adlı filmi, Çavuşesku döneminde geçen yasadışı bir kürtaj hikâyesini anlatıyor. Romanya’da komünizmin son yıllarından çarpıcı bir kesit sunan film, Cannes Festivali’nde büyük ödülün yanı sıra Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği Fipresci Ödülü’nün de sahibi oldu.

Marjane Satrapi’nin İran Devrimi’nin ilk yıllarında geçen çocukluğundan yola çıkarak hikâyelendirdiği çok satan çizgi romanından uyarlanan animasyon film “Persepolis”, bu yılın en çok yankı uyandıran yapımları arasında yer alıyor. Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud’un yönetmenliğini üstlendikleri, Filmekimi’nde galası yapılacak filmde Chiara Mastroianni ve Catherine Deneuve karakterlere seslerini veren ünlü sinema yıldızları arasında. Cannes Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönen film, İran devletinin sert tepkisini çekmekle kalmadı, gösterime girdiği ülkelerde de tartışma yarattı.

Geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nin Onur Ödülü’nü almak üzere İstanbul’a gelen Gus Van Sant’ın son filmi “Paranoid Park” da Filmekimi’nin gala filmleri arasında yer alıyor. Bu yıl Cannes Festivali’nin 60. yılı şerefine verilen özel ödülü alan film, yönetmenin kendine has sinema diliyle bir kez daha ergenlik çağındaki gençlerin dünyasına bir kapı aralıyor. Blake Nelson’un gençlik romanından uyarlanan film adını Portland’daki kaykaycıların uğrak yeri Paranoid Park’tan alıyor…

Ünlü yazar William Saroyan’ın “The Laughing Matter” (Gülünecek Şey) adlı romanından uyarlanan “Sürgün / The Banishment”, şehirli bir ailenin, babanın doğduğu köy evine gelmesini ve buradaki kır yaşamına ayak uydurmaya çalışmasını konu ediniyor. 2003 yılında çektiği “Dönüş” adlı ilk filmiyle (23. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin açılış filmiydi) Venedik’te Altın Aslan kazanan Andrei Zvyagintsev’in bu ikinci filmi, Cannes Festivali’nde Konstantin Lavronenko’ya En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı.

Julian Schnabel’e Cannes Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren “Dalgıç ve Kelebek / Le scaphandre et le papillon”, Elle dergisi editörü Jean-Dominique Bauby’nin gerçek yaşam hikâyesinden yola çıkarak yazdığı ve Türkçe’ye de çevrilen kitaptan uyarlandı. Geçirdiği beyin kanaması nedeniyle 43 yaşında sol gözünün görme yetisi hariç bütün bedensel fonksiyonlarını yitiren Jean-Dominique Bauby hayatı zihninde yaşamaya başlar ve dış dünyayla bağını sol gözü aracılığıyla kurar. Jean-Dominique Bauby’yi son dönemde adını sıkça duyuran Fransız aktör Mathieu Amalric canlandırıyor.

Usta Eli Dokunmuş Filmler

Dünya prömiyerini Eylül ayı başında Toronto Film Festivali’nde yapılan David Cronenberg’in son filmi “Eastern Promises” da Filmekimi’nin programında yer alıyor. Büyük usta David Cronenberg, son filminde kamerasını yine insan doğasının beklenmedik durumlarla karşılaştığında içine düştüğü tuhaf hallere çeviriyor. Londra’nın organize suç işleriyle meşgul, kötülüğüyle nam salmış ailelerinden biri için şoförlük yapan Nikolai Luzhin’in yolu, ailenin suç haritasına dair pek çok bilgiye sahip olan Anna Khitrova ile kesişince kaderi değişir. Filmekimi’nde galası gerçekleşecek olan “Eastern Promises”in senaristi “Kirli Tatlı Şeyler / Dirty Prety Things”den tanıdığımız Steve Knight.
Filmde başrolleri; yönetmenin fetiş oyuncusu haline gelen Viggo Mortensen, Naomi Watts ve Vincent Cassel paylaşıyorlar.

Rock yıldızı Marianne Faithfull’un oyunculuğuyla göz kamaştırdığı Sam Garbarski filmi “Irina Palm” Filmekimi’nin gala filmleri arasında yer alıyor. Hasta torununun ilaç masraflarını karşılamak üzere kendi orta sınıf hayatında yeri olmayan konsomatrislik mesleğini icra etmeye başlayan Maggie, bir yandan kendi değerlerini de sorguluyor. Londra’nın arka sokaklarında, para arayan 50 yaşındaki Maggie rolündeki Marianne Faithfull tek kelimeyle harika.

Balkan sinemasının ele avuca sığmayan yönetmeni Emir Kusturica’nın, bu yıl Cannes Film Festivali’nde yarışan filmi “Bana Söz Ver / Zavet”in galası Filekimi’nde gerçekleşecek. Belgrad dışındaki bir kasabada büyükannesi ve büyükbabasıyla yaşayan bir delikanlının büyükbabasına evleneceğine dair söz vermesi üzerine gelişen olayları konu edinen filmde Kusturica’nın bağımlılık yaratan müziklerinin yanı sıra, büyük hayran kitlesine sahip sinema dili de öne çıkıyor.

Tayvanlı yönetmen Hou Hsiao-Hsien’in Batı’da çektiği ilk film “Kırmızı Balonun Yolculuğu / The Flight of The Red Balloon” Albert Lamorisse’in dünyaca tanınan kısa filmi “Kırmızı Balon”dan esinlendi. Başrolünde Juliette Binoche’un oynadığı filmde, gizemli kırmızı balon yıllar sonra Paris sokaklarından tekrar geçerek küçük Simon’u peşine takar. Simon’u ihmal ettiğini düşünüp suçluluk duygusuyla onu şımartan annesi, ona bakması için Çinli bir sinema öğrencisi bulur.

Adam Shankman imzalı “Hairspray” kadrosunda John Travolta ve Michelle Pfeiffer gibi usta oyuncuları barındırıyor. Film, Tracy Turnblad’in, televizyonda, arkadaşı Penny Pingleton ile izlemeye doyamadığı bir dans şovunda, dansçılardan birinin şovdan ayrılmasıyla elemelere katılıp kazanarak insani değerlerden ödün vermeden televizyon dünyasının bir parçası olma çabasını konu ediniyor. Filmekimi’nde galası gerçekleştirilecek olan film, eleştirmenlerce son dönemin en eğlenceli yapımlarından biri olarak değerlendiriliyor. 1998 yılında John Waters tarafından da sinemaya uyarlanan “Hairspray”de John Waters bu kez konuk oyuncu olarak yer alırken John Travolta da, Tracy’nin annesi rolünde.

Yakaladığı evrensel dil ile sınırları aşan Güney Koreli yönetmen Kim Ki-duk yeni filmi “Nefes / Breath” ile sinemaseverlerin karşısında. Filmde hapishanede duvarları dekore eden, kocası tarafından aldatılmış genç bir kadın ve bir mahkûm arasındaki ilişki anlatılıyor. Kamera arkasında görmeye alıştığımız Kim Ki-duk’u bu sefer oyuncular arasında yer aldığını da hatırlatalım…

Geçtiğimiz Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin konukları arasında bulunan Asia Argento’nun Claude Sarraute ve Fu’ad Ait Aattou gibi oyuncularla başrollerini paylaştığı “Metres / Une Vieille Maîtresse” 1800’ler Fransa’sında geçiyor. Filmin yönetmeni Catherine Breillat’ın, 19. yüzyılda yaşamış Fransız yazar Jules-Amédée Barbey d’Aurevilly’ın romanından uyarladığı film için yarattığı başarılı atmosfer sinema eleştirmenlerinin de dikkatini çekiyor.

Bu yıl Mons Uluslararası Aşk Filmleri Festivali’nde ödül alan “Paris’te 2 Gün / 2 Days in Paris”in yönetmeni Julie Delpy aynı zamanda filmin başrolünde. New York’ta yaşayan Marion ve Jack’in ilişkilerine hareket vermek amacıyla bir Avrupa seyahatine çıkması ve Marion’un Paris’teki aile evine gerçekleştirdikleri ziyaret ile çiftin arasında ortaya çıkan anlayış farkları filmde mizahi bir dil kullanılarak işleniyor. “Before Sunrise” ve “Before Sunset” filmleriyle büyük bir hayran kitlesi edinen Julie Delpy’e başrollerde Adam Goldberg ve Daniel Brühl eşlik ediyor.

Yönetmen Emilio Estevez dünya tarihinin kaderini değiştiren Robert F. Kennedy suikastına yeni filmi “Bobby” ile kamerasını doğrultuyor. Kadrosunda William H. Macy, Sharon Stone, Demi Moore, Harry Belafonte, Helen Hunt, Laurence Fishburne ve Anthony Hopkins gibi yıldız oyuncuların yer aldığı film, suikastın gerçekleştiği gecenin olaylar ağını titizlikle gözler önüne seriyor.

François Girard’ın yönettiği ve başrollerinde Keira Knightley ve Gus Van Sant’ın “Son Günler / Last Days” filminde Kurt Cobain’i canlandıran Michael Pitt’in oynadığı, Alessandro Baricco’nun romanından uyarlanan “İpek / Silk”, Fransa’da 19. yüzyılda geçen bir hikâye. Film, evli bir ipekböceği kaçakçısının ipekböceği almak üzere Japonya’ya gittiğinde orada yaşayan bir baronun metresine âşık olmasıyla gelişen olayları romantik bir dille işliyor. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde gösterilen “Glenn Gould Hakkında Otuziki Kısa Film” ve “Yo-Yo Ma: Bach’tan Esinlenmeler” filmleriyle tanıdığımız Girard’ın filmi, bu Eylül ayında Toronto Film Festivali’nde gösterildi.
Daniele Luchetti’nin İtalyan mizahını ustalıkla sergilediği filmi “Abim Evin Tek Çocuğu / My Brother is an Only Child” İtalyan Oscar’ı olarak bilinen David di Donatello Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Senaryo dahil birçok ödül aldı. Luchetti, birbirini çok seven ama birbirine zıt politik fikirleri nedeniyle pek de iyi geçinemeyen iki erkek kardeşin 60’lardan günümüze gelen hikâyesini beceriyle sinemaya aktarıyor.

Bu yıl Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’ne layık görülen “Tuya’nın Evliliği / Tuya’s Marriage” Moğolistan’ın kurak bölgelerinde geçen bir hikâyeyi anlatıyor. Yönetmen Quanan Wang’ın sade ve etkileyici bir sinema diliyle aktardığı hikâyede bedensel engelli Bater’in karısı Tuya’nın hayatını kolaylaştırmak için boşanmalarını ve Tuya’nın kendine yeni bir eş bulmasını kabul ettirmesi üzerine gelişen olaylar işleniyor.

Filmekimi’nde Müzik Tarihine Bakan Filmler

Daha önce Sex Pistols grubu ve Glastonbury müzik festivali üzerine belgeseller çeken Julien Temple bu kez efsanevi The Clash grubunun merhum lideri ve yakın arkadaşı Joe Strummer’ın hayatını sinemaya taşıdı. Strummer’ın daha önce ortaya çıkmamış çocukluk görüntülerine de yer veren “Joe Strummer: The Future Is Unwritten” adlı belgesel sanatçının büyüleyici kişiliğini keşfetme yolunda önemli adımlar atıyor. Belgeselde yer alan yıldızlar arasında Bono, Jim Jarmusch, Johnny Depp, John Cusack, Steve Buscemi, Don Letts gibi isimler yer alıyor.

Rock dünyasının en ünlü fotoğraf sanatçılarından Anton Corbijn’in yönettiği “Kontrol / Control”, Joy Division grubunun genç yaşta intihar eden solisti Ian Curtis hakkında biyografik bir film. U2 ve Depeche Mode gibi gruplara çektiği kliplerle de tanınan yönetmen Anton Corbijn’in filmi, bu yıl gösterildiği Cannes Film Festivali’nde Altın Kamera Özel Mansiyon Ödülü’nü aldı.

Yönetmen Julie Taymor, “Across The Universe”de aralarında “Hey Jude”, “I Am The Walrus” gibi parçaların bulunduğu 33 Beatles şarkısı ile 1960’lı yıllarda savaş karşıtı dönemde geçen bir hikâye anlatıyor. Liverpool limanlarından sanatçı ruhlu Greenwich Village’e, sokaklarında isyan bayrakları dalgalanan Detroit’ten kanlı bir savaşın hüküm sürdüğü Vietnam’a uzanan ve günümüzde de karşılığı olan bir öyküyle 1960’ların ruhunu anlatan sıra dışı filmde Bono, Salma Hayek ve Joe Cocker konuk oyuncular arasında yer alıyor.

Filmekimi Biletleri Biletix’te

Filmekimi biletleri, 6 Ekim Cumartesi günü Biletix satış noktaları; www.biletix.com ve Biletix çağrı merkezi (0216) 556 98 00 aracılığıyla satışa sunulacak.

Festival boyunca filmleri en büyük indirimlerle izleme ve biletlerini öncelikli olarak alma şansı İKSD Programı üyelerinin olacak. İKSD üyeleri biletlerini % 25’e varan indirimlerle alacaklar.

Geçtiğimiz yıl gençler tarafından büyük ilgiyle karşılanan hafta içi gündüz seanslarındaki indirimli fiyat uygulaması bu yıl da devam edecek, Filmekimi boyunca hafta içi gündüz seansları sadece 3,5 YTL olacak.

Ayrıntılı bilgi için : www.iksv.org/filmekimi

Görseller için: www.iksvpress.com/filmekimi07