Emrah Akay’dan varoluşsal sorgulamalar: Neden varım?

Leo Burnett Kreatif Direktörü Emrah Akay, ‘Neden Varım’ adlı kitabıyla yazarlığa adım attı.

04.07.2014 - 13:40 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Emrah Akay'a göre 2015’in en iyileri
24
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Leo Burnett Kreatif Direktörü Emrah Akay, reklamcılıktan sonra yazarlığa geçiş yaptı. Akay yakında satışa sunulacak kitabında, reklamdan çok daha fazlasını, varoluş yasalarını bir reklamcının zihniyle ve diliyle sorguluyor. Ünlü kreatif yeni kitabını ve yazarlık yolculuğunu MediaCat’e anlattı.

Nereden çıktı kitap yazma fikri?
Ben bu kitabı yazmaya aslında 7-8 sene önce başladım. Fantastik bir öykünün, kutsal kitap benzeri bir formda, yani her cümle numaralandırılmış ve çok zor anlaşılır bir biçimde yazıldığını düşünün. Tabii ki öyle başlayan yazma maceram öyle bitmedi. Yaratıcı insanlar bazen öyle uçuk şeyler yapmaya kalkıyorlar, sonra içinizdeki ayakları yere basan adam çıkıyor ve “Aman kimsenin anlamayacağı bir şey yapma” diyor. Sonrasında formunu, kurgusu komple değiştirdim. Ama aslına bakarsanız içeriği ve mesajları ilk gün ne düşünüyorsam onunla aynı. Soruya dönecek olursam, sabun köpüğü gibi şişip patlayan bir şey değil, kalıcı bir eser bırakmak, ağacımın meyvesini vermek istedim, hepsi bu.

Neler anlattınız ‘Neden Varım’da?
‘Neden Varım’ı “derin düşünce kategorisinde bir eser” olarak tanımlamak lazım. Aslında herkesin cevabını bildiğini sandığı, çok basit bir soru bu. Ama kimsenin bildiği yok, kabul edelim. Buradan hareketle varoluşun yasaları ve sırları, bilincin evrimi gibi derin mevzulara girdim. Tabii bunu yaparken farklı bir terminoloji yarattığımı ve orijinal bir üslup yakaladığımı da düşünüyorum. Özetle kitapta “evrensel insan” ele alınıyor. Dolayısıyla bundan 200 sene sonra da okusanız geçerliliği olacak. Ama sonsuzluktan günümüze gelecek olursak, özellikle günümüz Türkiye’sinin bu kitaptaki felsefeye kulak vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Reklamcı olmak ‘Neden Varım’a bir cevap mı acaba?
Buna reklamcı değil de “insan gibi insan olmak” diyelim. Sonra her şey güzel olur.