Faris Yakob: ‘Dikkat su gibidir’

Lovemarks & Creativity Day'de günün ilk yarısı sona erdi.

10.11.2016 - 13:46 | MediaCat

Faris Yakob: 'Dikkat su gibidir'
9
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Faris Yakob: 'Dikkat su gibidir'Günün ilk kahve molasından sonra sahneyi “Gezegende İlk Tükenen Kaynak: Dikkat” isimli sunumuyla Stratejist ve Kreatif Direktör Faris Yakob aldı.

Yakob sözlerine “Dikkat su gibidir” diyerek başladı ve “nature of attention” ve “attention hack” gibi kavramlara değindi. Dikkatin çok değerli olduğunu, yalnızca bir dakikası için milyar dolarlar harcandığını söyleyen Yakob, sahnede yer aldığı dakikalarda gösterdiği görsellerle dikkatin nasıl dağılabildiğini ve yönlendirilebildiğini anlattı.

Dikkatin gönüllü ve bilinçsiz olarak yönlendirilebildiğini söyleyen Yakob, süre ve kalite değişkenleriyle oluşturduğu dikkat grafiğinin sonucuna göre, görüntülenen dijital reklamlara yöneltilen dikkatin ortalama iki saniye olduğunu belirtti. Yakob’un konuşmasında vurguladığı noktalardan biri ise şu oldu: “Reklam az dikkatle çalışabilir ama sıfır dikkatle çalışmaz.”

Merak Çağı’na hoşgeldiniz

Faris Yakob’la dikkatin/ilginin derinliklerine doğru seyreden Lovemarks & Creativity Day, Discovery Networks CEEMEA Kıdemli Kreatif Direktörü Stephen Royle ve İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu’yu aynı sahnede buluşturan Dünya Merak Araştırması oturumuyla bu defa merak konusunda ufuk açtı.

Faris Yakob: 'Dikkat su gibidir'

“30 yıldır Discovery markasının merkezinde yer alan merakın bugün itibarıyla nasıl çalıştığını görmek istedik” sözleriyle Türkiye’nin de aralarında yer aldığı yedi ülkede yürütülen Merak Araştırması’nın ardındaki motivasyonu açıklayan Stephen Royle, araştırma sonuçlarından süzülen bilgileri, Merak Çağı’nın insanlarını (Yeni Rönesans İnsanı) ve bu insanların karakteristik özelliklerini Brand Week Istanbul katılımcılarıyla paylaştı.

Araştırmanın Türkiye’deki katılımcılarından elde edilen sonuçları üzerine Prof. Dr. Halil Nalçoğlu ile keyifli bir sohbet gerçekleştiren Royle, Discovery’nin Merak Çağı’nın yaşanmasında oynadığı role dair detaylar paylaşarak sunumunu sonlandırdı.

2017 için finansal öngörüler

Lovemarks & Creativity Day’de öğle yemeğine geçmeden önce BloombergHT Program Sunucusu Aslı Şafak moderatörlüğünde “Markaları 2017’de nasıl bir finans ortamı bekliyor?” isimli oturum gerçekleştirildi. Oturum konukları BloombergHT TV Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran, BloombergHT Ekonomi Editörü Gökhan Şen ve BloombergHT Radyo Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen önümüzdeki döneme dair bulundukları ekonomik tahminlerle hem Türkiye hem de dünyanın finans tablosunu çizdiler: “Süründürmeyen ama çok da güldürmeyen bir ekonomi bekliyor bizleri.”

Faris Yakob: 'Dikkat su gibidir'

2017’nin, Türkiye’de ve dünyada gündemin heyecanını hiç kaybetmeden sürdüğü 2016’dan daha zor bir yıl olacağı dile getirilirken “Kur ne olacak? Bunu tetikleyen etkileyenler neler? Dolar hayatımızı neden bu kadar etkiliyor? Faizin durumu nedir? Sektörlerin akıbeti ne olacak?” gibi ekonominin gidişatını ele veren sorular ışığında gelecek yılın finansal durumuna ışık tutuldu.

Gelecek yılki ekonomik duruma dair ortaya çıkan bulgular şöyle:

  • Mevcut kur yüzde 5 aşağı ve yukarı devam edecek.
  • Otomotiv ve inşaat mevcut başarısını sürdürecek. Diğer taraftan tüketim devam ettiği için perakendeyi kötü bir tablo beklemiyor. Yabancı telefon markaları finansman açısından oldukça canlı. Rakamlara bakıldığında ekonomi 2 trilyon TL büyüklüğünde ve bunun neredeyse 100 milyar TL’si mal hizmet talebinden geldi. Kısacası tüketime dayalı sektörler durumunu garantiledi. Bu yıl, geçen yıla göre biraz altta kalsa da canlı olacak. Bununla birlikte, göçmenlerin tüketiminin iç tüketimin canlılığındaki payı da göz ardı edilemeyecek boyutta.
  • 2017’de, bir kısmının kamudan geleceği yüzde 3’e yakın bir büyüme olacak. Diğer taraftan bu büyüme rakamının yüzde 7’lerden yüzde 3’lere düşmesi iflaslara neden oldu.
  • Dünyada yükselen yabancı karşıtlığı neticesinde 2017’de konuşacağımız başlıklar, korumacılık ve popülizm olacak gibi görünüyor.

Tabloyu toparlayabilmek adına hemfikir olunan konuysa şu: “İnsanların içindeki umut siyasi tartışmalarla bölünmezse, güvenlik sağlanırsa, istikrarsızlığın bir parçası olunmazsa ve barışın öne çıktığı bir dil benimsenirse piyasadaki her şeyi çok daha iyi bir noktaya getiririz.”