‘En iyiyi seçmekte zorlanacağız’

Felis Medya Bölümü Jüri Başkanı Gökhan Öğüt'le yaratıcı medya kullanımını konuştuk.

17.09.2015 - 18:09 | Melis Madanoğlu Sözer

Felis Medya Bölümü Jüri Başkanı Gökhan Öğüt
12
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Felis Medya Bölümü Jüri Başkanı, Vodafone Türkiye CEO’su Gökhan Öğüt, son yıllardaki yaratıcı medya kullanımlarındaki en belirgin gelişmenin dijital dönüşümün pazarlama iletişiminin tüm bileşenlerini de dönüştürmesi, teknolojinin bizzat bir mecra haline gelmesi ve mobilin bir platformdan öte mecralar arası iletişimi güçlendirmesi olduğunu söylüyor.

Felis’te bu yıl Medya kategorisinin jüri başkanı olarak görev alacaksınız. Öncelikle, Vodafone Kırmızı Işık Projesi’nin diğer ödüllerin yanı sıra Cannes tarihinde ilk kez Türkiye’ye Grand Prix getirmesine değinmeden olmaz. Bu tarihi başarının Vodafone Türkiye için anlamı nedir?

Reklam ve pazarlama dünyasının kalbinin attığı Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nin en prestijli ödülü olan Grand Prix’yi Vodafone Kırmızı Işık kampanyasıyla Türkiye’ye ilk kez kazandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Medya dalında elde ettiğimiz bu başarının yanı sıra Cannes Lions 2015’te bir altın, iki gümüş ve üç de bronz olmak üzere toplam 7 ödül aldık. Vodafone Türkiye olarak, kadına yönelik şiddetin, ağır bir insan hakkı ihlali ve ciddi bir toplumsal sorun olduğuna inanıyoruz. Böylesine hassas bir konu için iletişim çalışmalarımızı da yaratıcı ajansımızla beraber ince bir zekâyla sadece kadınlara ulaşabileceğimiz bir dil ve stratejiyle hazırladık.

Her şeyden önce, Vodafone Kırmızı Işık uygulamamızın Cannes’da kazandığı başarının temelinde kadınlarımızın şiddetten korunmasına yönelik sergilediğimiz duyarlılığın önemli rolü olduğunu düşünüyoruz. Burada sosyal faydaya odaklanmış ve akıllıca kurgulanmış çok başarılı bir “iyi” fikir var. Odağına teknolojiyi alarak, kadınların ihtiyaçlarına uyarlanmış esnek bir medya yaklaşımı içeriyor. Bu kampanyamızın uluslararası çapta takdir görüyor olmasından dolayı gururluyuz.

Vodafone Türkiye’nin özellikle son yıllarda ulusal ve uluslararası ödül organizasyonlarında kampanyalarıyla yakaladığı başarının ardında ne yatıyor? Reklamcıların çok kullandığı bir laf vardır “reklamverenin kadar özgür ve yaratıcısın”; Vodafone bu anlamda nasıl bir reklamveren?

Vodafone Türkiye olarak, tüketicilerimizle gerçek anlamda diyalog kurmaya, hayatlarının bir parçası olmaya, mobil teknolojilerle hayatlarında değer yaratacak iletişim faaliyetleri yürütmeye önem veriyoruz. Reklamveren olarak aldığımız ödüller, her zaman benzersiz ve samimi olma hedefiyle gerçekleştirdiğimiz iletişim çalışmalarında ajanslarımızla yakaladığımız sinerjinin başarısını ortaya koyduğu için bizim için çok değerli. Tüketici nezdinde bir güven markası olduğumuzu ve giderek büyüdüğümüzü aldığımız ödüllerle de teyit etmiş olduk.

Çok dinamik bir sektörde çok hızlı hareket etmesi gereken bir marka olduğumuz için, çalıştığımız ajansla ilişkilerimizin uzun süreli olmasına önem veriyoruz. Markamızın ihtiyaçlarını, müşterilerimizi, şirket dinamiklerimizi çok iyi anlayan, heyecanla takip eden ve markamızı hep ileriye götürecek vizyona sahip iş ortaklarımız var. Böylece, aynı vizyonda buluşan, ortak beğeni ve uzlaşıya dayalı reklam çalışmalarını kısa sürede üretmek mümkün oluyor.

Yarışmadan bağımsız olarak 2014-2015 yılları arasında, yaratıcı medya kullanımlarında bir gelişme dikkatinizi çekti mi?

Son yıllarda en belirgin şekilde hissettiğimiz gelişme, dijital dönüşümün pazarlama iletişiminin tüm bileşenlerini de dönüştürmesi, teknolojinin bizzat bir mecra haline gelmesi oldu. Mobil, her geçen gün gücünü artırarak doğru kişiyi, doğru yer ve zamanda hedeflemeyi kolaylaştıran bir platform haline gelmekle kalmadı, mecralar arası iletişimi de güçlendirdi. Bu da markaların tüketiciye özel mesaj verme yeteneğini artırarak tüketicisiyle kurduğu duygusal bağı güçlendirmesine fırsat sağladı. Mobil entegre işlerin çokluğu, mecraya olan inancın da bir göstergesi.

Vodafone CEO'su Gökhan Öğüt

Yarışan işleri değerlendirirken öncelikli kriterleriniz neler olacak?

Yaratıcılıkta sınırları zorlarken, müşterinin içgörüsünü iyi anlamış markaların buna yönelik mesajlarını kısa, öz ve doğrudan vermesi gerekir. Bu dengeyi kurmayı başaran ve mesajını doğru, yalın bir şekilde aktaran işler kriterlerimi karşılıyor olacaktır.

Değerlendirme aşamasında jüriyi nasıl bir süreç bekliyor?

En son Cannes Lions başarısı Türkiye’de reklamcılığın atağa geçtiğini gösterdi. Her geçen gün birbirinden yaratıcı işler görüyoruz. Jüri olarak en iyiyi seçmekte zorlanacağımızı tahmin ediyorum. Ancak jürimizde birbirinden değerli, alanlarının en iyisi isimler yer alıyor. Jüri açısından aynı anda hem zorlu, hem de keyifli bir süreç olacak.

Felis bu yıl 10’uncu yaşını kutluyor. Medya kullanımında yaratıcılığın önemini vurgulamak adına ortaya çıkmış bir yarışmanın bugün bu derece kapsamlı bir yarışma haline gelmiş olmasını, yani Felis’in yıllar içinde geçirdiği dönüşümünü nasıl yorumlarsınız?

Kampanyalarımızın başarısının ölçümünde Felis Ödülleri’ni özellikle dikkate alıyoruz. Yarışmanın 10 yıldır yaratıcılığın, medya planlama ve satın almanın, halkla ilişkiler faaliyetlerinin, doğrudan pazarlama aktivitelerinin, tasarımın ve ana mecralarda boy gösteren reklamların amacına ulaşmasındaki başarısını vurgulamak, gelişip ilerlemesine katkı sağlamak ve ödüllendirmekteki amacını çizgisini bozmadan prestijini daha da artırarak devam ettirdiğini düşünüyorum. Böylesine saygın bir yarışmanın jüri başkanlığını yürütmekten dolayı da kıvanç duyuyorum. Felis’in başarılarının devamını diliyorum.

Jüri Başkanı olarak size soralım: Ajanslar Felis’e neden katılmalı?

Yaratıcılığınıza güveniyor, doğru bir strateji ve güçlü kreatif fikirle markanızın iletişimini ileri götürdüğünüze inanıyorsanız sizi Felis’e bekliyoruz.