Felis sohbetleri: Işıl Arıdağ

Bu yıl Felis PR Bölümü'nün jüri başkanlığını yürütecek Işıl Arıdağ'a kulak veriyoruz.

24.04.2017 - 14:41 | Sultan Öncü Arslanoğlu

Felis sohbetleri: Işıl Arıdağ
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Bu yıl Felis PR Bölümü’nün jüri başkanlığı koltuğunda ÜNİTE İletişim Yürütme Kurulu Başkanı Işıl Arıdağ oturuyor. Arıdağ ve jüri üyeleri PR Bölümü kategorileri altında kampanyaların dijital platformlar ve sosyal medyadaki PR çalışmalarıyla birlikte bu çalışmalardaki topluluk yönetimi, yeni teknoloji kullanımı, kitle hedefleme ve “engagament” stratejisini değerlendirecekler.

Işıl Arıdağ ile Felis özelinde yaptığımız söyleşinin tamamını MediaCat Nisan sayısında bulabilirsiniz. Şimdi, 4 soruda Arıdağ’ın iş hayatındaki deneyimlerine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.

Kariyerinizde kendinize yaptığınız en büyük yatırım neydi?

Kariyerim için en büyük yatırımı esasında öncelikle ailemin yaptığını belirtmek isterim. Sevgiyi, saygıyı, empati kurmayı, farklılıkları kucaklamayı, toleransı, sorumluluk almayı, sosyal bir insan olmayı aile görgüsüyle kazandım. Ailem sayesinde çok iyi bir eğitim alma imkânı buldum. İşletme ve psikoloji dallarında eğitimim, kariyerim için çok sağlıklı bir altyapı oluşturdu. Zaman içinde merakımı yönetmek, odaklanmak, analiz yeteneğimi geliştirmek ve hız kazanmak konusunda kendimi geliştirdim. Nasıl mı? Çoğunlukla okuyarak veya sorarak.

Her gün yeni bir şey öğrenmek için uyanırım. İlişki içinde olduğum herkesi, eşimi, çocuklarımı, ailemi, meslektaşlarımı, müşterilerimi, basın dostlarımı, iş ortaklarımı, esnafı, deneyim sahiplerini, gençleri her zaman can kulağıyla öğrenmek için dinlerim. Onlara doğru soruyu sormak için hazırlık yaparım. Öğrendiğim faydalı bilgiyi hem paylaşarak çoğaltır hem de hafızama yerleştiririm. Bu arada, kendime en büyük yatırımı üniversitede ders verdiğim yıllarda, ders hazırlığı sırasında yaptığımı sonradan fark ettim. Deneyimim ile akademik bilgiyi harmanlama şansına sahip oldum. Özetle; öğretmek için öğrendim ve bundan çok keyif aldım. Bugünlerde de konferans ve eğitim sunumları için hazırlanırken çok şey öğreniyorum.

Geç başladığınızı fakat fazlasıyla hızlı koştuğunuzu ifade ediyorsunuz. Motivasyonunuzu her daim korumayı başarabiliyor musunuz?

Doğru. Üniversiteden mezun olduğum ay, hayat arkadaşım ile evlendim ve lisansüstü öğrenimim sırasında iki evlat sahibi oldum. Çocuklarımı evde kendim büyütebilecek imkâna sahip olduğum için kendini hep şanslı addettim. Ta ki, 30 yaşıma kadar. Üniversite arkadaşlarıma göre 6-8 yıl rötarla iş hayatına girmiş olabilirim. Ancak gönül ve akıl rahatlığıyla işe odaklandım. Hem sprint hem de uzun koşu yapabilecek enerjiyle yola koyuldum. 27 yıldır da bugünün dünden, yarının bugünden daha iyi olması için durmadan keyifle koşuyorum. Belki daha yavaş ancak daha akıllı, bilgili ve deneyimli bir koşucuyum artık.

Genelde enerjim ve motivasyonum yüksektir. Ancak kaybettiğim zaman, “Fake it to make it” anlayışını benimsiyorum. Enerjimi koruduğuma dair numara yapıyorum, ilk önce de ben kanıyorum. Tabii ki bunca yıldır bir sürü sorunla karşılaştım, birçok kez üzüldüm, moralim de bozuldu. Düştüğün zaman marifetin hızla kalkıp koşabilmekte olduğuna inanırım. Başarı bunda saklıdır. Geriye sadece ders almak için bakarım ve öğrendiklerimi de mutlaka dikkate alırım. Yüzüm hep ileriye dönüktür.

Sizce iyi bir iletişimci nasıl olunur?

Her meslekte olduğu gibi bu meslekte de çok okumak, sürekli yeni bir şeyler öğrenmek ve çok çalışmak gerekiyor. Bir iletişim profesyoneli, birkaç bilim dalını iyi anlamak zorundadır: ekonomi, politika, sosyoloji ve psikoloji ile yasal mevzuatlar. Ayrıca mesleki literatürü takip etmek, trendleri bilmek, iyi bir gözlemci olmak, gündemi anlık takip etmek zorundadır. Stratejik bakış açısı taşımalı, ifade ve ikna kabiliyeti yüksek olmalı, sonuç odaklı davranmalıdır. İşbirlikçilik, ekip uyumu aranan niteliklerdir. Yabancı lisan bilmek, özellikle İngilizceye ana dil kadar hâkim olmak çok önemlidir.

Yaratıcı tarafınızı nasıl besliyorsunuz?

Yaratıcılıktan önce stratejik yönümü geliştirmek üzere global makale ve örnek hikâyeleri düzenli okurum. Ulusal ve uluslararası projeleri, ödül kazanan işleri, yaşanan krizleri detaylarıyla takip eder ve değerlendiririm. Sanat, kültür, spor, iyi yemek, kitap… Neyi takip ediyorsam, ne yapıyorsam hayatıma ve işime nasıl entegre edeceğimi düşünürüm. Bütün bunlar yaratıcılığımı beslese de esasında stratejik yönümü tamamlayan yaratıcı insanlarla çalışmayı tercih ederim. Beni güçlü kılan, yakın çevremdeki benden güçlü insanların varlığıdır.