Evet, kesinlikle yapabilirsiniz!

30 Kasım’da MediaCat Marketing Forum'a katılacak önemli isimlerden biri de Jonah Lehrer...

13.07.2010 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Türkiye’nin en büyük pazarlama iletişimi buluşmalarından biri olan MediaCat Marketing Forum, 30 Kasım’da Türkiye’den ve dünyadan birçok önemli ismi bir araya getirecek. Bu isimler arasında nöroloji, psikoloji ve bilim ile insanın doğasını oluşturan nitelikler arasındaki ilişkilere dair yazılar yazan ve The Los Angeles Times tarafından “önemli bir yeni düşünür” olarak ilan edilen Jonah Lehrer da yer alıyor.  Lehrer şu anda 2011 yılında yayınlamayı planladığı The Science of Creativity  adlı yeni kitabı üzerinde çalışırken, bir yandan da kendi blog sayfasında makalelerini yazmaya devam ediyor…

Ne yapabilirim?

Yardım edemeyiz belki ama kendi aramızda konuşabiliriz. Zihnimiz sürekli olarak faaliyette, bilinç akışı tekniğiyle bir şeyleri açıklamaya, anlamlandırmaya ve devamlı kendi kendimize konuşarak hayatı gözlemlemeye çalışıyoruz. Aklımız fikrimiz kafamızda kurduklarımızda! Peki bunları yaparken en doğru yolu bulmak mümkün mü? Hangi kelimeleri kendi kendimize fısıldayabiliriz? Ve bu kendi kendine konuşmalarımız ne işe yarar?

İşte bu zihni karıştırsa da bir o kadar etkisi altında bırakan soruların cevaplarını Illinois Üniversitesi’nden İbrahim Şenay ve Dolores Albaraccin çıkardıkları gazeteyle yanıt bulmaya çalışıyorlar. Ve bu yanıtlar oldukça açık… Psikoloji bölümünden bu ikilinin hazırladığı bu çalışma için 53 kişilik iki grup oluşturulmuş.  İlk gruba, “Ne yapabilirim” isimli gruba düşüncelerini bir dakika içinde çözmeye çalışmışları söylenmiş. Kendi kendine konuşarak çözüm bulma da denilebilir buna. Diğer gruba, yani “Ben yaparım” isimli gruba da bunun tersi biçimde bir dakikada düşünerek ne hissettikleri bildirmeleri söylenmiş. Kendi kendine konuşma tekniğiyle. Her iki gruba da 10 dakika verilerek soruları ne şekilde çözdüklerine bakılmış.

Ve sonuç… İlk bakışta “Ben yaparım” grubunun çözümleri anagram olmuş ve sorunları puzzle çözer gibi çözmeye çalışmışlar. Yani “soru” biçiminde olayları kendi aralarında sorarak çözmeyi denemişler. Herhangi bir bağlılık ya da sorumluluk hissetmemişler. “Ne yapabilirim” grubundaki deneklerin yüzde 25’i ise sorunları anagram çözme yoluna gitmişler. “Ben bunu nasıl halledebilirim?” sorusuyla yola çıkanlar daha motive olarak bir işi hallettikleri ortaya çıkmış. Yani Nike’ın “Just do it” “Sadece iste” sloganını destekleyen bir iç motivasyonla hareket eden bir grup haline gelmişler. 

Yakın gelecekte başka bir gerçekle karşı karşıya geleceğiz. Araştırmanın sonuçları bunu gösteriyor. Ve bu sayede Nike’ın reklamlarına bakmamızın bir önemi kalmayacak. Bunun yerine, başarı için dışardan gelen ödüller önem kazanacak. Ve kendi kendimize, “ben bunu nasıl yaparım?” diye sormaya başlayacağız. Ve unutmamakta fayda var; Evet, kesinlikle yapabilirsiniz!..