Ekonomik kriz ilişkileri güçlendirdi

2010 Avrupa İletişim Takibi Araştırması sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 72'si ekonomik krizle beraber...

15.07.2010 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Grayling sponsorluğunda gerçekleştirilen 2010 Avrupa İletişim Takibi Araştırması (European Communication Monitor) sonuçları açıklandı: Katılımcıların yüzde 72’si ekonomik krizle beraber şirket içi iletişimin çok daha fazla önem kazandığını düşünüyor.

Avrupa Halka İlişkiler Eğitim ve Araştırma Derneği (EUPRERA) ve Avrupa İletişim Yöneticileri Derneği (EACD) yıllık Avrupa İletişim Takibi Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. “Communication Director” dergisi ortalığı ve medya takip şirketi Infopaq ile dünyanın en büyük ikinci bağımsız halkla ilişkiler danışmanlığı şirketi Grayling sponsorluklarıyla bu yıl 4.’sü düzenlenen araştırma; 46 ülkeden 1955 profesyonel katılımcı ile şimdiye kadar dünya çapında halka ilişkiler ve iletişim yönetimi alanında düzenlenen en kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyor. Araştırma; Alman Prof. Dr. Ansgar Zerfass liderliğinde,11 ülkenin çeşitli üniversitelerinden profesörlerin katılımıyla yürütüldü. Araştırma sonuçlarına aşağıdaki internet adresi üzerinden ücretsiz olarak ulaşmak mümkün. www.communicationmonitor.eu.

Bu araştırma 2010 yılının bahar aylarında toplanan verilerin bir takım emprik sosyal deney metodları ve istatistiksel hesaplamalar kullanılarak analiz edilmesi sonucu oluşturuldu. Araştırma iletişim yönetimindeki trendleri takip etmekle beraber, global durgunluğun ve medya krizinin iletişim departmanları ve ajanslar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Ayrıca temel stratejik konuları, uygulama alanlarını ve araçlarını da tanımlıyor. Araştırmada, güç ve mükemmelliğin etkenleri, sosyal medyanın etkileri, yönetim stilleri, iş memnuniyeti ve ücretler gibi konular da detaylarıyla tartışılıyor.

Araştırmada öne çıkan bazı bulgular ise şöyle:

– Ekonomik durgunluğun etkisi: Katılımcıların %72’si, ekonomik durgunluk sürecinde şirket içi iletişimin önem kazandığını bildirdi. Ancak, bunlardan sadece %22’sinin kaynaklarını güçlendirebildiği, %37’sinin ise kaybettiği belirlendi. Araştırma şunu kanıtlıyor ki; iletişim aktivitelerinin, temelde firmalar için imaj ve itibar yaratmak yerine onları iş süreçlerini kolaylaştırmaya kanalize etme odaklı olması, bütçe gelişimine olumlu etki ediyor.

– İş tatmini: Avrupa’daki iletişim profesyonellerinin %69’u genel anlamda işlerinden memnun ancak bu durum bölgeden bölgeye farklılıklar gösterebiliyor. Araştırmaya göre işinden en memnun olanların %75 ile Doğu Avrupalılar, en az memnun olanların ise %57 ile Güney Avrupalılar olduğu ortaya çıktı. Halkla ilişkiler sektörünün bol çeşitli görevler içermesi bakımından ilgi çekici bir sektör olduğu ancak iş güvenliği, ücretler ve kariyer fırsatları bakımından kısıtlı olduğu belirlendi.

– Yöneticilik stilleri: İletişim profesyonellerinin uyguladığı kapsamlı liderlik stilinin, etkileşimsel ve dönüşümsel liderlik stili uygulayacılarına göre daha etkili olduğu da edinilen bilgiler arasında. Kapsamlı liderlik stili; üst düzey yöneticilerin çalışanlarının ideallerini, vizyonlarını gözetmesi ve zorlukları tayin ederek grup içinde ortak karar alımını teşvik etmesi şeklinde yürütülmektedir.

– Mükemmelliğin göstergeleri: Katılımcılara göre; temel paydaşlarla iyi ilişkiler kurabilmek, insanları harekete geçirebilmek ve yönetim sürecine aktif olarak dahil olabilmek, başarılı bir iletişim departmanı çalışanının mutlaka sahip olması gereken 3 temel unsur.

– Disiplin ve kanalların gelişimi: Pazarlama ve marka iletişiminin takip ettiği kurumsal iletişim, hala en önemli uygulama alanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Online iletişim, internet üzerinden yürütülen medya ilişkileri ve sosyal medyanın önemi 2009’dan bu yana düzenli olarak artıyor ve bu alanların daha da büyümesi bekleniyor.

– Sosyal medya: Avrupalı uzmanların %45’i online toplulukların günümüzde halkla ilişkiler için çok önemli bir kanal olduğu düşünürken, aralarından %26’sı Twitter’ın, %17’si de bu konuda öne çıkan Wiki sitelerinin önemine inanıyor. Tahminlere göre gelecek, başta online video platformları olmak üzere her türlü sosyal medya platformu için çok parlak olacak. Bu bakış açısına karşın halihazırda çok az sayıda şirket bu alan için gerekli olan sosyal medya yönergesi gibi önkoşulları hayata geçirmiş durumda.

– Gelecek tahminlerinin güvenilirliği: Bu araştırma ile birlikte tarihte ilk defa, geçmiş yıllarda yapılmış anketlerin gelecek tahminlerini bu yılın sonuçları ile karşılaştırma amaçlı analizler yapmak mumkün oldu. Görünüşe bakılırsa iletişim profesyonelleri iletişim kanalları ve yöntemlerinin gelişimi konusunda abartılı tahminler yapma eğilimi gösteriyorlar. Örneğin; basılı mecralardaki gazetecilerle medya ilişkilerinin 2007 ve 2010 yılları arasında %9,5 azalması beklenirken, %5,2 oranında arttı. Bununla birlikte sosyal medyanın öneminin %41,4 artmasının beklenirken, sadece %15,2 oranında arttı. Buna rağmen daha esnek ve interaktif olan iletişim çevrelerine olan yönelim gözle görülür derecede önem kazandı.