Evrimde devrim!

İnsanların kişisel verilerini toplayanlar, sadece ticari önceliklere hizmet etmek yerine insanın insanlığa zarar vermesinin önüne geçecek şekilde kişilerin davranışlarını yönlendirse daha hayırlı olmaz mı?
01.06.2018 - 14:08

Daha önceki davranışlarımız sayesinde gelecekteki davranışlarımızın öngörülebilmesi hayatımızı kolaylaştırdığı sürece sesimiz çıkmadı. Ne zaman ki kararlarımızın ve davranışlarımızın manipüle edildiğini hissetmeye başladık, işte o zaman ortalık ayağa kalktı. Oysa bireysel iradelerle alınmış kararlar bütününün genelde krizler, savaşlar ve doğal afetler gibi insanlığın zararıyla sonuçlanan olaylara vesile olduğunu tarihte sıkça görebiliyoruz. Öyleyse insanların kişisel verilerini toplayanlar, sadece ticari önceliklere hizmet etmek yerine insanın insanlığa zarar vermesinin önüne geçecek şekilde kişilerin davranışlarını yönlendirseler daha hayırlı olmaz mı?

Bazi ürkütücü fikirler

Bu sorunun cevabını verebilmek için felsefi ve ideolojik birçok yol ayrımından geçmek gerekiyor. Ancak Google tarafından 2016 sonlarına doğru hazırlanan ve geçtiğimiz günlerde The Verge dergisine sızdırılan video, bu tartışmalar yapılmadan ve toplumsal uzlaşma sağlanmadan atılan adımların insanları nasıl korkutabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Her ne kadar Google yetkilileri videonun şirket içinde yaratıcı fikirleri provoke etmek amacıyla hazırlandığını deklare etse de, anlatılanlar kişisel verilerimizin gelecekte nasıl toplanabileceği ve kullanılabileceği üzerine ürkütücü fikirler ortaya atıyor.

Selfish Ledger (Bencil Kayıt Defteri) Richard Dawkins’in Selfish Gene (Bencil Gen) teorisine gönderme yapıyor. Ancak çıkış noktası Darwin’den önce evrime farklı bir bakış açısı getiren Lamarck’ın “kazanılmış karakterlerin iletimi” tezi. Organizmaların yaşamlarında öğrendiklerini kendilerinden sonra gelen nesillere aktarması üzerine kurulu Lamarck’ın evrim teorisi, biyolojide geçerliliğini yitirse de günümüzde kişisel verilerin işlenmesiyle yeniden anlam kazanıyor. Tıpkı bizim günlük hayatımızda edindiğimiz tecrübelerin kişisel verilerimizle kayıtlara geçip, biz hayata veda ettikten sonra da bu bilgilerin bizden sonraki nesillere aktarılacak olması gibi.

Buraya kadar bir sıkıntı yok. Ancak Google’ın konuyu Dawkins’in Bencil Gen teorisine bağlamasıyla işler karışmaya başlıyor. Zira Dawkins’in teorisine göre bizler genlerimiz için taşıyıcı birer bedenden fazlası değiliz ve genlerimiz de sürekli çoğalarak kendini kopyalama derdinde olduğundan bencil olarak tanımlanıyor. Videoda verinin kendi kendini geliştirmek ve daha fazla kişisel veri toplayabilmek için tıpkı bencil genler gibi hareket edebileceğine değiniliyor. Sırf kullanıcının kilo bilgisini elde edebilmek için kişinin daha önceki tercihleri doğrultusunda zevklerine hitap edecek özel üretim bir tartının kullanıcıya hediye edilebileceği örneği paylaşılıyor.

Sırası mı şimdi demeyin

Ne yazık ki videodaki kişisel veri toplama yöntemlerine dair ürkütücü detaylar tüm bunların arkasındaki ulvi amaçların ikinci planda kalmasına neden oluyor. Öncelikle kullanıcıların daha sağlıklı yaşama veya çevreyi korumak gibi kendilerine bir misyon belirleyip, verilerinin bu amaçlarına hizmet edecek şekilde satınalma kararlarını yönlendirmesine izin verebilmesinden bahsediliyor. Sonrasında milyarlarca insandan toplanan ve nesilden nesle aktarılan verilerle, toplumsal davranış kalıplarının tespit edilmesi ve öngörülmesi hedefleniyor. Böylece düzenli aralıklarla insanlık tarihinin karar sayfalarına düşülen krizler, salgınlar, savaşlar ve doğal afetlerin önüne geçilmesinin mümkün olabileceği iddia ediliyor. Sonuçta bu Google’ın da belirttiği gibi şirket içinde bir beyin fırtınası koparmak için, kasıtlı olarak provoke edici şekilde hazırlanmış bir video.

Ayrıca “Bediz biz burada seçim derdindeyiz, sen bize ne anlatıyorsun, dolar olmuş 4,90” diyebilirsiniz. Ancak toplumun davranışsal kalıplarını tespit ederek ülkelerin geleceğini güvence altına almak ya da ekonomik kriz ihtimallerini azaltmak mümkün. Tabii ki teknolojinin etik kullanımına dair tartışmalar ve düzenlemeler yapılsın. Fakat yapay zekânın dünyayı ele geçirmesiyle, teknolojinin dünyadaki bütün dertlere derman olması arasında makul bir çizgi var. İşte o çizgiden sapmadan uzun vadeli planlar yapabilirsek, toplumun bütününü ilgilendiren sorunları da seçimden seçime çözmek durumunda kalmayız.